Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/19105
2023/26331
26 Aralık 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2016/32 E., 2016/201 K.
SUÇ: Çevrenin kasten kirletilmesi
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 tarihli, 2016/32 Esas, 2016/201 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında çevrenin kasten kirletilmesi suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 181 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmolunan cezanın aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
-
Sanığın temyiz istemini süre tutum dilekçesi ile ileri sürdüğü, gerekçeli kararın tebliği üzerine temyiz sebeplerini bildirir dilekçe sunmadığı görülmüştür.
-
O yer Cumhuriyet savcısının temyizinin özetle; yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre trol ağlarının mali değerinin yüksek olduğundan sanığın ağları geçici olarak denize bırakıp daha sonra alacağı tespiti karşısında beraatine karar verilmesi gerektiği bu nedenle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde ihbar üzerine sahil güvenlik ekipleri tarafından yapılan kontrolde sanığın kaptanlığını yaptığı tekneden trol takımlarını denize bıraktığının tespit edildiğinden bahisle çevreyi kasten kirletme suçundan cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece tanıklar R.Ö. ve H.K.'nin beyanları, olay tespit tutanağı ile tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilerek kaptanlığını yaptığı tekne ile yasak sahada dip trolü avcılığı yapan sanığın trol ağlarını keserek denize bıraktığı kabul edilmiş ve mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; sanığın trol ağlarını alıcı ortam olan denize doğrudan bırakması suretiyle 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 8 inci ve 20 nci maddeleri ile Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği'nin 4 ncü maddesinin (j) bendi ve 23 üncü maddelerine aykırı davranarak deniz kirliliğine neden olduğunun tanıklar H.K ve R.Ö.'nün beyanlarıyla sabit olması ve sanık ile tanıklar arasında karardan önce dosyaya yansıyan bir husumetin de bulunmaması karşısında Yerel Mahkemenin sanığın mahkumiyeti yönündeki inanç ve taktirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla bozma sebepleri dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık ... O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.12.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:33:39