Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2024/10198

Karar No

2024/17701

Karar Tarihi

24 Aralık 2024

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SUÇ: İmar kirliliğine neden olma

HÜKÜM: Düşme

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan ilk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince suça konu yere ilişkin yapı kayıt belgesi alındığı gerekçesiyle açılan kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan Kurum vekilinin temyiz isteğinin, hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın sit alanında imara aykırı inşaat yapmak suretiyle atılı suçu işlediğine, yeterli inceleme yapılmadan sadece yapı kayıt belgesine dayanılarak eksik inceleme ile hükmün verildiğine, sit alanlarında yapı kayıt belgesi alınmasının sanığın cezalandırılmasına engel olamayacağına, imar barışının tarihinin uzatıldığı bu nedenle öncelikle durma kararı verilmesi gerektiğine, bu nedenlerle hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, bozulması talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

III. GEREKÇE

7143 sayılı Kanun ile İmar Kanunu'na eklenen geçici 16/1. maddesi "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31.12.2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31.10.2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31.12.2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir." hükmünü içermektedir. Kanun'un madde gerekçesinde " İmar mevzuatına aykırı yapıların kayıt altına alınması ile dönüşüm projelerine finans sağlanarak dönüşümün daha hızlı ve etkin yapılması" amacı ifade edilmiştir. Düzenlemenin içeriği ve gerekçesi dikkate alındığında kentsel dönüşüm uygulamalarının finansal kaynağını yaratmak üzere, imar düzenine aykırı yapılar kayıt altına alınarak ve yapı sahiplerine kentsel dönüşüm uygulamasına kadar yapıyı geçici olarak kullanma imkanı sağlamak şeklinde sınırlı bir amaç güdüldüğü anlaşılmaktadır.

Yapı kayıt belgesine konu edilemeyecek taşınmazların neler olduğu geçici 16. maddede gösterilmiştir. Buna göre ;

"a 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda,

b 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda,

c Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılarda,

d Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılarda,

e 31.12.2017 tarihinden sonra yapılmış olan yapılarda" bu madde hükmü uygulanmayacaktır.

3194 sayılı İmar Kanunu’nun geçici 16. maddesinde, sit alanı, kıyı, orman ve mera gibi özel kanunlara tabi olan ve yapılaşmanın kesin olarak yasaklandığı alanlarda bulunan yapıların imar barışından faydalanamayacağına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak İmar Kanunu'nun " istisnalar" başlıklı 4. maddesi "2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, bu Kanun'un ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu ve 3030 sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun ile diğer özel kanunlar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanun'un özel kanunlara aykırı olmayan hükümleri uygulanır." hükmünü içermektedir. Buna göre özel yasalarla korunan alanlarda, İmar Kanunu hükümleri özel kanunlara aykırı değil ise uygulama alanı bulacaktır. Ayrıca Anayasa'nın "Tarih, Kültür ve Tabiat Varlıklarının Korunması" başlıklı 63., "Ormanların Korunması ve Geliştirilmesi" başlıklı 169., " Kıyılardan Yararlanma" başlıklı 43., "Tarım ve Hayvancılık ve Bu Üretim Dallarında Çalışanların Korunması" başlıklı 45. maddeleri, özel tahsis kararı olmadan imar barışı kapsamında yer almayan, kesin yapılaşma yasağı bulunan yerleri düzenlemektedir. 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 4. maddesine göre "Mera, yaylak ve kışlakların kullanma ... bir veya birden çok köy veya belediyeye aittir. Bu yerler Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Mera, yaylak ve kışlaklar; özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zaman aşımı uygulanamaz, sınırları daraltılamaz." 3621 sayıl Kıyı Kanunu'nun 5 inci ve 6 ncı maddelerinde "Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Kıyılar, herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır. Kıyı, herkesin eşitlik ve serbestlikle yararlanmasına açık olup, buralarda hiçbir yapı yapılamaz; duvar, çit, parmaklık, telörgü, hendek, kazık ve benzeri engeller oluşturulamaz. Kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir." biçiminde açıkça yapılaşma yasağına yer verilmiştir. Keza 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17. maddesi de "Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; otlatma planı yapılan alanlarda yıllık otlatma süresi dâhilinde hayvanların planlı otlatılmasını sağlayan, gecelemesini emniyet altına alan ve dağılmalarını engelleyen geçici çevirmeler şeklinde düzenlemeler dışında, her çeşit bina, ağıl ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması, tarla açılması, işlenmesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır." hükmüne yer vermiştir. Bunlar dışında sit alanları ve su havzaları gibi alanlarda da özel düzenlemeler ile mutlak yapılaşma yasağı getirilmiştir.

İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesinde yer verilen imar barışı düzenlemesinin, kentsel dönüşüm uygulamalarının finansal kaynağını yaratmak üzere, imar düzenine aykırı yapıları kayıt altına alarak ve yapı sahiplerine kentsel dönüşüm uygulamasına kadar yapıyı geçici olarak kullanma imkanı sağlamak şeklindeki sınırlı amacı, aynı Kanun'un 4. maddesindeki özel kanunlarda belirlenen yerlerde İmar Kanunu'nun sadece özel kanunlara aykırı olmayan hükümlerinin uygulanabileceğine ilişkin amir hüküm ile Anayasa ve özel yasalardaki düzenlemeler dikkate alındığında, yapılaşmanın kesin olarak yasaklandığı yerlerin imar barışı kapsamı dışında kaldığı, Anayasa ve özel düzenlemeler ile ayrıca koruma altına alındığı için geçici 16. maddenin dokuzuncu ve onbirinci fıkralarında yapı kayıt belgesi alınamayacak alanlar arasında sayılmadığı, bu amir hükümlere aykırı olarak verilen yapı kayıt belgelerinin, ruhsatsız yapıların kayıt altına alınmasını sağlamakla birlikte mutlak korunması gerekli alanlarda kalan inşai ve fiziki müdahaleleri hukuka uygun hale getirmeyeceği ayrıca Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Ankara Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu'nun 30.11.2021/53 Esas 2021/326 sayılı Kararı ile yapı kayıt belgesinin iptaline karar verildiğinin anlaşılması karşısında, davaya konu binanın yer aldığı parselin 3. derece doğal sit alanında kaldığının iddianamede belirtilmesi nedeniyle 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan da kamu davası açılmış sayılmasının gerekmesi karşısında, 2863 sayılı Kanun'un 65. maddesini ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 184/1. maddesini de ihlal etmiş olması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesinde tanımlanan fikri içtima kuralları da göz önünde bulundurulup, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Kurum vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.12.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

imarkararolmatemyizhukukînedenıv.tevdiinesüreçsebeplerigerekçekirliliğinebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:10:21

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim