Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/21889

Karar No

2024/1558

Karar Tarihi

12 Şubat 2024

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/118 E., 2016/372 K.

SUÇ: Hakaret

HÜKÜM: Mahkûmiyet

TEMYİZ EDENLER: Sanık ve müdafii

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) bendi ile 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve verilen cezanın 1 yıl denetim süresi ile ertelenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanığın Temyiz İsteği

Aynı eyleme ilişkin suç oluşmadığına dair karar verildiğine, suça konu dilekçenin hukuki bir mütala olduğuna, beraat etmesi gerektiğine vesaire ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği

Sanığın valilik makamına bulunduğu idari başvurular neticesinde herhangi bir sonuç alamadığına, bu sebeple valilik makamına istinaden suç duyurusunda bulunduğuna, valinin şahsını hedef almadığına, eyleminin anayasal hak arayışı içerisinde kaldığına, hakaret kastı taşımadığına, mağdurun duruşmaları takip etmediğine vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

İstanbul (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2009/1143 esas sayılı dosyasında iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçundan yürütülen yargılama neticesinde sanığın beraatine karar verildiği, sanık tarafından mahkemeye sunulan 21.03.2012 tarihli temyiz dilekçesinde "Bütün kanuni işlemlerde hakimler, savcılar, vali ..... G., Cumhurbaşkanı, meclisin tümü suçludan yana tavır koymuşlar, onlar adına Devlet imkanlarını suça alet etmişlerdir. Sınıfsal güç kullanmışlar, Anayasa'nın eşitlik ilkesini ortadan kaldırmışlar. Bana karşı sahte belgeler düzenlemişler, kanuni haklarımı yok saymışlardır." sözleriyle sanığın dilekçenin verildiği tarihte İstanbul valisi olarak görev yapan mağdura hakaret ettiği Mahkemece kabul edilmiştir.

IV. GEREKÇE

  1. 5237 sayılı Kanun'un 128 inci maddesinde düzenlenen ve Anayasa'nın 36 ncı maddesiyle de güvence altına alınan iddia ve savunma dokunulmazlığı; şahısların yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde, serbestçe ve hiçbir endişenin etkisi altında kalmaksızın haklarını özgürce iddia edebilmeleri veya kendilerini savunabilmeleri imkanının sağlanmasını ifade eder. Eğer böyle bir hak olmazsa, iddia ve savunma serbestçe yapılamayacak ve söylenmesi gereken, cezai yaptırıma maruz kalma korkusuyla ifade edilemeyeceğinden, yapılan yargılama sonucunda hedeflenen, “gerçeğe ulaşma” ve “adaletin gerçekleşmesi” de söz konusu olamayacaktır.

Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere; iddia ve savunma hakkının kullanılması bağlamında, kişiler açısından somut isnat ifade eder nitelikte maddi vakıaların ortaya konulması ya da kişilerle ilgili olumsuz değerlendirmelerde bulunulması mümkündür. Bu somut isnatlar veya olumsuz değerlendirmeler, iddia ve savunma hakkının kullanılmasıyla ilişkilendirilememesi durumunda, hakaret ve hatta iftira suçu oluşturur.

İddia ve savunma kapsamında, kişilerle ilgili olarak bulunulan somut isnatların yapılan olumsuz değerlendirmelerin uyuşmazlıkla ilişkili olması lazımdır ancak uyuşmazlığın çözümü açısından faydalı olması aranmamalıdır.

Maddi uyuşmazlıkla bağlantılı olmayan isnatlar gerçek olsa bile iddia ve savunma dokunulmazlığının varlığından bahsedilemez. Keza, somut vakıalara dayansa dahi uyuşmazlıkla alakası olmayan olumsuz değerlendirmeler açısından iddia ve savunma hakkının kullanılması söz konusu değildir.

Somut olayda; sanığın suça konu dilekçe içeriğindeki mağdura yönelik sözlerinin, 5237 sayılı Kanun'un 128 inci maddesinde düzenlenen iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kaldığı ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı düşünülmeden, yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkûmiyet kararı verilmesi,

  1. Kabule göre de;

i. 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde, “ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceği” şeklinde uyarı yapılması gerekirken, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde, “ertelenen cezasının tamamen infaz kurumunda çektirilmesine” karar verilmesi,

ii. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.02.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartemyizhukukîtevdiinev.süreçolgularsebeplerigerekçebozulmasınahakaret

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:24:51

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim