Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/33630
2023/3793
15 Şubat 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2015 tarihli ve 2015/239 Esas, 2015/568 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
Tebliğname'de, hakaret suçundan kurulan beraat hükmün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteğinin, suçun yasal unsurlarının oluştuğuna ve sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Sanığın kanser hastası olduğu ve reiki denilen yöntem ile enerji vermek suretiyle terapi uygulayan katılandan terapi aldığı, katılanın sanıktan para istemeye devam etmesi ve sanığın terapiden fayda görmemesi üzerine ... isimli sosyal paylaşım sitesindeki kişisel sayfasında "Eğer ...'da oturup ... adlı şahsı tanıyor iseniz, kendisi tam bir dolandırıcıdır. UZAK DURUNUZ. Davamı sonuna kadar sürdüreceğim. Sizinle ya da herhangi yakınınızla irtibatı var ise, lütfen özelden yazın. Dolandırıcılığına göz yummayalım." yazarak katılana hakaret ettiğinden bahisle açılan davaya ilişkin Mahkemece "Suçun oluşumu için mağduru muhattap alma unsurunun gerçekleşmesi gerektiği, katılanın sanığın yazdığı yazıları okuyabilecek şekilde bir arkadaşlığının bulunmadığı olayda ortak arkadaşları vasıtasıyla haberdar olduğu bu itibarla suçun unsurlarının oluşmadığı." şeklindeki gerekçeyle beraat kararı verilmiştir.
-
Sanık aşamalarda, katılan ile tanık ... vasıtasıyla tanıştığını ve katılanı ... olarak tanıdığını, kanser hastası olması nedeniyle çare olabileceği düşüncesiyle katılandan terapi aldığını, başlangıçta konuştukları ücretten fazla para verdiğini, tekrar kendisinden para istediğini ancak söylediği gibi işini yapmadığını ve katılanı aradığında ulaşamaması üzerine dolandırıldığını düşünerek davaya konu edilen ifadeleri ... hesabında etrafındakileri bilgilendirmek amacıyla yazıp paylaştığını belirtmiştir.
-
Katılan anlatımlarında, insanlara enerji verdiğini, sadece yakınlarına uyguladığını ve ücret almadığını, sanık ile tanık ... vasitasıyla tanıştığını, ağır hasta olması nedeniyle enerji vermesi hususundaki teklifi kabul ettiğini ancak para almadığını, sanığın kendisi hakkında ...ta yazı paylaştığını tanık ...'den öğrendiğini, boşanmadan önceki soyadının ... olduğunu ve herkesin kendisini ... olarak bilip tanıdığını ifade etmiştir.
-
Tanık ... beyanında "Sanıkla katılanı sanığın rahatsızlığı nedeniyle ben tanıştırdım, ancak kendisi daha sonra bana ... benden para aldı enerji vermedi şeklinde söylemde bulundu ben ...'in bu şekilde para almayacağını kendisine söyledim, daha sonrada ... adresine ... hakkında dolandırıcı olduğuna dair bir yazı paylaştığını gördüm bunu da ...'a haber verdim." şeklinde anlatımda bulunmuştur.
-
Tanık ...'nin ifadesinde "...Kızım ...'e biyoenerji ile tedavi yapacığından dolayı para vermişti, ancak ... para almasına rağmen gelmedi. ... da kendisini arayarak gelmeyeceksen paramı ver dedi, o da gelmeyeceğini hem de parayı vermeyeceğini söyledi." dediği anlaşılmııştır.
IV. GEREKÇE
Hakaret suçu mağdurun huzurunda işlenebileceği gibi gıyabında da gerçekleştirilebilir. Hakaret suçunun huzurda işlenmesinin en tipik örneği, fiilin mağdurun yüzüne karşı işlenmesidir. Fail, bu durumda hareketi doğrudan öğrenir. Suçun huzurda işlenmiş olması mutlaka fail ile mağdurun fiilin işlendiği sırada yüz yüze olmasını gerektirmez. Şayet fail, fiili işlediği sırada mağduru hedef alan hakaretinin mağdur tarafından da doğrudan algılanabileceğini biliyor ve istiyorsa, bu durumda da suç huzurda işlenmiş sayılacaktır.
Hakaret suçunun huzurda işlenmemesine rağmen, Kanun tarafından huzurda işlenmiş gibi cezalandırılan hali ise, ileti yoluyla yapılan hakarettir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrasında “Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.” demek suretiyle, tahkir edici nitelikteki fiilin, ileti yoluyla mağduru hedef alması durumunda failin huzurda hakaret etmiş gibi cezalandırılacağı belirtilmiştir. Buna göre, hakaret içeren bir mektup, telefon konuşması veya yazılı bir mesaj huzurda söylenmiş gibi cezalandırılacaktır.
İleti yoluyla hakaretin, huzurda hakaret gibi cezalandırılabilmesi için sanığın iletilme kastı ile hareket etmesi gerekir. İleti yoluyla hakarette, failin kullandığı vasıtalar ile mağduru hedef aldığını bilmesi ve mağdur tarafından bu fiilin öğrenileceğini istemesi gerekir. Şayet ileti mağdurdan başka birisine gönderilmiş ancak tesadüfen mağdur tarafından öğrenilmiş ise, huzurda hakaret suçu oluşmayacaktır. Zira, fail mağdurun hakareti öğrenmesi kastıyla hareket etmemiştir.
Hakaret suçu, mağdurun olmadığı veya doğrudan vakıf olamayacağı bir şekilde işlendiğinde gıyapta hakaret suçu oluşmaktadır.Ancak gıyapta hakaret suçunun cezalandırılması için, failin mağdur dışında toplu veya dağınık en az üç kişiyle ihtilat ederek bu suçu işlemesi gerekmektedir. Suçun faili ihtilatı bilerek ve isteyerek gerçekleştirmelidir. İhtilat kişilerle birebir görüşerek gerçekleşebileceği gibi, üç veya daha fazla kişiye mektup göndermek, telefon etmek, SMS veya e mail göndermek suretiyle de gerçekleştirilebilir. Ancak ihtilat unsurunun gerçekleşmesi için, failin sözleri en az üç kişinin duyabileceği bir ortamda ve şekilde söylemesi yeterli olmayıp, muhatapların bizzat anlamaları ve vakıf olmaları lazımdır.
Somut olayda, sanığın, ... isimli sosyal paylaşım sitesindeki kişisel sayfasında davaya konu yazıyı paylaşması eyleminin, doğrudan katılanı muhatap almaması, iletme kastıyla hareket etmemesi ve katılanın yazıyı tanık ...'nin haber vermesi üzerine öğrenmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında değerlendirilemeyeceği, ancak hakaret eyleminin mağdurun olmadığı veya doğrudan vakıf olamayacağı bir şekilde işlenmesi halinde gıyapta hakaret suçu oluşacağından, incelemeye esas eylem yönünden de gıyapta hakaret suçunda aranan ihtilat unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:33:32