Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/17032

Karar No

2024/1988

Karar Tarihi

20 Şubat 2024

MAHKEMESİ: Sulh Ceza Hakimliği

SAYISI: 2023/1566 Değişik İş

SUÇ: İmar kirliliğine neden olma

İNCELEME KONUSU

KARAR: İtirazın reddi

KANUN YARARINA

BOZMA YOLUNA

BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

İmar kirliliğine neden olma suçundan şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine dair yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkeme kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarih ve KYB 2023/121401 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin;

5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,

Somut olayda, şüphelinin malik olarak bulunduğu binanın 3 ve 4 nolu bağımsız bölümlerinde onaylı mimarî projeye aykırı olarak imâlatlar yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği iddiası üzerine yapılan soruşturma sonunda, Erdek Cumhuriyet Başsavcılığınca imar kirliliği suçunun oluşabilmesi için yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapılması veya yaptırılması gerektiği, bahse konu taşınmazın üzerinde bulunan yapının bina vasfında bulunmadığı, yapı vasfında olması nedeniyle suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçeleriyle ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de,

Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 11/02/2020 tarihli ve 2019/4857 esas, 2020/4161 karar sayılı ilâmında yer alan, "...TCK'nın 184/1. maddesinde "yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran" kişilerin cezalandırılması öngörüşmüş olup, İmar Yasasının 5. maddesinde de bina kavramının "kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır." şeklinde açıklanıp, 25/05/2015 tarihli bilirkişi raporunda mevcut bodrum +3 katlı binanın üzerine sonradan inşa edilen çatı katının demir taşıyıcılı, üzeri çatı, teras üzerinden saçak yüksekliği 3,00 m. Mahya yüksekliği 4,40 m. Çatı ile teras arası bağımsız bölüm, dış duvar ve iç duvarları örülü, iç duvar yüzeyleri kaba sıvalı, wc'de alaturka hela taşlı monteli, balkon korkuluğu demir ferforje şekilde yapıldığının belirtilmesi ve dosya kapsamında yer alan binaya ilişkin resimlerin incelenmesinden imalatların bina vasfında olduğunun anlaşılması karşısında sanığın mahkumiyeti yerine, bilirkişi raporundaki yapılan imalatların "Yapı niteliğinde olup "Bina" niteliğini kazanmadığına ilişkin hatalı görüşe istinaden yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, ... HÜKMÜN BOZULMASINA..." şeklindeki ve,

Anılan Dairenin 03/06/2020 tarihli ve 2019/5706 esas, 2020/6414 karar sayılı ilâmında yer alan, "...TCK’nın 184/1. maddesinde "yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran" kişilerin cezalandırılması öngörülmüş olup, 3194 sayılı İmar Yasasının 5. maddesinde de bina kavramı "kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır." şeklinde açıklanmıştır. 14/02/2014 tarihli yapı tatil zaptı ve 14/07/2014 tarihli bilirkişi raporunda “çatı katındaki mevcut duvarlar üzerine 1,5 metre duvar örülmek suretiyle çatının daha da yükseltildiği, cephesine camlı doğramanın takıldığı.... zemin katta ise kalıcı nitelikte tuğla duvar örülmek suretiyle 3.36 m2 kalıcı nitelikte ilave kapalı alan oluşturulduğunun belirtilmesi karşısında, sanığın atılı suçtan mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi, ...HÜKMÜN BOZULMASINA..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,

Dosya kapsamına göre, Erdek Belediye Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğünün 16/11/2022 tarihli yapı tatil zabıtları ve 21/03/2023 tarihli bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere, adı geçen şüpheli tarafından, malik bulunduğu Balıkesir ili, Erdek ilçesi, Ocaklar mahallesi, Bakibeyatlı mevkii, 123 ada 5 parselde kain binanın 3 ve 4 numaralı bağımsız bölümleri üzerinde onaylı mimarî projeye aykırı olarak dubleks merdivenlerin kaldırılarak iki ayrı bağımsız bölüm oluşturulduğu, birinci kat ve çatı arasına ayrı ayrı iki adet kapı takıldığı, tabliye uzatılıp bazı hacimlere ilave edilmek suretiyle hacimlerin büyütüldüğü ve yapının çatısının yükseltildiğinin anlaşılması karşısında, söz konusu imâlatların bina vasfında olup atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğu ve şüphelinin eylemine ilişkin dellilerin takdir ve değerlendirmesinin mahkemesince incelenmesi gerektiği gözetilmeksizin, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

5271 sayılı Kanun'un 160 ıncı maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar." ikinci fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." 170 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler." 172 nci maddesinin birinci fıkrasında, “Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. hükümleri düzenlenmiştir.

Aynı Kanun'un 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonraki Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinde ise;

(3) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, O Yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.

(4) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” hükümleri yer almaktadır.

Soruşturma evresinin asıl yetkilisi olan Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez ceza yargılamasının temel amacı olan maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için soruşturmaya başlayacaktır.

Bir fiilin işlendiği haberinin alınması üzerine, suçu takibe yetkili makamlar tarafından derhal hazırlık soruşturmasına başlanmasını ifade eden ilkeye "araştırma mecburiyeti ilkesi"; hazırlık soruşturmasının neticesinde fiilin takibini gerektirecek hususlarda fiilin ve failin belli olması, yeterli emareler teşkil edecek vakıaların bulunması, başka bir ifade ile, şüphelerin ciddi olduğunun tespit edilmesi ve dava şartlarının gerçekleşmiş olması durumunda, yetkili makam tarafından kamu davasının açılmasını ifade eden ilkeye ise "kamu davasını açma mecburiyeti ilkesi" denilmektedir.

Diğer taraftan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 13 üncü maddesi uyarınca da, temel hak ve özgürlükleri ihlal edilen kimselere etkili bir başvuru yapma hakkı tanınması zorunlu olup, anılan hükmün uygulanmasına ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarında, (Örn: Vilko E. Finlandiya kararı 2007; Sürmeli Almanya kararı 2006) etkili başvuru yolunun hem teoride, hem pratikte erişilebilir, yeterli ve etkili olması gerektiği belirtilmektedir.

İnceleme konusu somut olayda; şüpheli hakkında şikayetçi kurumun imara aykırı yapı yaptığı iddiasıyla suç duyurusunda bulunduğu, bilirkişi raporunda yapılan imalatların bina vasfında olmadığının belirtilmesi nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, yapılan imalatların taşıyıcı unsuru etkileyen ve/veya inşaat alanını ve ruhsat eki projelerini değiştiren işlemler olup olmadığının belirlenmesi ve bu hususta bilirkişiden ek rapor alınması gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmektedir.

Bu nedenle itiraz merciince etkin soruşturma yapılmadığı dikkate alınarak, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

  1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin farklı gerekçeyle KABULÜNE,

  2. İmar kirliliğine neden olma suçundan şüpheli hakkındaki Bandırma Sulh Ceza Hakimliğinin 29.05.2023 tarihli ve 2023/1566 sayılı değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

  3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.02.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararyararınaitirazınkanunbozmahükmünolmatevdiinebozulmasına"istemkabulünekonusuyolunanedengerekçeincelemeimarreddikirliliğinebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:23:26

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim