Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/11723
2024/2574
28 Şubat 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2022/3525 E., 2023/391 K.
SUÇ: Fuhuş
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Kocaeli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.11.2016 tarih ve 2016/291 E. 2016/582 K. sayılı kararıyla, sanık hakkında fuhuş suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca iki kez 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
-
Sanığın denetim süresi içerisinde suç işlediğinin ihbarı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından dosya yeniden ele alınarak hükmün aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
-
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin 16.10.2018 tarih ve 2018/4117 E. 2018/2196 K. sayılı kararıyla; mahkumiyete dair gerekçe kısmı ile hüküm fıkraları çıkarılarak, yerine sanık ...'nün mağdurlar ... ve ...'ya yönelik fuhuşa teşvik veya aracılık suçundan iki kere cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de, dosya kapsamına göre, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca, sanığın yükletilen suçtan beraatine ibaresi eklenmek suretiyle, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir.
-
Dairemizin 26.05.2022 tarih ve 2021/33596 E. 2022/13431 K. sayılı ilamıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
-
Bozma üzerine, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin incelemeye konu kararıyla; sanık hakkında mağdurlar ... ve ...'ya yönelik fuhuş suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca iki kez 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteminin; sanığın aşamalarda üzerine atılı suçu işlemediğini beyan ettiği, mağdurlardan ...'nin Yargıtay bozma ilamı öncesi İlk Derece Mahkemesindeki beyanında kollukta verdiği ifadesinin doğru olmadığını sanığın fuhuş eylemine aracılık etmediğini söylemesine rağmen sanığın mahkumiyetine karar verildiği, diğer mağdur ...'nın da sanığın kendisine fuhuş konusunda aracılık etmediğini beyan ettiği, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğinin dosyaya yansıyan beyanlarla sabit olduğu, jandarma kolluk görevlilerinin hukuksuz işlem yaptıkları, mağdurlardan baskı yoluyla beyanlarının alındığı, mağdurların açık anlatımlarına itibar edilerek sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşulları oluştuğu halde uygulanmadığı, lehe hükümlerin uygulanmamasının bozmayı gerektirdiği, bu nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ...'nın mağdure ...'nin birden çok erkekle para karşılığı fuhuş yoluyla cinsel ilişkide bulunması için tanıştırıp aracılık ettiği, ancak, bu eylemlerden, tehdit kullandığının kesin olmadığı bu nedenle her ne kadar sanık hakkında mağdure....'ye yönelik eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması talep edilmiş ise de, sanık ...'nın mağdure ...'ye yönelik sabit olan eyleminde anılan Kanun maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı, sanık ...'nın mağdure ...'ya yönelik fuhuşa teşvik ve aracılık suçunun da sabit olup bu eylemi nedeniyle de 5237 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasının gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak sanığın iki kez mahkumiyeti yönünde hükümler kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İddianame ile haklarında kamu davaları açılan diğer sanıklar..... ve ...... hakkında kurulan hükümlerle ilgili temyiz incelemesi sonucu Yargıtay 18. Ceza Dairesince verilen 17.02.2016 tarih ve
2015/24006 Esas, 2016/2937 Karar sayılı ilamda belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin ikinci fıkrası, suç tarihi itibariyle 5271 sayılı Kanun'un 135 inci maddesindeki katalog suçlar arasında yer almadığından, iletişimin tespiti ile elde edilen görüşme dökümlerinin bu suç açısından hukuka uygun delil niteliği bulunmadığı, 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince bu delillere itibar edilemeyeceği ve hükme esas alınamayacağı, sanık ...'nın mağdurlar ... ve ...'ya yönelik fuhşa teşvik veya aracılık suçundan iki kere cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de, dosya kapsamına göre, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca sanığın yükletilen suçlardan ayrı ayrı beraatine ibaresi eklenmek suretiyle, hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Bozma İlamı
İncelemeye konu dosyada; temyiz dışı sanık....K. hakkında kurulan hükümler ile ilgili Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 17/02/2016 tarih, 2015/24006 Esas, 2016/2937 sayılı kararının bozmaya ilişkin bölümünün sanık ..... K.'nın mağdur ...'ya yönelik fuhuş suçundan kurulan hükmün temyiziyle sınırlı olduğu, aynı kararda sanık ..... K.'nın mağdurlar ...,...,...,...,...ve .....'a yönelik fuhuş suçlarından mahkumiyetine ilişkin kararlarının ise onandığı anlaşılmakla, anılan ilamda sanık ... hakkında mağdurlar ... ve ...'ya yönelik fuhuş eylemine yönelik herhangi bir değerlendirmenin bulunmadığı,
Bölge Adliye Mahkemesinde mağdurelerin, yargılama sürecinde, sanığın kendilerini fuhşa teşvik veya fuhuşlarına aracılık ettiğine dair herhangi bir beyanlarına rastlanılmadığı, tanıklar tarafından da iddianın doğrulamadığı belirtilmiş ise de, mağdur ...’nin aşamalardaki tutarlı anlatımlarında, erkeklerle para karşılığı cinsel ilişkiye girmek için kendisine sanık ...’nün diğer sanıkla birlikte erkek temin ettiklerini, bu kişilerle ilişkiye girdiğini söylemesi, mağdure ... (....) aşamalardaki beyanlarında sanık ...'nün evinde erkekler ile birlikte olmak için yer temin ettiğini bildiğini söylemesi, tanık İ.D.’nin anlatımında ...’yü ve temyiz dışı diğer sanığı tanıdığını, kadın satıcısı olduklarını bildiğini, bu şahıslarla para karşılığı kadın temini için kendisine ait telefonla defalarca ve yüzyüze görüşmeleri olduğunu söylemesi, tanık S.E.’nin anlatımında sanık ...’nün evinde ....’yi para karşılığı ilişkiye girmesi için imkan sağladığını söylemesi karşısında, mağdurların ve tanıkların beyanlarına neden itibar edilmediğinin açıklanması, suç tarihi dikkate alındığında, sanığa yükletilen fuhuş suçunun 5271 sayılı Kanun'un 135 inci maddesindeki katalog suçlar arasında yer almadığından iletişimin tespiti ile elde edilen görüşme dökümlerinin de bu suç açısından yasal delil niteliği bulunmadığı, bu delillere itibar edilemeyeceği hususu da dikkate alınarak, her bir mağdur yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılarak, hangi delile ne şekilde üstünlük tanındığının açıklanıp tartışılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle ve yerinde görülmeyen gerekçeyle beraat kararı verilmesi nedeniyle hükümler hukuka aykırı görülmüştür.
D. Bozma Üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesince bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ve mağdur ve tanık beyanları karşısında sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmeyerek sanığın, mağdurlar ... ve ...'ya yönelik aracılık yaptığı, mağdurların kendi rızaları ile para karşılığı erkeklerle cinsel ilişkiye girdikleri kabul olunarak sanığın, her bir mağdura yönelik eylemi nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığa yükletilen fuhuş eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Sanık hakkında toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair Bölge Adliye Mahkemesinin kabul ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında, sanığın denetimli serbestlik süresi içerisinde herhangi bir yükümlülüğe tabi tutulmadığının anlaşılması karşısında, koşulları oluşmadığından hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair bir değerlendirme yapılmamasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı belirlenerek yapılan incelemede sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:17