Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/28965

Karar No

2024/4791

Karar Tarihi

16 Nisan 2024

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/756 E., 2016/217 K.

SUÇLAR: Kasten yaralama, hakaret

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı ve Ceza Genel Kurulunun 12/03/2013 gün ve 1515–202 ile 21/12/2010 gün ve 230–264 sayılı kararları başta olmak üzere birçok kararında açıkça vurgulandığı gibi, kesin nitelikteki hükümler ancak kesinlik sınırını aşar nitelikte yaptırım içermek şartıyla, suç vasfına yönelik ya da suç niteliği doğru belirlenmesine rağmen yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırı içinde kalan cezaların verildiği hükümlere karşı yapılan aleyhe başvuru üzerine temyiz denetimine konu olabilecektir.

Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, Yerel mahkemece sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 35 inci maddesi ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, doğrudan verilen 2.700,00 TL adli para cezası, karar tarihi de göz önünde bulundurulduğunda, 1412 sayılı Kanun'un, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yürürlükte bulunan 305 inci maddesi gereğince kesin nitelikte bulunmaktadır. Ancak Yerel Mahkemece kasten yaralama eyleminin, görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsuru olduğu gözetilmeyerek suç vasfında yanılgıya düşülmüştür. Bu nedenle kesin nitelikteki yaralama suçuna ilişkin hükmün temyiz incelemesine tabi olduğu kabul edildikten sonra yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında,

1.Kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 35 inci maddesi ile 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca neticeten 2.700,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına,

2.Hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca, 7.300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,

Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteğinin; atılı suçlamaları kabul etmediğine, tanık beyanlarının taraflı olduğuna, atılı suçları işlediğine dair dosya kapsamında somut delil bulunmadığına, üst sınırdan hükümlerin kurulduğuna, lehine olan hükümlerin hakkında uygulanmadığına, bu ve resen görülecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu anlaşılmıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Olay tarihinde, sanığın sevk ve idaresindeki otobüsle Atatürk Hava Limanında yolun ortasında yolcu indirmesi nedeniyle Atatürk Hava Limanı Trafik Büro Amirliğinde görevli şikayetçi polis memurunun aracın yanına giderek cezai işlem uygulayacağı esnada sanığın " Sen kimsin, ben sana ehliyet ruhsat vermem." şeklinde sözler söyleyip araç ile kaçmaya çalıştığı, şikayetçinin koşarak aracın önüne geçip durdurduğu, bu sefer sanığın yine "Sen kimsin, benim kim olduğumu biliyor musun?" şeklinde sözler söylediği ve temyiz dışı sanık ile sanığın şikayetçiye yumruk atmaya çalışması şeklinde gerçekleşen eylemleri nedeniyle sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından açılan davada, olay tutanağı, şikayetçinin aşamalardaki beyanları ile tanıklar ..., ... ile M.D.'nin beyanlarına, şikayetçi hakkında alınan 25.08.2015 tarihli basit tıbbi müdahale ile giderilebilir tespitine dair adli muayene raporuna ve 18.03.2016 tarihli CD çözümüne ilişkin bilirkişi raporuna göre sanığın şikayetçiye yönelik " O. Çocuğu vd." söylemesi nedeniyle atılı hakaret ve kasten yaralama suçlarını işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.

2.Sanığın atılı suçlamaları kabul etmediği anlaşılmıştır.

3.25.08.2015 tarihli olay tutanağı, tanıklar ..., ... ile ...'nin beyanları, 25.08.2015 tarihli adli muayene raporu ile 18.03.2016 tarihli CD çözümüne ilişkin bilirkişi raporu dosyada mevcuttur.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak,

1.Sanığın şikayetçi polis memuruna hitaben kasten yaralamaya teşebbüs niteliğindeki eyleminin şikayetçinin devam eden görevini yapmasını engellemek amacını taşıdığı ve 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek ve sanığa ek savunma hakkı verilmeden, iddianamede gösterilmeyen kasten yaralama suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,

2.5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince iddianamede gösterilen ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna aykırıdır.

Somut olayda, iddianamenin anlatım kısmında, sanığın şikayetçiye " Sen kimsin, benim kim olduğumu biliyor musun ben sana ehliyet ruhsat vermem." demek suretiyle hakaret suçunu işlediği iddiası ile dava açılmasına karşın, Mahkemece sanığın şikayetçiye " O.çocuğu vd" dediği kabul edilmekle "Fail ve Fiilde Bağlılık Kuralı"na aykırı uygulama yapılarak, iddianamede tanımlanmayan hakaret eyleminden karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı davranılması,

  1. 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesi gerektiğinden, yolcu otobüsünde gerçekleşen hakaret eyleminde, aleniyet unsurunun oluşup oluşmadığı tartışılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması,

4.Kabule göre de,

17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden,

Karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hükümler kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.04.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartemyizhukukîyaralamav.tevdiineolgularsüreçgerekçesebepleribozulmasınakastenhakaret

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:17:54

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim