Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/17003
2024/1480
8 Şubat 2024
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/181 E., 2016/90 K.
SUÇLAR: Kasten yaralama, mala zarar verme, hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, düzeltilerek onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık ...'ın, görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 ile 62 nci maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı sanığın hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 ile 62 nci maddeleri uyarınca 8.840,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilirken, sanıklar ... ile ... hakkında kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından kanun maddesi belirtilmeden beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan sanık müdafiinin temyiz istemi, sanıklar ... ile ... hakkındaki kararların bozulmasına, olayda hakaret söyleminin olmadığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmadığına, lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiği ile atılı suçların işlendiğine dair yeterli delil bulunmadığı halde mahkumiyet kararı verildiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Uygulama noktasında polisler tarafından durdurulan sanık ... hakkında aracındaki cam filmi nedeniyle cezai işlem uygulanmak istendiği sırada sanığın, polis memurlarına "Size ne lan, sizin hesabınızı göreceğim" biçimindeki sözleri söylemesinden sonra aracından aldığı plastik jop ile dışarı çıkıp katılan polis memuru ...'e saldırarak aracının fotoğrafının çekilmesine karşı çıkması, aracını polislerin üzerine sürmesi, olay yerinde bulunan sanıklar ... ile ...'ın, katılan sanığı darp edip aracına tekme atarak zarar verdikleri iddiasıyla açılan davada Mahkeme, sanık ...'ın, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından cezalandırılmasına karar verirken, sanıklar ... ile ... hakkında kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarının yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle her iki suçtan ayrı ayrı beraat kararı vermiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar ... ile ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
1.Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile 151 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
- 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 11.06.2015 tarihli sanıkların savunmaları olduğu, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Sanık ... Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Polis memurlarının olay tutanağı ile uyumlu beyanları, sanıklar ... ile ...'ın, sanık ile polis memurlarının tartıştıkları, sanığın aracından elindeki cop ile inip polislerin üzerine yürüdüğü yönündeki beyanları, tanık İ. G.'nin soruşturma aşamasında verdiği ifadesinde, polis memurlarını tehdit eden sanığın aracı onların üzerine sürerek olay yerinden uzaklaştığı yönündeki anlatımı, sanığın cezai ehliyetinin tam olduğuna dair 13.01.2016 tarihli rapor, adli sicil kaydı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, tehdit içerikli sözleri, aracından aldığı cop ile polis memurunun üzerine yürümesi ve aracını polis memurlarının üzerine sürerek olay yerinden uzaklaşması biçimindeki eylemleri ile polis memurlarının görevlerini yerine getirmesini engellediği anlaşılan sanığın cezalandırılmasına yönelik Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiş, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanması, lehine olabilecek diğer hükümlerin uygulanmama gerekçelerinin kararda gösterilmesi ve bu gerekçelerin yerinde görülmesi, sanık açısından haksız tahrik teşkil edebilecek bir durumun dosya kapsamında tespit edilmemesi ve eylemleri ile birden fazla görevliye karşı direndiğinin anlaşılmış olması karşısında, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerine de itibar edilmemiştir.
2.Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın direnme eylemini silahtan sayılan cop ve araçla gerçekleştirmiş olması nedeniyle cezasında 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. Sanık ... Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Sanığın, polis memurlarına yönelik sarf ettiği iddianameye konu edilen kaba hitap tarzı niteliğindeki sözünün, muhataplarının onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi,
Nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanıklar ... ile ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanık ... Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık ... Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:25:06