Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/12855
2023/23438
31 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2022/79 E., 2022/291 K.
SUÇ: Hakaret
KARAR: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan sanık ... hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü ve 62 nci maddeleri, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun (3359 sayılı Kanun) Ek 12 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2022 tarihli ve 2022/79 Esas, 2022/291 Karar sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 gün ve 2023/58257 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, ... 2 Nolu F tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ve açlık grevinde olması nedeniyle mide ilacı alması gerektiği için olay günü kendisine ilaç getiren sağlık personeli olarak görev yapan müşteki ... ile beraberindeki anılan infaz kurumunda çalışan diğer müştekilere karşı hakaret içerikli söylemelerde bulunan sanığın, basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle hakkında İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2022 tarihli kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/1 inci maddesinde yer alan, “(1) Asliye ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir” şeklindeki,
5237 sayılı Kanun'un 125/1 inci maddesinde yer alan, "Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ... veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.", aynı Kanun'un 125/3 a maddesindeki "Hakaret suçunun; ... kamu görevlisine karşı görevinden dolayı... işlenmesi hâlinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz." ve 3359 sayılı ek 12 maddesindeki "Kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan sağlık personeli ile yardımcı sağlık personeline karşı görevleri sebebiyle işlenen 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan kasten yaralama (madde 86), tehdit (madde 106), hakaret (madde 125) ve görevi yaptırmamak için direnme (madde 265) suçlarında; a) İlgili maddelere göre tayin edilecek cezalar yarı oranında artırılır." şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde,
Hakaret suçu için öngörülen cezanın üst sınırının 2 yıl hapis cezası olduğu gözetildiğinde temel hali ve kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi şeklindeki nitelikli halinin, basit yargılama usulü kapsamında kaldığı; ancak anılan suçun sağlık personeline karşı işlenmesi durumunun, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi hali gibi, suçun diğer bir nitelikli hali olduğu ve bu durumda öngörülen cezanın yarı oranında artırılacağı cihetle, sanığın üzerine atılı kamu görevlisine görevinden dolayı ayrıca sağlık personeline karşı işlenmesi halinde cezanın üst sınırının 2 yıldan fazla hapis cezasını gerektireceği ve bu nedenle 5271 sayılı Kanun'un 251/1 inci maddesi uyarınca bu suç yönünden basit yargılama usulünün uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
Kabule göre de,
-
Mahkemesince sanığın üzerine atılı kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan hüküm kurulurken, 5237 sayılı Kanun'un 125/3 a maddesi uyarınca 1 yıldan az olmayacak şekilde temel ceza belirlenmesi gerekirken, anılan madde uyarınca belirlenen temel ceza üzerinden 1/6 oranında artırım yapılarak fazla ceza tayin edilmesinde,
-
Sanığın sağlık memuru olarak görev yapan müştekiye yönelik eyleminden dolayı 3359 sayılı Kanun'un ek 12 inci maddesi uyarınca 1/2 oranında yapılması gereken artırımın, temel ceza belirlendikten sonra yapılması gerekirken, sağlık memuru olmayan diğer müştekiler nazara alınarak 5237 sayılı Kanun'un 43/1 inci maddesi gereğince yapılan artırımdan sonra belirlenen miktar üzerinden yapılmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesinde,
-
Sanık hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamede 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek madde 12/2 a maddesinin uygulanması talep edilmediği hâlde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226 ncı maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, cezasının anılan madde uyarınca yarı oranında artırım yapılmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1 Numaralı İstem Yönünden
5271 sayılı Kanun'un "basit yargılama usulü" başlıklı 251 inci maddesinde;
"(1) Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.
(2) Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde Mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir.
(3) Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra Mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanunu'nun 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.
(4) Mahkemece, koşulları bulunması hâlinde; kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya hapis cezası ertelenebilir ya da uygulanmasına sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.
(5) Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir.
(6) Mahkemece gerekli görülmesi hâlinde bu madde uyarınca hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edilebilir.
(7) Basit yargılama usulü, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik hâlleri ile soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan suçlar hakkında uygulanmaz.
(8) Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
3359 sayılı Kanun'un ek 12 nci maddesinde ise
"Kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan sağlık personeli ile yardımcı sağlık personeline karşı görevleri sebebiyle işlenen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun'da yer alan kasten yaralama (madde 86), tehdit (madde 106), hakaret (madde 125) ve görevi yaptırmamak için direnme (madde 265) suçlarında;
a. İlgili maddelere göre tayin edilecek cezalar yarı oranında artırılır..." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir
İncelenen dosyada; 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrasının "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." biçimindeki düzenlemesi göz önüne alındığında, sanık hakkında hakaret suçundan yargılama yapılarak, eylemin sağlık personeline karşı işlenmesi nedeniyle 3359 sayılı Kanun'un geçici 12 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uygulanmış olması karşısında, hakaret suçunun yasa maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı 2 yılı aştığından, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde düzenlenen basit yargılama usulünün uygulanamayacağının gözetilmemesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
Kabule göre 1 Numaralı İstem Yönünden
5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesi;
(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ... veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilât ederek işlenmesi gerekir.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.
(3) Hakaret suçunun;
a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
b) Dinî, siyasî, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,
İşlenmesi hâlinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. .." şeklinde düzenlemeye yer vermiştir
İncelenen dosyada; Kamu görevlilerine görevinden dolayı hakaret edildiğinin anlaşılması karşısında sanık hakkında doğrudan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca bir yıldan az olmamak kaydıyla temel cezanın belirlenmesi gerekirken aynı maddenin birinci fıkrası uyarınca ceza belirlenip, üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca 1/6 oranında artırım yapılması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
Kabule göre 2 Numaralı İstem Yönünden
5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde;
(1) Hâkim, somut olayda;
a) Suçun işleniş biçimini,
b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları,
c) Suçun işlendiği zaman ve yeri,
d) Suçun konusunun önem ve değerini,
e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını,
f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını,
g) Failin güttüğü amaç ve saiki,
Göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanunî tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler.
(2) Suçun olası kastla ya da bilinçli taksirle işlenmesi nedeniyle indirim veya artırım, birinci fıkra hükmüne göre belirlenen ceza üzerinden yapılır.
(3) Birinci fıkrada belirtilen hususların suçun unsurunu oluşturduğu hâllerde, bunlar temel cezanın belirlenmesinde ayrıca göz önünde bulundurulmaz.
(4) Bir suçun temel şekline nazaran daha ağır veya daha az cezayı gerektiren birden fazla nitelikli hâllerin gerçekleşmesi durumunda; temel cezada önce artırma sonra indirme yapılır.
(5) Yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsî sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir. " şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir
İncelenen dosyada: sanık hakkında suçun temel şekline göre daha ağır ceza gerektiren nitelikli hal nedeniyle 3359 sayılı Kanun'un ek 12 inci maddesi uyarında 1/2 oranında artırım yapıldıktan sonra zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmemesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
Kabule göre 3 Numaralı İstem Yönünden
Sanık hakkında ek savunma hakkı verilmeden 3359 sayılı Kanun'un ek 12 nci maddesi uyarınca artırım yapıldığı gerekçesiyle kanun yararına bozma talebinde bulunulmuş ise de sanığa 05.04.2022 tarihinde ... S Tipi kapalı Ceza İnfaz Kurumunda yapılan tebligat ile ek savunma hakkı tanındığı anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
A. Kabule Göre 3 Numaralı İstem Yönünden
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
B 1 Numaralı İstem Yönünden ve Kabule göre de 1 ve 2 Numaralı İstemler Yönünden
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
-
İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2022 tarihli ve 2022/79 Esas, 2022/291 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 31.10.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:10:12