Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2024/1552

Karar No

2024/13219

Karar Tarihi

23 Ekim 2024

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme

HÜKÜM: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yerel Mahkemece, sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz istemi, zabıta memurlarının kendisini tahrik ettiğine, davanın zamanaşımı süresinin dolduğuna, açıklanan ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğine vesaire ilişkindir.

III. GEREKÇE

Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,

Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmış,

Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, bozma öncesi verilen ilk mahkumiyet hükmünde, sanık hakkında verilen hapis cezasının ertelenmesi ve bu hükmün yalnızca sanık tarafından temyiz edilmiş olması karşısında; bozma sonrası verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra deneme süresi içinde yeniden suç işleyen sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanırken ertelemenin kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeyerek verilen hapis cezasının ertelenmemesi suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesine aykırı davranılması,

dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasına “sanık hakkındaki hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1 yıl denetim süresi belirlenmesine, altıncı fıkrası uyarınca taktiren sanığın kişiliği ve sosyal durumu göz önüne alınarak denetim süresi içinde sanığa yükümlülük yüklenmesine yer olmadığına, yedinci fıkrası uyarınca sanığa denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi hâlinde; ertelenen hapis cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceği, denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde ise cezasının infaz edilmiş sayılacağı hususunun ihtarına” ibarelerinin eklenmesi suretiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.10.2024 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Dosya kapsamına göre özetle, yerel Mahkemece yapılan yargılama sonucu görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği kabul edilen sanığın 07.10.2009 tarih ve 766 770 sayılı kararı ile TCK'nın 265/1, 265/3, 62 ve 51 .maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına tayin edilen hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, sanığın temyizi üzerine bozulmasının ardından TCK'nın 265/1, 43, 29 ve 62.maddelerine göre 1 ay 10 gün (3 ay 10 gün yerine hesap hatası sonucu eksik) hapis cezası verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, deneme süresi içerisinde suç işlenmesi nedeniyle hükmün açıklandığı, sanığın süresinde temyizi nedeniyle yapılan inceleme yapan Dairemizce "Bozma öncesi verilen ilk mahkumiyet hükmünde, sanık hakkında verilen hapis cezasının ertelenmesi ve bu hükmün yalnızca sanık tarafından temyiz edilmiş olması karşısında; bozma sonrası verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra deneme süresi içinde yeniden suç işleyen sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanırken ertelemenin kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeyerek verilen hapis cezasının ertelenmemesi suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesine aykırı davranılması," şeklindeki gerekçeyle hükmün bozulmasına ve ardından bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasına “sanık hakkındaki hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1 yıl denetim süresi belirlenmesine, altıncı fıkrası uyarınca taktiren sanığın kişiliği ve sosyal durumu göz önüne alınarak denetim süresi içinde sanığa yükümlülük yüklenmesine yer olmadığına, yedinci fıkrası uyarınca sanığa denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi hâlinde; ertelenen hapis cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceği, denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde ise cezasının infaz edilmiş sayılacağı hususunun ihtarına” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Kanaatimizce bu uygulama 1412 sayılı Kanun'un 326/son ve CMK'nın 231/7. maddelerine aykırıdır. Şöyle ki;

1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291 inci maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz.", 5271 sayılı CMK'nın "Davaya yeniden bakacak mahkemenin işlemleri" başlıklı 307/5 maddesi ise Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262 nci maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." hükümlerini içermektedir. Öğreti ve yargısal kararlarda "Lehe kanunyolu davası üzerine aleyhe değiştirmeme mecburiyeti" olarak tanımlanan bu kural sadece sonuç ceza bakımındadır. Lehe kanunyolu davası üzerine hükmün bozulmasından sonra yargılama yapan mahkemece, seçenek yaptırımlar dahil ilgili tüm hükümler olaya uygulandıktan sonra, her iki kararda en sonunda verilen sonuç cezalar karşılaştırılacak, yenisi eskisinden ağır olmayacak, ağır ise eski netice ceza aynen verilecektir. Buna göre somut olayımızda ilk hükümde verilen erteli 6 ay 20 gün hapis cezasının mı, yoksa erteli olmayan 1 ay 10 hapis cezasının mı ağır olduğunun değerlendirmesi yapılarak, CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca hafif olanın infazına karar verilmesi gerekmektedir. Anılan usul hükmü her iki karardaki lehe uygulamaları alıp karma ve daha lehe bir ceza oluşturma imkanı vermemektedir. Dairenin düzeltilerek onama kararıyla, önceki hükümdeki erteleme, yeni hükümdeki lehe sonuç ceza olan 1 ay 10 hapis cezası alınarak, her iki mahkumiyet hükmünün neticesinde bulunmayan karma ve yeni 1 ay 10 günlük erteli hapis cezası oluşturulmuştur. Bu uygulama açıkça 1412 sayılı Yasa'nın 326/son ve 5271 sayılı Yasa'nın 307/5.maddelerinin emredici hükümlerine aykırıdır.

Öte yandan CMK’nun 231/7. maddesi; “Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez” şeklinde düzenlenmiş olup, açıklanması geri bırakılan hükümde yer alan hapis cezasının ertelenemeyeceği ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırıma çevrilemeyeceği belirtilmiştir. Bu hükme göre aynı olayda sanığın hem erteleme, hem de hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumlarından yararlandırılması olanaklı değildir. Kanun koyucu, kişi hakkında kurulan hükmün hukuki sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile belirli şartların gerçekleşmesi halinde kişilerin işledikleri bir takım suçlardan dolayı adli yönden lekelenmemeleri için bir fırsat tanımak istemiştir. Bu yönü itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının ertelemeye göre sanık lehine olduğu konusunda tereddüt bulunmamaktadır. Sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini müteakip tekrar suç işlediği halde düzeltilerek onama kararına bağlı olarak erteleme kurumundan da yararlandırılmış olmaktadır. Bu uygulama CMK'nın 231/7. maddesinin lafzına ve özüne aykırıdır.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı verilen düzeltilerek onama kararının 1412 sayılı Kanun'un 326/son ve 5271 sayılı Kanun'un 231/7. maddelerine aykırı olduğu kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun düzeltilerek onama düşüncesine iştirak etmek mümkün olmamıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

yaptırmamakhükmünkarardüzeltilerektemyizıv.hukukîdirenmetevdiinesüreçonanmasınasebeplerigerekçeiçinbozulmasınagörevikarşı

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:12:43

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim