Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/32997
2024/6177
8 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: *Ceza Dairesi *
SAYISI: 2019/214 E., 2020/5 K.
SUÇLAR: Tehdit, hakaret
HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesince verilen düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinin ilgili bölümünde yer verilen; “… ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, hakaret suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
- İstanbul Anadolu 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2017 tarihli ve 2017/168 Esas, 2017/470 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında,
a.Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile 62 nci, 53 üncü, 51 inci maddeleri uyarınca 2 ay 27 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve denetim süresinin 1 yıl olarak belirlenmesine,
b. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci, 53 üncü ve 51 inci maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve denetim süresinin 1yıl olarak belirlenmesine,
Karar verilmiştir.
- Karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi kararıyla İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanığın istinaf başvurusu üzerine mahkumiyet hükümleri kaldırılarak atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükümlerin düzeltilerek esastan reddine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; dosya kapsamından atılı suçu işlediği sabit olan sanık hakkında yerinde olmayan gerekçeyle beraat hükmü kurulduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın olay tarihinde kullandığı telefon hattı üzerinden bağlantı sağladığı whatshap isimli uygulamanın durum bölümünde katılanı kastederek ''24.11.2016'dan sonra yapacaklarımı bekle, sokağa bile çıkacak yüzün olmayacak, damgalı eşek gibi gezeceksin, fare tanımı yakıştı, insan ol diyeceğim ama olamayacağını biliyorum o yüzden sen insan taklidi yap, psikopat'' şeklinde paylaşımlar yaparak katılana karşı hakaret ve tehdit suçlarını işlediği kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın whatsapp profilinde farklı tarihlerde kullandığı "24.11.2016 dan sonra yapacaklarımı bekle, sokağa bile çıkacak yüzün olmayacak damgalı eşek gibi gezeceksin, fare tanımı yakıştı, insan ol diyeceğim ama olamayacağını biliyorum o yüzden sen insan takliti yap, pisikopat " şeklindeki ifadelerin yargılama konusu yapıldığı, hükmün gerekçesinde ise iddianamede belirtilmeyen paylaşımda kullanılan "s...p" ifadesi nedeniyle katılanın isminin ilk ve son harfinin "s, p" olduğundan bahisle ilgili sözlerinin muhatabının katılan olduğunun belirtilmesi nedeniyle mahkemece iddianamede belirtilmeyen sözlerden yola çıkılarak katılan ile bağlantı kurulmak suretiyle iddianame kapsamı dışında yargılama yapıldığı ve 24.11.2016 tarihine ilişkin sanığın savunması doğrultusunda dinlenen tanık M. S.'nin beyanı dikkate alındığında hakaret ve tehdit edilen kişinin katılan olduğu hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin bir delil bulunmadığından, sanığın hakaret ve tehdit suçundan mahkumiyetine ilişkin gerekçe ve hükümler kısımlarının karardan çıkarılarak yerine; "1.Sanığa yüklenen hakaret ve tehdit suçlarının sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 ikinci fıkrasının (e) bendi mi gereğince beraatine, 2. Yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına," ibareleri eklenmek suretiyle hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinin ilgili bölümünde yer verilen; “… ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi hâlinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate ya da herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir.
5237 sayılı Kanun'un 126 ncı maddesinde; “Hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, eğer niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa, hem ismi belirtilmiş ve hem de hakaret açıklanmış sayılır.” hükmü bulunmaktadır.
Somut olay bu açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; sanık savunması, katılan beyanı, tanık anlatımı, suça konu yazı içeriği ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; suça konu hakaret içerikli paylaşımının katılanın şahsına yönelik olduğuna dair her türlü şüpheden uzak, yeterli ve somut delilin dosya mevcut olmadığı gibi iddianame kapsamında belirtilmeyen eylemler dikkate alınarak katılanın isminin belirlenmesinin yerinde olmadığı anlaşıldığından sanık hakkında atılı suçtan beraat hükmü kurulmasında hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesin kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 45. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:53