Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2408
2024/17634
24 Aralık 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇ: Hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu kabul edilerek mahkumiyet kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; görevli kişilerin keyfi tutumları ve aşağılayıcı konuşmalarından ötürü kendisinin "Bunu yapamazsınız." demesi üzerine davanın açıldığına, suçsuz olduğuna, hükmün bozulması gerektiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Sanığın bozma sebepleri dışındaki temyiz isteği ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
-
Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Somut olay kapsamında, sanık tarafından söylenen ifadenin, katılanların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, kaba hitap tarzı niteliğinde sözler olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması,
-
Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uygulanırken mağdur sayısı dikkate alınıp artırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.12.2024 tarihinde karar verildi.
Karşı Oy
Sanık ... hakkında şikayetçi ... ve katılanlar ..., ..., ..., ... ve ...’a yönelik 02/05/2018 tarihinde işlediği hakaret suçundan Karacasu Asliye Ceza Mahkemesinin 18/09/2020 tarihli ve 2018/139 E. 2019/146 sayılı Kararıyla;
• Şikâyetçilerin kamu görevlisi olması sebebiyle 125/3 (a) maddesi gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
• Suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi sebebiyle Türk Ceza Kanununun 43/2 maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 43/1 maddesi gereğince 1/4 oranında artırım yapılarak 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
• Türk Ceza Kanununun 62.maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 1 yıl 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına,
• Türk Ceza Kanununun 53.maddesi gereğince hak yoksunluğuna,
•Türk Ceza Kanununun 51. maddesinin ve Ceza Muhakemesi Kanununun 231.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
•Türk Ceza Kanununun 58/6 maddesi gereğince cezanın mükerrirlere özgün infaz rejimine göre çektirilmesine,
• Yargılama giderlerine,
Hükmedilmiştir.
Kararın süresi içinde o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından süresinde istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin tarafından duruşma açılarak önceki hüküm kaldırılmış ve 08/06/2021 tarihli ve 2020/2870 Esas, 2021/1437 sayılı Kararıyla;
• Şikâyetçilerin kamu görevlisi olması sebebiyle 125/3 (a) maddesi gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
• Suçun aleni yerde işlenmesi sebebiyle Türk Ceza Kanununun 125/4 maddesi gereğince 1/6 oranında artırım yapılarak 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
• Suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi sebebiyle Türk Ceza Kanununun 43/2 maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 43/1 maddesi gereğince 1/4 oranında artırım yapılarak 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
• Türk Ceza Kanununun 62.maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına,
• Türk Ceza Kanununun 53.maddesi gereğince hak yoksunluğuna,
• Türk Ceza Kanununun 51. maddesinin ve Ceza Muhakemesi Kanununun 231.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
• Türk Ceza Kanununun 58/6 maddesi gereğince cezanın mükerrirlere özgün infaz rejimine göre çektirilmesine,
• Yargılama giderlerine,
Temyizi kabil olmak üzere hükmedilmiştir.
Yapılan temyiz inceleme neticesinde, 24/12/2024 tarihli ve 2022/2408 Esas, 2024/17634 sayılı Kararıyla; sanığın sarf ettiği sözün kaba hitap tarzı olduğu, kabule göre de Türk Ceza Kanununun 43/2 maddesi gereğince mağdur sayısı dikkate alınarak artırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak yapılması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Türk Ceza Kanununun 43/2 maddesi gereğince mağdur sayısı dikkate alınarak artırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak yapılması gerektiği düşüncesi yerinde bulunmakta ise de, sanığın sarf ettiği sözlerin kaba hitap tarzı olduğuna ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilememiştir.
Somut olayda, şikâyetçi ve katılanların sanığın işyerinde denetim yapmaları neticesinde tutanak düzenlemeleri esnasında cezaya bir itirazı varsa mahkemeye müracaat edebileceği yönündeki beyanları üzerine sanığın “it iti ısırmaz” şeklinde söz söylediği gerek ilk derece mahkemesince gerekse istinaf incelemesinde sabit görülmüş, temyiz incelemesinde de bu husus yerinde bulunmuştur.
Yüksek Dairemizin birçok kararında belirtildiği şekilde, hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.
Bu çerçevede sanığın şikâyetçi ve katılanlara yönelik sarf ettiği sözün hakaret olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
“İt iti ısırmaz” ile ilgili Türk Dil Kurumunun Atasözleri ve Deyimler Sözlüğünde (https://sozluk.gov.tr/) “aynı düşüncede ve aynı yapıda olan insanlar birbirlerine zarar vermezler, birbirlerini korurlar” şeklinde açıklamaya yer verilmiştir.
Türk Dil Kurumunun Güncel Türkçe Sözlüğünde (https://sozluk.gov.tr/) ise “it” ile ilgili olarak “Aşağılık niyetlerle yaltaklanan veya davranışları kötü olan kimse için kullanılan bir sövgü sözü” olduğu ve bir sövgü ifadesi olduğuna açıkça vurgu yapılmıştır
Malumları olduğu üzere, insanlar doğrudan ifade edemedikleri gerçekleri az ve öz sözle aktarmak için atasözleri ve deyimlere başvurmuşlar; benzetme, teşhis, cinas, aktarma gibi söz sanatlarını kullanarak dolaylı yoldan mesajlarını iletmişlerdir. Bu söz sanatlarını kullanırken hayvanlar, nesneler ve toplumun çok yakından tanıdığı kişiler sözün aktarılmasında aracı olmuşlardır. Türkçedeki atasözleri ve deyimlerde anlam aktarmada en çok yararlanılan unsurlardan biri hayvanlar olmuştur. Aslan, at gibi hayvanlar daha çok iyi özellikleri ile ön plana çıkarılırken, eşek, it/köpek gibi hayvanlar ise çeşitli yönleri ile kötülenen hayvanlar olmuştur. Bu hayvanlar içerisinde it/köpek ayrı bir yer tutar. “it” sözü de söz konusu atasözünde hayvandan insana aktarım yapılan bir mecaz olduğu belirtilmelidir. (... ..., “Atasözleri ve Deyimlere Göre Türkçedeki ‘İt ve Köpek’ Kavramları” Cappadocıa Journal Of Hıstory And Socıal Scıences (...), Mayıs 2020, syf 136)
Bir atasözünün salt bu vasfına dayanarak kullanılması halinde tahkir kastının olmadığından bahsetmek mümkün değildir. Söz konusu atasözünde yer alan “it” sözünün hayvanın olumsuz vasıflarını önceleyen ve Türk Dil Kurumu sözlüğünde yer alan bir sövgü sözü olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Dolayısıyla, sanığın şikâyetçi ve katılanlara yönelik sarf ettiği sözün açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte olduğunun kabulü gerekir.
Yukarıda arz ve izah edilen sebeple, sanık hakkında Türk Ceza Kanununun 43/2 maddesi gereğince mağdur sayısı dikkate alınarak artırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak yapılması gerektiği hususunun aleyhe temyiz olmadığından eleştirilmesi ile yetinilerek temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması gerektiği düşüncesiyle bozma düşüncesi içeren çoğunluk görüşüne iştirak edilememiştir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:10:21