Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/20330
2024/2220
22 Şubat 2024
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/761 E., 2016/357 K.
SUÇ: Hakaret
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında infaz koruma memurlarına yönelik hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü, 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile, duruşmada görevli hakime yönelik hakaret suçundan ise aynı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, her iki mahkumiyet yönünden 53 üncü ve 58 inci maddeler uyarınca hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteminin özetle; pişman olduğuna, çok fazla cezası olması nedeniyle gereğinin yapılmasına yönelik olduğu görülmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
Cezavinde hükümlü olan sanığın, daha önce hakkında düzenlenen tutanak üzerine açılan ceza davası kapsamında, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi ile alınan savunması esnasında, yargılamaya konu tutanağı düzenleyen birden fazla infaz koruma memuruna ve duruşmada görevli bulunan hakime hakaret sözleri söylemek suretiyle üzerine atılı hakaret suçlarını işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, aşağıdaki sebepler dışında başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
1.Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu'nun 2013/13 293 Esas, 2013/297 Karar sayılı ve 11.06.2013 tarihli kararında da kabul edildiği üzere 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası; "Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır" hükmünü içermekte olup, zincirleme suçtan farklı bir müessese olan ve aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilen bu durumda, fiil yani hareket tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Burada, hareket tek olduğu için, fail hakkında bir cezaya hükmolunacağı, ancak bu cezanın Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre artırılacağı öngörülmüştür. Ancak burada kastedilen, fiil ya da hareketin, doğal anlamda değil hukuki anlamda tekliğidir. Hakaret suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için hakaretin mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir. Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş veya davranışlarda bulunmuş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, sanığın savunması alınırken, önce infaz koruma memurlarına gıyaplarında akabinde duruşmada görevli hakime yüzüne karşı söylediği hakaret sözlerinin aynı olay bütünlüğü içerisinde, kısa zaman aralıkları ile söylendiğinin anlaşılması karşısında, sanığın hakaret eylemlerinin hukuken bir bütün halinde tek bir hakaret fiilini oluşturduğu anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen aynı nev’iden fikri içtima hükümleri uyarınca tek ceza verilip, bu cezanın aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca arttırılması gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde ayrı ayrı mahkûmiyet kararları verilmesi,
2.Sanığın infaz koruma memurlarına yönelik hakaret eyleminden kurulan hükümde, temel cezanın doğrudan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince belirlenmemesi,
3.Hakaret suçunun aleni ortam olan duruşma salonunda işlenmesine karşın, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmaması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:59