Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/39121
2024/13299
23 Ekim 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇ: Hakaret
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafii, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
İlk Derece Mahkemesince sanığın hakaret suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
-
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararıyla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizinin; hükmün usul ve Kanun'a aykırı olduğu, katılanın olaya ilişkin anlatımı ile tanık beyanının çelişki içerdiği, sanığın hastalığı nedeniyle tartışma yaşanmış ise de sanığın hakaret suçunu işlemediği, tanığın olay yerinde olup olmadığı tespit edilmeden karar verildiği, bu nedenlerle ve re'sen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirtilmiştir.
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyizinin; olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, Mahkemece dinlenilen tanığın olay yerinde olup olmadığı hususunda katılan ile tanık
beyanı arasında çelişki giderilmeden karar verilmesi, sözlerin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi nedenleriyle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler de yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Katılanın beyanında, olay sırasında sanık ve kendisi dışında kimsenin olmadığını, güvenlik görevlilerinin sonradan geldiğini söylediği halde, beyanı hükme esas alınan tanık E.Ç.'nin olay sırasında odaya girdiğini ve sanığın hakaret ettiğini duyduğunu beyan ettiği, bu şekilde tanığın olay yerinde olup olmadığı konusunda çelişki oluştuğu anlaşılmakla, mevcut çelişkinin giderilmeye çalışılması, giderilemediği takdirde yöntemince irdelenip tartışılması, gerekçeli kararda hangi tanığın anlatımına hangi gerekçe ile üstünlük tanındığı açıklanarak ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2 (a) maddesi uyarınca Beykoz 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.10.2024 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık sanığın sarf ettiği sözlerin hakaret suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkindir.
Ceza Genel Kurulunun 14.10.2008 gün ve 170 220 sayılı kararında da belirtildiği üzere; hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Somut bir fiil ya da olgu isnat etmek veya sövmek şeklindeki seçimlik hareketlerden biri ile gerçekleştirilen eylem, bireyin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte ise hakaret suçu oluşacaktır.
Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşlara yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.
Somut olayımızda, sanığın olay tarihinde muayene olmak için ... Devlet Hastahanesine geldiği, doktorunun ameliyatta olması nedeniyle muayene olamadığı su sırada hasta hakları biriminde görevli katılan ile tartışma yaşandığı ve bu tartışma sırasında sanığın katılana hitaben “sen ne boka yarıyorsun” diyerek hakaret ettiği iddiasıyla açılan dava sonucunda sanığın mahkumiyetine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince mahkumiyet kararı onanmış, Dairemiz çoğunluğunca tanık beyanları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerekçesiyle bozma kararı verilmiş ise de; sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne farklı gerekçeyle katılmakla birlikte, sanığın söylediği kabul edilen sözler katılanın onur ve saygınlığını incitecek bir sövme veya somut fiil isnadı değildir. Suçun maddi unsuru oluşmamıştır. Sanığın katılana sarf etmiş olduğu söz rahatsız edici ve kaba ifade niteliğinde olması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı ve bu nedenle yerel mahkeme kararının suçun sübuta ermemesi nedeniyle bozulması kanaatinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun farklı gerekçeyle verdiği bozma kararına katılmıyoruz. 23.10.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:12:43