Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/14022

Karar No

2023/25217

Karar Tarihi

5 Aralık 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/431 E., 2015/663 K.

SUÇLAR: Hakaret, tehdit

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.06.2014 tarih, 2013/9 Esas, 2014/260 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında,

a Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca verilen 1 yıl 3 ay hapis cezasının,

b Tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 62 nci maddesi uyarınca verilen 3 ay 10 gün hapis cezasının,

5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği açıklanmalarının geri bırakılmasına ve 500 adet fidan dikimi yaparak 10 ay süre ile bakımını yapma yükümlülüğü yüklenmesine karar verilmiştir.

2.Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararı ile sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükümlerin denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması nedeniyle aynen açıklanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteği; iş yerinden izin alamadığı için denetime uyamadığına kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Sanık ile katılanın bir süre aynı yerde çalıştıkları, sonrasında sanığın katılana arkadaşılık teklifinde bulunup kabul etmemesi üzerine, kendi kullanımındaki telefondan gönderdiği mesajda "....ben bu işi allah' a komayacağım, ...var gücümle son noktayı ben koyacam.....sen şerefsiz yanlış yaptın, bir tek seni sevdim...." , ".....seni sevdim hemde allahına kadar ama bu şamet seni bir a.. için takılo..." şeklinde ifadeler kullanarak hakaret ve tehdit ettiği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.

IV. GEREKÇE

Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, katılan anlatımı, sanık savunması ve mesaj tespit tutanağı karşısında, Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış olup, sanığın bozma sebebi dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.

1.5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu'nun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında "Denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından yapılan çağrılara veya hazırlanan denetim planına uyarıya rağmen uyulmaması, denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülük ihlali sayılır." şeklinde düzenlemeye göre sanığın uyarıya rağmen denetimli serbestlik tedbirine uymaması halinde denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüğün ihlal edilmiş sayılacağı , sanığa yapılan uyarı yazsının bildirildiği en son adresi ile aynı olan Merkezî Nüfus İdare Sistemi adresine öncelikle Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca tebliğ edilmesi gerekirken, doğrudan ikinci fıkrası uyarınca yapılan tebligatın usulsüz olduğu dolayısıyla sanığın denetimli serbestlik tedbirini uyarıya rağmen ihlal ettiğinden bahsedilemeyeceğinden hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,

2.Sanığın hakaret eylemini 13.09.2012 ve 28.09.2012 tarihlerinde gönderdiği mesajlar ile gerçekleştirmesi karşında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

3.5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında açıklanan "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" ilkesine uyulmadan sanık hakkındaki temel cezanın alt sınırdan fazla uzaklaşılarak belirlenmesi,

4.Suç tarihinde uzlaşma kapsamında olmayan 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cinsel taciz suçu ile uzlaşma kapsamında olan hakaret ve tehdit suçlarının birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı ancak cinsel taciz suçundan hüküm kurmaya yer olmadığına karar verilmesi karşısında, hakaret ve tehdit suçlarının, 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla, aynı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

  1. Uzlaşmanın sağlanamaması halinde ise,

17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5217 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde "basit yargılama usulü" düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin, 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 inci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedenleriyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı Kanun'un 32 ncı maddesinin son fıkrasının gözetilmesine,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.12.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartehdittemyizhukukîtevdiinev.süreçolgularsebeplerigerekçebozulmasınahakaret

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:48:37

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim