Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/16720
2024/757
22 Ocak 2024
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2021/90 Değişik iş
SUÇ: İmar kirliliğine neden olma
KARAR: İtirazın reddi
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
İmar kirliliğine neden olma suçundan sanık ...'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü ve 62 nci maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2020 tarihli ve 2019/395 Esas, 2020/654 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.02.2021 tarihli ve 2021/90 Değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2023 gün ve 2023/116705 sayılı Tebliğname'si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
"Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15 487 Esas, 2018/151 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz veya istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddî boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede,
5237 sayılı Kanun'un 44. maddesinde yer alan, "İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır." şeklindeki düzenleme ile,
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 01.02.2016 tarihli ve 2015/33771 Esas, 2016/1444 Karar sayılı ilâmında yer alan, "... Sanığın aynı eylemi nedeniyle hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve imar kirliliğine neden olmak suçlarından iddianame düzenlendiğinin ve her iki suçtan da verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 44 üncü maddesi gereğince sadece 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan hüküm kurulup, imar kirliliğine neden olmak suçundan ise karar verilmemesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka uygun bulunmadığından,... Urla Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2011 tarih ve 2011/34 Esas, 2011/388 Karar sayılı kararının, CMK'nın 309 ncu maddesi uyarınca BOZULMASINA..." şeklindeki açıklamalar birlikte nazara alındığında,
Adı geçen sanığın ruhsat almaksızın kaçak inşaat yaparak inceleme konusu imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği gerekçesiyle İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2020 tarihli ve 2019/395 Esas, 2020/654 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyetine, 5271 sayılı Kanun'nun 231/5 nci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, anılan kararın mercii İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.02.2021 tarihli kararı ile kesinleştiği,
Sanığın ruhsat almaksızın yaptığı kaçak yapının sit alanı içerisinde bulunması sebebiyle inceleme dışı 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na muhalefet suçundan açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonunda, İzmir 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2022 tarihli ve 2022/559 Esas 2022/754 Karar sayılı kararı ile sanığın aynı fiili ile imar kirliliğine neden olma suçuna sebebiyet verdiği ve anılan suçtan daha önce verilen cezanın kesinleştiği, her iki eylemin aynı dosya üzerinden yapılacak yargılamada değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle sanığın imar kirliliğine neden olma suçu yönünden İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2020 tarihli ve 2019/395 Esas sayılı dosyasında verilen ve kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulmasına, anılan kararın bozulması sonrasında sanığın eylemleri sebebiyle 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesi gereğince yargılama yapılabilmesi için yargılamaya daha önce başlanılan İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinde birleştirme kararı verilmesine, kanun yararına bozma başvurusunun sonucu gelinceye kadar 5271 sayılı Kanun'nun 223/8 nci maddesi gereğince muhakemenin durmasına dair karar verildiği nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, sanığın ruhsat almaksızın kaçak yapı inşa etmesi sebebiyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 16.05.2019 tarihli ve 2019/25248 soruşturma, 2019/21312 Esas, 2019/16294 Karar sayılı iddianame ile imar kirliliğine neden olma suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonunda, sanığın mahkûmiyetine, 5271 sayılı Kanun'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmiş ise de, Mahkemesince mahallinde yapılan keşif sonucunda hazırlanan 14.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda ve dosya içerisinde yer alan Bayraklı Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün 11.02.2019 tarihli yazısında suça konu kaçak yapının bulunduğu taşınmazın arkeolojik sit alanında kaldığının belirtilmiş olduğu, keza bu hususun taşınmaza ilişkin tapu kaydının şerhler bölümünde de yazılı olduğu, dolayısıyla sanığın ruhsat almaksızın yapmış olduğu kaçak yapının aynı zamanda sit alanında bulunması karşısında, tek fiili ile hem imar kirliliğine neden olma suçu hem de 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na muhalefet suçunun oluşmasına sebebiyet verdiği gözetildiğinde, sanık hakkında 2863 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan birleştirme talepli kamu davası açılması sağlanarak dava dosyalarının birleştirilmesi ve sanığın hukuki durumunun 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesinde hüküm altına alınan fikri içtima kuralı gereğince değerlendirilmesi gerektiği cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
İnceleme konusu somut olayda; sanığın ruhsat almaksızın kaçak yapı inşa etmesi sebebiyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 16.05.2019 tarihli ve 2019/25248 soruşturma, 2019/21312 esas, 2019/16294 sayılı iddianame ile imar kirliliğine neden olma suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonunda, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmiş ise de, taşınmaza ilişkin tapu kaydının şerhler bölümünde, 14.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda ve 11.02.2019 tarihli Bayraklı Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün yazısında; suça konu kaçak yapının bulunduğu taşınmazın arkeolojik sit alanında kaldığının belirtilmesi karşısında, sanık hakkında 2863 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan birleştirme talepli kamu davası açılması sağlanarak dava dosyalarının birleştirilmesi ve sanığın hukuki durumunun 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralı gereğince değerlendirilmesi gerektiği nedeniyle itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 26.02.2021 tarihli 2021/90 D. İş numaralı kararıyla itirazın reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
-
İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.02.2021 tarihli ve 2021/90 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
-
Aynı Kanun maddesinin 4 (a) fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.01.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:28:58