Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/15884
2023/23562
1 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/815 E., 2016/184 K.
SUÇ: Hakaret
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı iki kez 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Tebliğname'de, tutanaklara yansıyan olumsuz tutumuna rastlanmayan ve suç tarihinde, adli sicil kaydında bir adet hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunan sanık lehine 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin uygulanmaması sebebiyle hükümlerin bozulması gerektiği düşüncesi belirtilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, eyleminin katılan ... K.'ye yönelik olmadığına, katılan ... K.'nin muhatap alınmadığına, katılan ... K.'nin, diğer katılan ... U.'nun rektör olarak atanmasını onaylıyormuş gibi gösterilmesine tepki gösterdiğine, sözlerinin atamanın yerinde ve uygun olmadığına dair olduğuna, bir bilim adamı olarak bunun sindirilmesine eleştiri olarak yöneltildiğine, katılan ... K.'nin kardeş şehirler ile ilgili bir televizyon programına katılmasının kamu görevi ile ilgisi olmadığına, bu sebeple hakaret suçunun nitelikli halinden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, sözlerinin eleştiri hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, 5237 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerektiğine, Yerel Mahkemenin huzuruna çıkmadığına, bu sebeple duruşmada gözlenen kişilik ve davranışlar göz önünde bulundurularak olumlu kanaat oluşmaması şeklindeki takdiri indirim uygulanmama gerekçesinin hukuka aykırı olduğuna vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın olay tarihinde ... Üniversitesi rektörlük seçimi sonrası rektör seçilen katılan ... U.'nun Twitter paylaşımının üzerine "H...r lan bir de hak etmiş gibi konuşuyorsun." şeklinde, sonrasında katılan ... valisi ... K.'nin katıldığı toplantıya ilişkin başka bir paylaşım üzerine de "Yakıştı mı, bu mudur adalet, haysiyetiniz var mı, onurunuz var mı, Allah'ınız var mı." şeklindeki sözleri Twitter isimli paylaşım sitesinde kendisine ait hesabı kullanmak suretiyle paylaşarak hakaret suçunu işlediği Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname'deki Düşünce Yönünden
Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde, pişmanlığına ilişkin dosyaya yansıyan bir durum olmaması dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda olumlu bir kanaatin oluşmaması sebebiyle 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin uygulanmamasına dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmeyerek Tebliğname'deki düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
-
Katılan beyanları, suça konu paylaşımlara ilişkin ekran görüntüleri ve sanığın kısmi ikrarı neticesinde sanığın üzerine atılı hakaret eylemlerini gerçekleştirdiğinin sübut bulduğu yönündeki Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
-
Temyiz sebebi olarak ileri sürülen haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların olayda gerçekleşmediği anlaşılmıştır.
-
Sanığın katılan vali ... K.'nin etiketlendiği bir paylaşıma cevap olarak gerçekleştirdiği suça konu paylaşımın muhatabının katılan ... K. olduğunda 5237 sayılı Kanun'un 126 ncı maddesi uyarınca duraksanmayak bir durum bulunduğu belirlenmekle sanığın temyiz sebeplerinin reddi gerekmiştir.
C. Sair Sebepler Yönünden
-
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/13 293 Esas, 2013/297 Karar sayılı ve 11.06.2013 tarihli kararında da kabul edildiği üzere 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası; "Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır" hükmünü içermekte olup, zincirleme suçtan farklı bir müessese olan ve aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilen bu durumda, fiil tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Burada, hareket tek olduğu için, fail hakkında bir cezaya hükmolunacağı, ancak bu cezanın Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre artırılacağı öngörülmüştür. Ancak burada kastedilen, fiil ya da hareketin, doğal anlamda değil hukuki anlamda tekliğidir. Hakaret suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için hakaretin mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir. Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş veya davranışlarda bulunmuş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, sanığın Olay ve Olgular bölümünde anlatıldığı şekliyle eylemlerinin aynı kasıt altında ve kısa aralıklarla katılanlara karşı işlenen tek bir hakaret suçunu oluşturduğu ve hakaret suçundan bir kez mahkûmiyetine karar verilerek cezasında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiği gözetilmeden, mağdur sayısınca hükümlülüğüne karar verilmesi,
-
Sanığın talimat yoluyla savunmasının alınması ve esas mahkemesinde hiç bir duruşmaya katılmaması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinde öngörülen "failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri" gibi hususlar değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yüzyüzelik ilkesine aykırı ve yasal dayanaktan yoksun olarak "sanığın duruşmada gözlenen kişiliği ile davranışları, sosyal ilişkileri, sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetildiğinde" şeklindeki gerekçeyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmaması,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.11.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:08:46