Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/22297

Karar No

2024/3969

Karar Tarihi

26 Mart 2024

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/759 E., 2016/291 K.

SUÇ: Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi

HÜKÜM: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Yerel Mahkemenin 28.11.2012 tarihli ve 2012/79 Esas, 2012/996 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında, sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi suçundan, 5237 sayılı Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 118 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş,

  2. Küçükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/505 Esas, 2015/764 Karar sayılı kararıyla sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle ihbarda bulunulmuş,

  3. İhbar üzerine başlıkta yer alan kararla, sanık hakkında hükmolunan 10 ay hapis cezası 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddeleri uyarınca 6000,00 TL adli para cezasına çevrilerek hüküm açıklanmıştır.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafii 17.05.2016 ve 08.06.2016 tarihli temyiz dilekçelerinde belirttiği sebeplerle hükmün bozulması talebinde bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

Sanığın, ... Gıda İş Sendikası Merkez Disiplin Kurulu kararıyla sendikanın İstanbul 1 nolu şube başkanlığı görevinden uzaklaştırılmasına rağmen mülkiyeti sendikaya ait şubenin kilitlerini değiştirerek içeriye diğer sendika görevlilerini almadığı ve böylece üzerine atılı sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi suçunu işlediği Yerel Mahkemece; sanık savunması, katılan ve tanık anlatımları, Sendika Genel Merkezinin 14.12.2011 tarih ve 1364 sayılı yazısı, Disiplin Kurulunun 22.11.2011 tarihli ve 3 sayılı kararı, İstanbul 12. İş Mahkemesinin 2012/183 esas sayılı kararı, 30.12.2011 tarihli tutanak ile tüm dosya kapsamına göre mahkûmiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE

  1. 5237 sayılı Kanun'un 118 inci maddesinde,

“Bir kimseye karşı bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” denilmiştir.

Maddesinin gerekçesinde ise, “Birinci fıkrada, bir kimseye karşı cebir veya tehdit kullanılarak, bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya ya da sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlanması, suç oluşturmaktadır. Bu suçun tamamlanmış şekline göre cezaya hükmedilebilmesi için, cebir veya tehdide maruz kalan kişinin sendikaya üye olması veya olmaktan vazgeçmesi, sendikanın faaliyetlerine katılması veya katılmaktan vazgeçmesi ya da sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılması gerekmemektedir. Bu amaçlarla, kişiye karşı cebir veya tehdit kullanılması, söz konusu suç tamamlanmış gibi cezalandırılabilmek için yeterlidir. Bu bakımdan söz konusu suç, bir teşebbüs suçu niteliği taşımaktadır. Maddenin ikinci fıkrasında cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır. Bir sendikanın faaliyetlerinin cebir veya tehditle ya da hukuka aykırı başka bir davranışla engellenmiş olması hâlinde, suç tamamlanmış olur." ifadesine yer verilmiştir. Yine gerekçede, sendikanın faaliyetlerinin tüzüklerine ve mevzuatlarına uygun şekilde gerçekleştirdikleri her türlü çalışmaları kapsayacağı belirtilmiştir.

Söz konusu sendikanın 29 30.04.2023 tarihli ana tüzüğünün 4 üncü maddesinde yetki ve faaliyetleri; "

a) Toplu İş Sözleşmesi akdetmek,

b) Toplu İş Uyuşmazlığı çıkarmak,

c) Toplu İş uyuşmazlıklarında ilgili makama, ara bulucuya, hakem kurullarına, iş mahkemelerine ve diğer tüm yargı organlarına başvurmak, mütalaa vermek, talepte bulunmak,

ç) Çalışma hayatından, mevzuattan, toplu iş sözleşmesinden, örf ve adetlerden doğan hususlarda temsilen veya yazılı başvuruları üzerine, dağıtım, yayın veya adi şirket sözleşmeleri ile hizmet akdinden doğan hakları ve sigorta haklarında üyelerini mirasçılarını temsilen davaya ve bu nedenle açılan davadan ötürü husumete ehil olmak,

d) Greve karar vermek ve idare etmek,

e) Ulusal ve Uluslararası işçi teşekküllerine üye olmak, üyelikten ayrılmak, üyesi bulunduğu uluslararası işçi teşekküllerine delege, temsilci ve gözlemci göndermek,

f) Kanun ve uluslararası anlaşma hükümlerine göre toplanan kurullara temsilci göndermek,

g) 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 27. maddesi gereğince işyeri sendika temsilcilerini atamak ve görevden almak.

h) Faaliyette bulunduğu işkolu ve işyerlerinde çalışan işçileri sendika ilkeleri etrafında teşkilatlandırmak ve örgütlenme hakkının gelişmesi için çalışmalar yapmak, ihtiyaç halinde işçi yoğun bölgelerde örgütlenme ve sendika irtibat büroları açmak veya açılmış büroları gerektiğinde kapatmak,

i) Tüzel kişi olarak genel hükümlere göre sahip olduğu yetkileri kullanmak,

j) İş akitleri sendikal nedenle feshedilen ve işsizlik maaşı almaya hak kazanamayan işçilere sendikanın yapmış olduğu eylem, direniş ve örgütlenmeye yönelik eğitim çalışmalarına katılmaları şartıyla, işsizlik ödeneğini aşmamak ve miktarı ve süresi Yönetim Kurulunca belirlenen tutarda nakdi ve ayni destekte bulunmak,

k) Üyelerinin mesleki bilgi ve becerilerini geliştirmek için eğitici seminer, kurs, konferanslar düzenlemek; bu amaca uygun kültürel etkinlik ve organizasyonlar gerçekleştirmek; gerektiğinde işçilerin boş vakitlerini iyi geçirmesi için işçi kültür ve sanat evleri açmak ve benzeri katkılarda bulunmak .

l) Üyeleri için mesleki eğitim, bilgi ve tecrübe kazandırıcı eğitici çalışmalarda bulunmak,

m) Nakit mevcudunun yüzde kırkından fazla olmamak kaydıyla sanayi ve ticaret kuruluşlarına yatırım yapmak;

n) Toplumsal cinsiyet eşitliği ve çevre duyarlığının hayata geçirilmesi için gerekli faaliyetlerde bulunmak, Sendika faaliyetlerinden yararlandırmada üyeleri arasında eşitliğe uymak zorundadır." şeklinde tanımlanmıştır.

Somut olay kapsamında; sanığın, sendikanın İstanbul 1 nolu şube başkanlığı görevinden uzaklaştırılmasına rağmen mülkiyeti sendikaya ait şubenin kilitlerini değiştirerek içeriye diğer sendika görevlilerini almama şeklindeki eyleminin yukarıda tanımlanan sendikanın yetki ve faaliyetleri içerisine girmediği, kilidin değiştirilerek sendika görevlilerinin şubeye alınmamasının hangi sendikal faaliyetlerin gerçekleştirilmesini engellendiği, bu hususun sendika açısından nasıl bir önem arz ettiği, anılan faaliyetin gerçekleştirilememesi nedeniyle sendika ve üyelerinin nasıl etkilendikleri açıklanıp tartışılmadan, hatalı değerlendirme ve eksik incelemeyle hükümlülük kararı verilmesi,

  1. Kabule göre, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin 11 inci fıkrasına göre Mahkemece kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında, önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken yeniden değerlendirme sonucu hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi,

Nedenleriyle karar hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafi tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasının gözetilmesine,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.03.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hükmünkarartemyizhukukîtevdiinesüreçv.kullanılmasınınolgularsebeplerigerekçesendikalhaklarınengellenmesibozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:19:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim