Yargıtay 4. CD 2023/16878 E. 2024/1514 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/16878

Karar No

2024/1514

Karar Tarihi

12 Şubat 2024

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/319 E., 2016/257 K.

SUÇ: Göçmen kaçakçılığı

HÜKÜM: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İTİRAZA KONU KARAR: Onama

İTİRAZ EDEN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 21.09.2022 tarihli ve 2021/22040 Esas, 2022/17587 sayılı Kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 15.12.2023 tarihli KD 2023/129216 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun'un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusunun,

Karar tarihinde başka suçtan Bakırköy Metris Cezaevinde tutuklu olarak bulunan ve duruşmalardan vareste tutulmak talebi de bulunmayan sanık ...'in duruşmaya getirtilmeyerek ya da SEGBİS vasıtasıyla beyanı alınmayarak yokluğunda karar verilip 5271 sayılı Kanun'un 196 ncı maddesine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanmasına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1 Sanık ...'in göçmen kaçakçılığı suçundan tutuklanma talebi ile sevk edildiği Sulh Ceza Hakimliği tarafından 22.08.2015 tarihinde tutuklanmasına karar verildiği,

2 Sanık hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 79/1 b, 79/1 son cümle, 54/1, 53/1 sevk maddeleri ile 25.08.2015 tarihli iddianame düzenlendiği,

3 11.09.2015 tarihli ilk duruşmada sanığın SEGBİS ile katıldığı duruşmada müdafii ile birlikte savunma yaptığı, savunmasında suçlamayı ikrar ettiği, aynı duruşmada tahliyesine karar verildiği,

4 16.11.2015 tarihli duruşmaya sanık müdafiinin katıldığı, yine 28.03.2016 tarihli duruşmaya sanık müdafiinin katılarak esas hakkında savunma yapması için gelecek celseye kadar süre verilmesine karar verildiği,

5 Sanığın 04.03.2016 tarihinde başka suçtan Bakırköy Metris Cezaevine girdiği, karar tarihinde de cezaevinde olduğu,

6 Sanık müdafiinin 04.04.2016 tarihli esas hakkındaki beyanlarını içerir dilekçede ve 06.05.2016 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesinde sanığın cezaevinde olduğuna ve savunma hakkının kısıtlandığına ilişkin bir beyanının veya talebinin olmadığı ayrıca sanığın tüm aşamalarda suçlamayı kabul ettiği anlaşılmıştır.

Ceza Genel Kurulu’nun 04.06.2013 tarihli ve 13/106 284 sayılı kararında da belirtildiği üzere;

"Sanık hazır olmaksızın duruşma yapılamayacağı kuralını düzenleyen 5271 sayılı CMK’nun “Sanığın duruşmada hazır bulunmaması” başlıklı 193. maddesinin birinci fıkrası, “Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz. Gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir” şeklinde olup, bu kuralın istisna halleri ise aynı maddenin 2. fıkrasında “Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir”,

  1. maddenin ikinci fıkrasında, “Sanık savuşur veya ara vermeyi izleyen oturuma gelmezse, önceden sorguya çekilmiş ve artık hazır bulunmasına mahkemece gerek görülmezse, dava yokluğunda bitirilebilir”,

  2. maddede “Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır”,

  3. maddenin birinci fıkrasında, “Sanığın yüzüne karşı suç ortaklarından birinin veya bir tanığın gerçeği söylemeyeceğinden endişe edilirse, mahkeme, sorgu ve dinleme sırasında o sanığın mahkeme salonundan çıkarılmasına karar verebilir”,

  4. maddesinde “Davranışları nedeniyle, hazır bulunmasının duruşmanın düzenli olarak yürütülmesini tehlikeye sokacağı anlaşıldığında sanık, duruşma salonundan çıkarılır. Mahkeme, sanığın duruşmada hazır bulunmasını dosyanın durumuna göre savunması bakımından zorunlu görmezse, oturumu yokluğunda sürdürür ve bitirir. Ancak, sanığın müdafii yoksa, mahkeme barodan bir müdafi görevlendirilmesini ister. Oturuma yeniden alınmasına karar verilen sanığa, yokluğunda yapılan işlemler açıklanır” şeklinde gösterilmiştir.

Uyuşmazlık konusunun çözümüne ışık tutacak olan “Sanığın duruşmadan bağışık tutulması” başlıklı 196. maddesi ise;

“(1) Mahkemece sorgusu yapılmış olan sanık veya bu hususta sanık tarafından yetkili kılındığı hâllerde müdafii isterse, mahkeme sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabilir.

(2) Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir. Sorgu için belirlenen gün, Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafiine bildirilir. Cumhuriyet savcısı ile müdafiin sorgu sırasında hazır bulunması zorunlu değildir. Sorgusundan önce sanığa, ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulur.

(3) Sorgu tutanağı duruşmada okunur.

(4) Yukarıdaki fıkralar içeriğine göre sanığın aynı anda görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle sorgusunun yapılabilmesi olanağının varlığı hâlinde bu yöntem uygulanarak sorgu yapılır.

(5) Hastalık veya disiplin önlemi ya da zorunlu diğer nedenlerle yargılamanın yapıldığı yargı çevresi dışındaki bir hastahane veya tutukevine nakledilmiş olan sanığın, sorgusu yapılmış olmak koşuluyla, hazır bulundurulmasına gerek görülmeyen oturumlar için getirilmemesine mahkemece karar verilebilir.

(6) Yurt dışında bulunan sanığın, belirlenen duruşma tarihinde hazır bulunmasının zorluğu halinde, bu tarihten önce duruşma açılarak veya istinabe suretiyle sorgusu yapılabilir” biçiminde düzenlenmiştir.

Maddenin birinci fıkrasında, mahkemece sorgusu yapılmış olmak şartıyla sanığın veya bu hususta sanık tarafından yetkili kılındığı hallerde müdafiinin istemi ile duruşmada hazır bulunmaktan vareste tutulabileceği kabul edilmiş,

Beşinci fıkrasında ise, hastalık veya disiplin önlemi ya da zorunlu diğer nedenlerle yargılamanın yapıldığı yargı çevresi dışındaki bir hastane veya tutukevine nakledilmiş olan sanığın sorgusu yapılmış olmak koşuluyla, hazır bulundurulmasına gerek görülmeyen oturumlar için getirilmemesine mahkemece karar verilebileceği düzenlenmiştir.

Her iki fıkrada da sanığın sorgusunun yapılmış olması hali bağışık tutulmanın şartı olarak belirtilmiştir. Buna göre, sorgusu yapılan sanığın, hastalık veya disiplin önlemi ya da zorunlu diğer nedenlerle yargılamanın yapıldığı yargı çevresi dışındaki bir hastaneye veya tutukevine nakledilmesi durumunda, yerel mahkemece duruşmada hazır bulundurulmasına gerek görülmeyen oturumlar için sanığın duruşmaya getirilmemesine karar verilebilir. Bu karar, duruşmada verilecek bir ara kararla açıklanabileceği gibi, duruşmaya gelmeyen veya getirilmeyen sanığın duruşmaya getirilmesini sağlayacak usul işlemlerinin yapılmaması veya sanığın bulunmadığı celsede duruşmaya devam edilmesi suretiyle örtülü olarak da verilebilir. Diğer bir anlatımla sorgusu daha önce yapılan tutuklu sanığın zorunlu nedenlerle yargı çevresi dışındaki bir cezaevine nakledilmesi durumunda, sanığın hazır bulunmadığı celsede duruşmaya devam edilmiş ise mahkemece sanığın duruşmada hazır bulundurulmasına gerek görülmediğine karar verildiğinin kabulü gerekmektedir.

Bununla birlikte mahkemece, sanığın duruşmada hazır bulundurulmasının gerekli görüldüğü her durumda bu karardan dönebilecek ve sanığın duruşmada hazır bulundurulmasına karar verilebilecektir." şeklinde vurgulanmış olup bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanığın sorgusunun usul kanununa uygun şekilde yapıldığı, yargılama sırasında tüm duruşmalara sanık müdafiinin katıldığı, 04.03.2016 tarihinde başka suçtan yargı çevresi dışında bulunan Bakırköy Metris Cezaevine girdiği, karar duruşması olan 04.04.2016 tarihli duruşmaya sanık müdafiinin katıldığı, Bakırköy Metris Cezaevinde başka suçtan tutuklu bulunan sanığın duruşmaya getirilmediği, sanık müdafiinin sanığın duruşmaya getirilmesi yönünde bir talebinin olmadığı, mahkemece de sanığın duruşmada hazır bulunmasına gerek görülmeyerek duruşmaya devam edildiği, sanık müdafiinin esasa ilişkin savunmasını hem yazılı hem sözlü olarak yaptığı, böylece sorgusu yapılan sanığa yargılama boyunca müdafii vasıtasıyla yeterince savunma imkanı tanınarak sanığın dezavantajlı duruma düşürülmediği, bu uygulamanın 5271 sayılı Kanun'un 196 ncı maddesine aykırılık teşkil etmediği gibi, savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde de olmadığı anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

III. KARAR

  1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE,

  2. 5271 sayılı Kanun'un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay (4). Ceza Dairesinin, 21.09.2022 tarihli ve 2021/22040 Esas, 2022/17587 Karar sayılı onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.02.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararitirazınıntevdiinegöçmensegbisgerekçemahkûmiyetitirazsebeplerireddinekaçakçılığı

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:24:51

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim