Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/21191
2024/332
11 Ocak 2024
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/790 E., 2016/876 K.
SUÇ: Fuhuş
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında fuhuş suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 52 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hapis cezasının aynı Kanun'un 51 nci maddesi uyarınca ertelenmesine, 1 yıl 8 ay süre ile denetim altına alınmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararın bozulması gerektiğine, mağdurun arkadaşı olduğuna, evi birlikte kiraladıklarına, komisyon almadığına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Şüphelinin geçimini fuhuşla sağladığı, mağdurunda fuhuş eylemine aracılık ettiği, Ahlak Büro Amirliğine gelen ihbarda ...numaralı telefon aracılığıyla ''...'' takma adını kullanan kişinin fuhuş yaptığı ve yanında bulunan bayana da fuhuş yaptırdığının bildirilmesi üzerine kolluk görevlilerince söz konusu telefon numarası müşteri sıfatıyla arandığı, telefonu şüphelinin açtığı, ilişki karşılığı 60 TL olarak anlaşmaya varılarak şüpheli tarafından buluşma adresi bildirildiği, söz konusu adrese gidildiğinde, şüphelinin biraz önce evden çıktığı, gelen müşterilerle ilgilenmesi için ''...'' takma adlı mağdura yönlendirdiği, kolluk görevlilerince müşteri sıfatıyla eve girilerek fuhuş ücretinin mağdura verildiği, mağdurun fuhuş için hazırlandığı sırada kolluk görevlileri tarafından olaya el konulduğu, mağdurun kollukta alınan beyanında özetle: "Söz konusu evde 3 gündür kaldığını, şüphelinin evde olmadığı sırada kendisini arayarak müşterilerin eve geleceğini ve kendisinden ilgilenmesini istediğini, kendisinin de şüphelinin müşterileriyle birlikte olmayı kabul ettiğini" ifade ettiği, şüphelinin olay tarihinde kendisiyle birlikte rızaen fuhuş yapan mağdurun fuhuş eylemine aracılık etmek ve yer temini suretiyle atılı suçu işlediği iddiasıyla açılan davada, sanığın atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık savunması, tanık anlatımı, mağdur beyanı, olay,ihbar ve adli kolluk Cumhuriyet Savcısı görüşme tutanaklarından anlaşılacağı üzere sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesine yönelik, Mahkemenin delilleri takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden
Sanığa yükletilen fuhuş eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Mahkum olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca belirlenen denetim süresinin mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağının gözetilmeyerek hükümde iki ayrı denetim süresinin belirlenmesi ve mahkum olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan denetim süresinin belirlenmesine ilişkin paragrafta yer alan; “1 yıllık deneme süresine tabi tutulmasına” ibaresinin çıkarılması ve "5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen ve aynı maddenin üçüncü fıkrasındaki kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:30:37