Yargıtay 4. CD 2021/24870 E. 2024/4280 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/24870
2024/4280
2 Nisan 2024
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2016/267 E., 2016/472 K.
SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanunun 317 inci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında;
-
Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 51 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın ertelenmesine ve denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
-
Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci, 51 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın ertelenmesine ve denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
-
Sanığın temyiz isteğinin; atılı suçları işlediğine dair delil bulunmadığı ve vesaireye ilişkindir.
-
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; atılı suçları işlemediği, olay günü kardeşi hakkında şikayetçi olarak polis merkezinde ifade verdiği, daha sonra kendisinin araç ile götürülmesi konusunda polislerden istekte bulunduğu, şikayetçi polis memurlarının kabul etmemesi üzerine daha sonra 155'i arayarak kendisinin ismini verdiğini, şikayetçilere "Gününü görürsün, Ankara'yı ararsam şimdi görürsünüz, sizi sürdürürüm, siz kim olduğumu biliyor musunuz, seni sürdüreceğim." dediği sanığın bu eylemin polis memurlarının görevini engelleme niteliğinde olmadığı, tehdit suçunu oluşturabileceği, görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün bozulması gerektiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, olay günü kardeşi hakkında şikayetçi olarak polis merkezinde ifade verdiği, daha sonra kendisinin araç ile götürülmesi konusunda polislerden istekte bulunduğu, bunu kabul etmeyen polis merkezinde görevli olan şikayetçiler ve sanık arasında tartışma yaşandığı, bunun üzerine sanığın şikayetçilere "Gününü görürsün, Ankara'yı ararsam şimdi görürsünüz, sizi sürdürürüm, siz kim olduğumu biliyor musunuz, seni sürdüreceğim." ve şikayetçi ...'ye "Şerefsizlik yapma, terbiyesizlik yapma." dediği, eylemlerinin sanığın savunmaları, şikayetçilerin beyanları, tutanak ve tüm dosya kapsamı karşısında sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanığın ve O yer Cumhuriyet savcısının bozma sebebi dışındaki temyiz istekleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
-
5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında, somut olayda sanığın kendisini polis arabası ile evine bırakamayan şikayetçi polis memurlarına hitaben "Gününü görürsün, Ankara'yı ararsam şimdi görürsünüz, sizi sürdürürüm, siz kim olduğumu biliyor musunuz, seni sürdüreceğim." demek suretiyle tehdit yoluyla direndiği gerekçesiyle mahkumiyet kararı verilmiş ise de, somut olayda, sanığın polis memurlarının görev yerini değiştirme konusunda herhangi bir yetki ve gücü bulunmayıp, anılan sözlerin tartışmanın bütünü ve söylendiği bağlam içinde değerlendirildiğinde, görevi yaptırmamak suçunun tehdit unsurunu oluşturmadığı bu nedenle görevi yaptırmamak için direnme suçu oluşmadığı halde kanuni olmayan gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
-
Sanığın, hakaret eylemini polis merkezinin hangi bölümünde işlediği belirlenip sonucuna göre 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
-
Bozma ilamının bir ve iki nolu bentlerine uyulup sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmaması halinde ise;
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak,
5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan hükme bağlanmış ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla basit yargılama usulü yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu,
- Kabule göre de;
a. Sanığın direnme eylemini birden fazla görevliye karşı işlemesine karşın, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanmaması,
b. Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Nedeniyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanık ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanunun 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.04.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:18:35