Yargıtay 4. CD 2021/21181 E. 2024/2379 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/21181

Karar No

2024/2379

Karar Tarihi

27 Şubat 2024

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2016/67 E., 2016/550 K.

SUÇ: Hakaret

HÜKÜM: Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında; hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

  1. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın söylediği sözlerin hakaret suçunu oluşturduğuna, kabule göre de 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi yerine aynı Kanun madde ve fıkrasının (e) bendinden hüküm kurulmasının hatalı olduğuna, hükmün bozulması gerektiğine yöneliktir.

  2. Katılan vekilinin temyiz isteği; eksik inceleme sonucu karar verildiğine, dosyada mevcut delillere göre sanığın cezalandırılması gerektiğine, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması gerektiğine yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR

Olay günü toplum sağlığı merkezine giden sanığın, sistemin çalışmadığının kendisine söylenmesi sonrası oradaki görevlilerle tartıştığı, burada görevli katılana yönelik olarak "Terbiyesizler, beni Urfa'nın cahil kadınlarından mı sandınız, kızım sen bunun Urfa'nın cahil kadınlarına yuttur, kı..a baka baka gidersin." sözleriyle hakaret ettiği iddia edilen olayda, sözlerin hakaret vasfında olmadığı gerekçesiyle Yerel Mahkemece beraat kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. O Yer Cumhuriyet Savcısı ve Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden

Sanığın, katılana söylediği kabul edilen sözün muhattabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığından beraat kararı verilmesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Sair Sebepler Yönünden

5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi yerine aynı kanun madde ve fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuş olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi ibaresi hükümden çıkartılarak yerine 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.02.2024 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Sanık ... hakkında katılan T.S.’ye yönelik 17/06/2014 tarihinde işlediği iddia olunan hakaret suçundan Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/03/2016 tarihli ve 2016/67 E. 2016/550 K. sayılı Kararıyla; atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.

Karara karşı katılan vekili ve O yer Cumhuriyet savcısı tarafından süresi içinde temyiz isteminde bulunulmuştur.

Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 27/02/2024 tarihli ve 2021/21181 Esas, 2024/2379 sayılı Kararıyla, sanık tarafından söylendiği kabul edilen “Terbiyesizler, beni Urfa’nın cahil kadınlarından mı sandınız, kızım sen bunu Urfa’nın cahil kadınlarına yuttur, kıçına baka baka gidersin.” şeklindeki sözlerinin katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici kaba ve nezaket dışı hitap tarzı olduğu gerekçesiyle eylemin Ceza Muhakemesi Kanununun 223/2 (a) maddesi kapsamında kaldığından bahisle “Düzeltilerek Onanmasına” oyçokluğuyla karar verilmiştir.

Eylemin sübutu konusunda bir ihtilaf bulunmamakta olup, sanık tarafından serdedilen sözlerin hakaret suçun teşkil edip etmediği noktasında sayın çoğunlukla ayrı düşünülmüştür.

Yüksek Dairenin gerek yukarıda belirtilen gerekse başka birçok kararında hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değerin, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerektiği; bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebileceği; kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerektiği ifade edilmektedir.

Bununla birlikte, ceza hukukunun, ferdin bir manevi varlığı olarak görerek himaye ettiği “şeref” kavramı, doktrinde “gayrimaddi veya moral varlıklar” kategorisinde değerlendirilmekte, böyle olunca insanın kendi şahsı varlığına karşı hisler (sübjektif şeref) ve diğer kimselerin nezdinde sahip olduğu şahsi kanaatler (objektif şeref, takdir, şöhret, itibar) olarak himaye edilmektedir. Bu kategorinin “şahsi varlıklar” olarak adlandırılmasının altında sadece kişiye ait psikolojik veya manevi durumlarından ibaret olması değil, “psikolojik ve moral şahsiyetin tezahürü ihtiyacında” birleşen tüm manevi ihtiyaçlarının tatmin edilmesi olduğu söylenmektedir. Ceza hukuku, sadece objektif anlamda “şerefi” değil, “şahsın kendi şerefine ilişkin saygı iradesini” de himaye etmektedir. Bir kimsenin kendisine duyduğu saygı yani “subjektif şeref” ve başkalarının kendisi hakkında beslediği kanaat, değerlendirme, toplum nezdindeki itibar yani “objektif şeref” korunmazsa, bu, kişiliğin korunması bakımından bir bütünün yarısını bir nevi dışlamak olur ki ceza hukukunun kişiliğin manevi bütünlüğünü bu alanın dışına çıkarması düşünülemez. (Selahattin Samet Bilge, “Hakaret ve Sövme Suçları” Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Anabilim Dalı, Basılmamış Doktora Tezi Ankara 2021, syf 48 50)

Bu açıklamalar çerçevesinde somut olayda, sanığın katılana yönelik sarf ettiği yukarıda belirtilen sözlerin bir bütün halinde söylendiği yer ve bağlamda tahkir edici olduğu tereddütsüzdür. Öte yandan bu tahkirin, rahatsız edici kaba ve nezaket ölçülerini aştığı ve hakaret suçunu oluşturduğu düşünülmektedir.

Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilememiştir.

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karardüzeltilerekhukukîtemyiztevdiinesüreçv.olgularonanmasınasebeplerigerekçehakaretbozulmasınakarşı

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:31

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim