Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/13813

Karar No

2023/25506

Karar Tarihi

12 Aralık 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2016/150 E., 2018/421 K.

SUÇ: İmar kirliliğine neden olma

KARAR: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

İmar kirliliğine sebep olmak suçundan sanık ...'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 184 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Orhangazi Asliye Ceza Mahkemesinin 15.05.2018 tarihli ve 2016/150 Esas, 2018/421 Karar sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 gün ve 2023/88639 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;

“Orhangazi Asliye Ceza Mahkemesinin 15/05/2018 tarihli kararının, diğer sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 11/07/2018 tarihli ve 2018/2926 esas, 2018/1912 kararı ile bozulmasını müteakip, istinaf talebi bulunmayan sanık ... yönünden de anılan Mahkemenin bozma sonrası 30/10/2020 tarihli ve 2018/584 esas ve 2020/487 sayılı kararı ile hüküm kurulmuş ise de, anılan kararın yok hükmünde olduğu düşünülerek yapılan incelemede;

Dosya kapsamına göre ruhsata aykırı inşaat nedeniyle 18/07/2015 tarihli yapı tatil zaptına ilişkin olarak 29/03/2016 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda her ne kadar sanık hakkında mühürleme işlemi yapıldıktan sonra inşaata devam ettiği gerekçesiyle imar kirliliğine neden olmak suçunu zincirleme şekilde işlediğinden bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43/1. maddesi hükümleri tatbik edilmiş ise de, Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 05/10/2017 tarihli ve 2015/37634 esas, 2017/10363 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, imar kirliliğine neden olma suçlarında zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için aynı yapıya ilişkin olarak Belediye tarafından tutulmuş ikinci bir tutanak bulunması gerektiği nazara alındığında, somut olayda iddianamede yapı tatil zaptından sonra inşaatın devam ettiğine dair bir eylemden bahsedilmediği, nitekim dosya kapsamında ruhsata aykırı inşaatın devam ettiğine ilişkin ilgili Belediye tarafından düzenlenmiş ikinci bir tutanak bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43/1 inci maddesi uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir. ”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesi uyarınca hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtay’ca bozulması istemini, yasal nedenlerini açıklayarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak, Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtay’ca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.

Buna göre hâkim veya mahkemece verilen karar veya hükümlerin kanun yararına bozma konusu yapılabilmesi için istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmesi gerekmektedir.

Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10 uncu maddesi uyarınca, tebligatın bilinen en son adrese yapılması gerektiği gözetilmeden, sanığın duruşmada bildirdiği en son adresinden farklı olan adresine yapılan tebligat usulsüz olduğundan, temyiz iradesinin belirlenmesi bakımından gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğ olunması gerektiği,

Bu itibarla, kanun yararına bozma konusu yapılan hükmün, sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilmemiş olması nedeniyle henüz kesinleşmediği anlaşılmakla, bu aşamada kanun yararına bozma yoluyla incelenmesi olanaklı görülmemiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce hükmün henüz kesinleşmemiş olması nedeniyle yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.12.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

imarkararolmanedenistemininyararınatevdiinegerekçemahkûmiyetkanunkirliliğinereddineistembozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:43:22

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim