Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/17674
2023/25033
30 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/137 E., 2016/30 K.
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8 inci maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, resen tespit edilecek nedenler de dikkate alınarak hakkında verilen kararın bozulmasına ve erteleme hükümlerinin uygulanması gerektiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü görevde olmayan ve ailesiyle birlikte çay bahçesinde oturan mağdur polis memurunun, görevli olan diğer polis memurları ile birlikte parkta yaşanan bir kavgaya müdahale etmesi, kavgaya müdahil olmadığı halde polislerce sanık hakkında işlem yapılmak istenmesi, mağdurun, sanığın kavgaya dahil olmadığı ve sanığı serbest bırakmaları gerektiği yönünde diğer polis memurlarını uyarması, serbest bırakılan sanığın buna sinirlenerek mağdura yumruk atması, olay yerinden uzaklaştırılan sanığın bir süre sonra yeniden parka gelerek "Seni burada gezdirmeyeceğim." biçimindeki sözleriyle mağduru tehdit etmesi, ardından elindeki çatal ile mağduru bacağından yaralaması biçiminde eylemleri nedeniyle görevi yaptırmamak için direnme suçundan açılan davada Mahkeme, tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Nedenleri Yönünden
Sanığın, alkolün etkisiyle yaşananları hatırlamadığı yönündeki savunması, mağdurun iddianame anlatımını doğrulayan beyanı, tanıkların ifadeleri, olay tutanağı, mağdur hakkında düzenlenen rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın, olay günü ailesiyle birlikte çay bahçesinde oturan mağdura yumruk attığı, parktan ayrılıp kısa bir süre sonra geri dönerek bu kez tehdit içeren sözler söyleyip elindeki metal çatalla mağduru bacağından yaraladığı anlaşılmış olup, adli sicil kaydına göre tekerrüre esas nitelikte sabıkası bulunan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamış, hapis cezasının ertelenmeme gerekçelerinin kararda gösterilmiş ve bu gerekçelerin yerinde görülmüş olması karşısında, sanığın temyiz nedenlerine de itibar edilmemiştir.
B. Sair Temyiz Nedenleri Yönünden
1.5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinde düzenlenen "görevi yaptırmamak için direnme" suçunun, görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı cebir veya tehdit kullanılması halinde oluşabileceği, olay günü parkta bulunduğu sırada polisler tarafından kendisi hakkında henüz bir işlem yapılmadan yaşananlara sinirlenen sanığın o sırada resmi görevi olmayan mağdura yumruk atması, olay yerinden ayrılıp kısa bir süre sonra geri döndüğünde ise mağduru tehdit edip elindeki çatalla bacağından yaralaması biçiminde gerçekleştirdiği eylemlerinin, mağdurun yerini getirdiği kamu görevini engellemeye yönelik olmadığının anlaşılması karşısında, tehdit ve kasten yaralama suçlarından ayrı ayrı cezalandırılması gereken sanık hakkında yerinde olmayan gerekçeyle görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi,
2.İlk fıkradaki bozma nedenine uyulması halinde, 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde basit yargılama usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren kasten yaralama ve tehdit suçları yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3.Adli emanetin ... sırasındaki çatalın 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken, "Adli emanetin ... sırasında kayıtlı suçta kullanıldığına kesin kanaat getirilemeyen bir adet çatalın 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca müsaderesine" denilmek suretiyle adli emanet numarası ve gerekçe ile kabul arasında çelişki doğuracak biçimde müsadere kararı verilmesi,
4.Kabule göre de
a.Kararın hüküm fıkrasında, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırıldığı belirtilmesine karşın, kararın gerekçesinde sanığın anılan Kanun'un 262 nci maddesi uyarınca cezalandırıldığı belirtilerek temel cezanın tayin edildiği kanun maddesinde çelişkiye düşülmesi,
b.Sanığın lehe olan yasal hükümlerin hakkında uygulanmasını talep etmesi karşısında, kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasındaki seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmeyeceği yönünde bir değerlendirme yapılmadan karar verilmesi,
Nedenleriyle kararda hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.11.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:50:20