Yargıtay 4. CD 2022/2487 E. 2024/16964 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2487
2024/16964
16 Aralık 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇ: Hakaret
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafii, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; tanıklar dışında sözün doğrulanmadığına, suçu işlediğine dair herhangi bir somut delil olmadığına, kararın gerekçesiz olduğuna yasal indirim sebeplerinin uygulanmadığına, kararın bozularak sanığın beraatine karar verilmesi talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi; yargılama aşamasında iddianamede bulunmayan "Sen g.tü b.klu uzman çavuşsun." şeklindeki sözleri söylediğini iddia eden tanık ...'ın beyanı esas alınarak hakaret suçundan da mahkumiyet hükmü kurulduğu, iddianamede hakaret suçunun sevk maddelerinin yazılmasının yeterli görülemeyeceği, bu haliyle sanık hakkında iddianamede belirtilen sözler göz önüne alınarak hakaret suçundan beraat hükmü kurulması gerekirken kurulan mahkumiyet hükmünün bozulması talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 16.04.2013 tarih, 2012/6 1307 esas, 2013/151 sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun'un 170, 225 inci maddelerindeki düzenlemelere göre, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna açıkça aykırılık oluşturacaktır. Öğretide “davasız yargılama olmaz” ve “yargılamanın sınırlılığı” olarak ifade edilen bu ilke uyarınca hâkim, ancak hakkında dava açılmış bir fiil ve kişi ile ilgili yargılama yapabilecek ve önüne getirilen somut uyuşmazlığı hukuki çözüme kavuşturacaktır.
Soruşturma aşamasında elde ettiği delillerden ulaştığı sonuca göre iddianameyi hazırlamakla görevli iddia makamı, düzenlenen iddianame ile 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasının sınırlarını belirlemektedir. Bu bakımdan iddianamede, yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıklanması zorunludur. Böylelikle sanık; iddianameden üzerine atılı suçun ne olduğunu hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde anlamalı, buna göre savunmasını yapabilmeli ve delillerini sunabilmelidir.
İnceleme konusu dosyada; iddianamede sanığın "Sen görürsün, sana yapacağımı bilirim, sen kim oluyorsun da kardeşimi muayene ettirmiyorsun." şeklindeki sözlerle hakaret ettiği belirtilerek sevk maddeleri düzenlenip kamu davasının açıldığı görülmekle, bu sözlerin hakaret suçunu oluşturmadığının anlaşılması karşısında, sanığın tanıkların beyanları esas alınarak hakaret suçundan hüküm kurulması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı davranılması, iddianamedeki sözleri yönünden ise hakaret suçunun unsurları itibari ile oluşmaması nedeniyle sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin (a) fıkrası uyarınca beraat hükmü kurulması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.12.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:10:33