Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/14254
2023/25956
19 Aralık 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2020/831 Değişik İş
SUÇLAR: Hakaret, kasten yaralama
KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yapılan itirazın kısmen kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında hakaret suçundan (iki kez) 5237 sayılı Kanun'un 125 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri gereğince 7.080,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, her iki sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükümlerin açıklanmalarının geri bırakılmasına dair Kocaeli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.09.2020 tarihli ve 2019/330 esas, 2020/510 sayılı kararına karşı sanık ... müdafii ve katılan ... vekili tarafından yapılan itirazın vekalet ücreti yönünden kabulüne, diğer itirazların reddine, dosyanın karar verilmek üzere Mahkemesine iadesine ilişkin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu mercii kararı üzerine, yeniden yapılan yargılama sonucunda kasten yaralama suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'in hakkında hakaret suçundan (2 kez) 5237 sayılı Kanun'un 125 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri gereğince 7.080,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, sanık ... uygulanmasını kabul etmediği gerekçesiyle hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına, diğer sanık ... hakkında ise 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 27.07.2023 tarih ve 94660652 105 41 25136 2021 Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.09.2023 tarihli ve KYB 2023/90922 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
" ...Kocaeli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/11/2020 tarihli ve 2020/831 değişik iş sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
1 İtiraz merciince gerek katılan ..., gerekse katılan sanık ...'yı temsilen Avukat ...'nun vekâlet ücreti ve esasa yönelik itirazları üzerine, hem katılan ... hem de katılan sanık ...'nın vekalet ücreti yönünden itirazlarının ayrı ayrı kabulüne, diğer itirazların reddine ve gereği için dosyanın Mahkemesine iadesine karar verilmiş ise de,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 271/2. maddesinde yer alan, "İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir" şeklindeki düzenleme ile söz konusu eksikliğin itiraz merciince giderilebilecek eksikliklerden olduğu nazara alınarak, itiraz konusu hakkında bir karar vermesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
Kocaeli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/01/2021 tarihli ve 2020/560 esas, 2021/19 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
1 Mercii Kocaeli 6. Ağır Ceza Mahkemesince itiraz üzerine yapılan inceleme sonucunda Kocaeli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/09/2020 tarihli katılan sanıkların mahkumiyetlerine ve hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin verilen kararın kaldırılmasına karar verilmeksizin, yalnızca vekalet ücreti yönünden itirazların kabulüne karar verildiği gözetilmeksizin, esasa ilişkin yeniden yargılama yapılarak katılan sanıkların cezalandırılmalarına hükmedilip, 15/11/2019 tarihli duruşmada katılan sanık ...'ya mahkumiyeti halinde 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesinin uygulanmasını kabul edip etmediğinin sorulması üzerine, katılan sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul ettiğine ilişkin beyanda bulunduğu değerlendirilmeksizin, kabul etmediğinden bahisle hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde,
2 Benzer bir olay sebebiyle verilen Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 08/12/2014 tarihli ve 2014/353 esas, 2014/24926 karar sayılı ilamında ''Kendilerini aynı vekille temsil ettiren katılanlar lehine tek vekalet ücreti tayini yerine her bir katılan lehine ayrı vekalet ücreti tayin edilmesi kanuna aykırı olup...BOZULMASINA.." şeklinde belirtildiği üzere, kendilerini aynı vekille temsil ettiren katılanlar yararına tek vekalet ücreti tayini gerekirken, hem katılan ... hem de katılan sanık ... lehine, ayrı ayrı 4.080,00'er Türk lirası vekalet ücreti verilmesinde, İsabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Kocaeli 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 25.09.2020 tarihli ve 2019/330 esas, 2020/510 sayılı kararına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılmaması ve vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin katılan vekili tarafından itiraz edildiği, itiraz merciince vekalet ücretine yönelik itirazın kabulüne diğer yönlerden ise reddine karar verilerek gereği için Mahkemesine iade edildiği anlaşılmıştır.
5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde düzenlenen “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için, anılan maddenin altıncı fıkrasında belirtilen objektif ve subjektif koşulların bulunması ve öncelikle sanığın isnad edilen suçu işlediğinin yapılan yargılama sonucu belirlenmesi gerekmektedir.
Aynı maddenin onikinci fıkrasına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itiraz yoluna başvurulabilecektir.
Olağan kanun yollarından olan itiraz, 5271 sayılı Kanun'un 267 nci ve 271 inci maddeleri arasında düzenlenmiş olup "İtiraz olunabilecek kararlar" başlıklı 267 nci maddesinde; "Hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir." şeklindeki düzenlemeye göre, kural olarak sadece hakim kararlarına karşı gidilebilecek olan itiraz yoluna, kanunlarda açıkça gösterilmiş olunması kaydıyla mahkeme kararlarına karşı da başvurulması mümkündür.
5271 sayılı Kanun'un 270 ve 271 inci maddelerine göre, itiraz incelemesi kural olarak duruşmasız ve dosya üzerinden yapılacak, merci gerekli görürse Cumhuriyet Savcısı, müdafii veya vekili de dinleyebilecektir. Bunun yanında merci, yazı ile cevap verebilmesi için itiraz istemini Cumhuriyet Savcısı ve karşı tarafa bildirebilecek, kendisi de inceleme ve araştırma yapabileceği gibi gerekli gördüğünde bunların yapılması konusunda emir de verebilecektir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu da 22.01.2013 tarih ve 2012/10 534 Esas, 2013/15 Karar sayılı kararında; “….Dolayısıyla, kanunda yer alan "İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir." hükmü, itirazı kabul eden merciin sadece "itiraz konusu" hakkında karar vermesi şeklinde anlaşılmalıdır. Buna karşın bu hüküm itiraz konusu dışında dosyanın esası hakkında da yargılamayı sonuçlandıracak (örneğin görevsizlik kararını kaldıran merciin dosyanın esası hakkında karar vermesi ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararı kaldıran merciin hükmü açıklaması gibi) bir karar vermesi gerektiği şeklinde yorumlanmamalıdır. Nitekim Ceza Genel Kurulunun 26.10.2010 gün ve 182 209 sayılı kararında; “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yapılan itirazı inceleyen merciin, itirazı yerinde görmesi halinde dosyayı hükmün açıklanması için yargılamayı yapan asıl mahkemesine göndermesi gerektiği kabul edilmiştir.” şeklindeki gerekçe ile itirazı kabul eden merciin dosyayı gereği için mahkemesine iade etmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Ayrıca;
Olağanüstü kanun yolu olan ve öğretide “Olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozmanın amacı hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararların Yargıtay tarafından incelenmesini sağlamak suretiyle ülke sathında birliğe ulaşmak, hakim veya mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkları toplum ve birey açısından hukuk yararına gidermektir.
Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma müessesesinin konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık halleri, olağan kanun yolu olan temyiz nedenlerine göre dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olur.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07.06.1971 gün ve 497 209, 07/02/1972 gün ve 447 72, 24.02.1975 gün ve 37 32, 14.06.2005 gün ve 66 65, 07.02.2006 gün ve 172 10, 22.10.2013 tarih ve 2012/11 1322 2013/421 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere, vekâlet ücretinin yargılama giderlerinden olması nedeniyle şahsi hak olma niteliğinde bulunduğu kabul edilmiştir.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; itiraz mercii olan Kocaeli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.11.2020 tarihli ve 2020/831 Değişik İş sayılı kararı ile Kocaeli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.09.2020 tarihli ve 2019/330 esas, 2020/510 sayılı kararının vekalet ücreti yönünden kaldırıldığı, diğer yönlerden ise aynen bırakıldığı, ancak Kocaeli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2021 tarihli ve 2020/560 esas, 2021/19 sayılı kararı ile aynen bırakılan kısmın yeniden değerlendirilerek sanık ... hakkında itiraz öncesi verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının sanığın kabulü bulunmasına rağmen yanlış değerlendirme ile kaldırılarak uygulanmamasına karar verilmiş ise de, usulüne uygun verilmiş mercii kararının yerinde olması nedeniyle sonrasında verilen Kocaeli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2021 tarihli ve 2020/560 esas, 2021/19 sayılı kararın yok hükmünde olduğu belirlenmekle ve vekalet ücretine ilişkin Merciince verilen kararın ise şahsi hak niteliğinde olduğu, bu sebeple kişisel hakka ilişkin olarak yapılan aykırılıklar nedeniyle kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.12.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:39:00