Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/27458
2024/5380
25 Nisan 2024
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2016/18 E., 2016/387 K.
SUÇ: Hakaret
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun/(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile;
Sanığın hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın tüm aşamalardaki savunmalarında kendisinin herhangi bir kimseyi aşagılamadığını, ... sistemine sitemde bulunduğunu, dilekçeyi kendisini uyuşturucu madde ile yakalayan polislerin bazı konuşmaları nedeniyle yazdığını beyan ettiği, suça konu dilekçe incelendiğinde, sanığın kendisine ceza verilmesinden dolayı doğrudan yargılamayı yapan hâkime herhangi bir hakarette bulunmadığı, kendisini uyuşturucu madde suçundan yakalayan polislerin çifte standart uygulamalarına karşılık sitemini belirtmek amacıyla suça konu sözleri söylediği, açıklanan sebeplerle sanığın eyleminin hakaret suçunun unsurlarını taşımadığı bu nedenle karanın usul ve yasaya aykırı olup bozulması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde sanığın Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiği dilekçesinde, üç dört sene önce esrar maddesiyle yakalandığı, içici olduğu, denetimli serbestlik kararına uymaması nedeniyle ceza aldığı, "Beni bu yasa bu sistem yargılıyorsa ben bu sistemin a.ına koyayım" şeklinde aşağılayıcı ve küçültücü sözlere yer verdiği, böylece sanığın üzerine atılı hakaret suçunu işlediği iddiası ile açılan davada; sanığın tevil yollu ikrarı, CD inceleme tutanağı, suça konu belge, kolluk ifade tutanakları, sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı ile tüm dosya kapsamına göre; sanığın Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben, İstanbul 7. Sulh Ceza Mahkemesince kendisi hakkında kurulan 08.07.2013 tarih 2013/26 Esas ve 2013/639 Karar sayılı mahkûmiyet kararının infazı nedeniyle göndermiş olduğu yazı içeriğinde, anılan mahkûmiyet kararı ile ilgili yargılamayı yapan kamu görevlisine (mahkeme hâkimine) yönelik ve onu hedef alacak şekilde şeref ve saygınlığını rencide edecek biçimde hakaret ettiği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1.Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin ..., şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir.
Yargılamaya konu somut olayda; sanığın dilekçesinde "Beni bu yasa bu sistem yargılıyorsa ben bu sistemin a... koyayım" şeklindeki sözlerin kime söylendiğinin, 5237 sayılı Kanun'un 126 ncı maddesinde de belirtildiği üzere duraksamaya yol açmayacak bir şekilde İstanbul 7. Sulh Ceza Mahkemesi hâkiminin şahsına yönelik olduğunun anlaşılamaması karşısında, matufiyet şartının olayda gerçekleşmediği, bu itibarla, hakaret suçunun unsurlarının somut olayda oluşmadığı gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedenleriyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:17:00