Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/13792

Karar No

2023/24394

Karar Tarihi

21 Kasım 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/688 E., 2016/204 K.

SUÇLAR: Hakaret, tehdit

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ( 5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında;

  1. Hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

  2. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 51 inci maddesi uyarınca 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve 3 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir.

Tebliğnamede sanık hakkında hakaret suçundan kurulan beraat hükmünün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

  1. Sanığın süre tutum dilekçesi ile kararı temyiz ettiği anlaşılmıştır.

  2. Katılan vekilinin temyiz isteği; dosyadaki delil durumu gözetildiğine sanığın üzerine atılı silahla kasten yaralama ve hakaret suçlarını işlediğinin sabit olduğuna, sanığın sübut bulan silahla kasten yaralama ve hakaret suçlarından katılanın ve sanığın yaşları ile olayın yaşanış şekli de göz önünde bulundurularak cezalandırmanın yasanın anılan maddelerinin üst sınırlarından yapılması gerektiğine, vesaire ilişkindir.

  3. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanık hakkında kasten yaralama suçundan kamu davası açıldığı halde ek savunma verilerek 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçundan hüküm kurulmuş ise de; yaralama suçunu kanıtlamak için doktor raporunun şart olmadığına, incelenen görüntülerde sanığın elinde cop olduğunun sabit olduğuna, bu sebeple sanığın eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğuna, kabule göre de sanığın eyleminin silahla tehdit suçunu oluşturacağına, hatalı değerlendirme ile verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. HAKARET SUÇU

Taraflar arasında trafikte çıkan tartışma esnasında sanığın katılana yönelik; " Sen niye benim önüme çıktın, kaza yapıyordum, arabamın tekeri kaldırıma sürttü, ananı avradını sinkaf ederim, ihtiyar, moruk" şeklinde hakaret ettiği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. Yerel Mahkemece yapılan yargılama sonunda tanığın, katılanın çocuğunun arkadaşı olduğu tarafsız olamayacağı değerlendirilerek, sanığın cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve yeterli delil elde edilemediğinden bahisle beraat kararı verilmiştir.

B. TEHDİT SUÇU

Sanık ile katılan arasında trafikte çıkan tartışma esnasında sanığın eline aldığı copu katılana doğrultarak tehdit suçunu işlediğinin, güvenlik kamerası CD leri ile ilgili olarak alınan bilirkişi raporuyla sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.

IV. GEREKÇE

Aşağıda açıklanan nedenle Tebliğnamedeki sanık hakkında hakaret suçundan kurulan beraat hükmünün onanması yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir.

  1. Tanığın, katılanın oğlunun arkadaşı olması nedeniyle Mahkemece beyanlarına itibar edilmemiş ise de, yalnızca tanık ile katılanın oğlunun arkadaş olmasının anlatımına itibar edilmesine engel olmayacağı, kamera kayıtlarıyla örtüşen anlatıma değer verilmemesini veya şüpheyle yaklaşılmasını gerektirecek somut olgulara dayalı yeterli bir delil gösterilmesi gerektiği gözetilmeden hükümler kurulması,

  2. Kabule göre de;

Sanığın eline aldığı copu katılana göstermek suretiyle gerçekleştirdiği eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıyla aynı Kanun maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca hüküm kurulması,

3.Sanık hakkında uzlaştırma kapsamında olmayan silahla kasten yaralama suçundan kamu davası açılmış ise de yapılan yargılama sonunda sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen basit tehdit suçundan cezalandırılma cihetine gidildiği ve değişen suç vasfına göre basit tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında olduğu anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun'un 254 üncü maddesi gereğince Mahkemesince aynı Kanun'un 253 üncü maddesi uyarınca uzlaştırma işlemlerinin yapılması için dosyanın öncelikle uzlaştırma bürosuna gönderilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,

  1. Uzlaşmanın sağlanamaması halinde; sanığın sabıkasız olması ve yeniden suç işlemeyeceği kanaati oluşması sebebi ile hükmedilen hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi gereğince ertelenmesi karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde düzenlenen objektif ve sübjektif koşullar değerlendirilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilip verilmeyeceğinin tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,

5.Tehdit suçundan hükmolunan temel cezanın alt sınırdan belirlenmesine karşın, erteleme nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince belirlenen denetim süresinin gerekçe gösterilmeksizin 3 yıl olarak uygulanması,

  1. Tehdit suçu bakımından; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 saıylı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın, katılan vekilinin ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.11.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

tehditkarartemyizhukukîtevdiinev.süreçolgularsebeplerigerekçebozulmasınahükümlerinhakaret

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:59:17

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim