Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/14387
2023/23034
24 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/993 E., 2016/239 K.
SUÇ: Hakaret
HÜKÜM: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararı ile sanık hakkında; gıyapta hakaret suçunda ihtilat unsurunun oluşmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
-
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin; verilen hükmün usûl ve yasaya aykırı olduğuna, davaya konu sözlerin sanık tarafından söylenip söylenmediği tespit edilerek, tanık beyanları arasında hangi beyana neden üstünlük tanındığı açıklanıp tartışılarak hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden ihtilat yokluğundan beraatine karar verilmesi nedeniyle,
-
Katılan vekilinin temyiz isteğinin; hükmün usûl ve yasaya aykırı olduğuna, müvekkilinin kendisine hakaret edildiğinin bu durumu tanıklardan öğrendiğine, kimsenin kendisine küfür edildiği iddiasıyla şikâyette bulunmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığına müvekkilinin manevi zararının bir ölçüde giderilmesi için sanığın cezalandırılması gerektiğine,
Ve resen görülecek nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu anlaşılmıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Sanığın, katılanın eşine "Senin karın o... ben değilim." diyerek hakaret ettiği iddiasıyla sanık hakkında hakaret suçundan açılan davada, bu sözlerin söylendiği tanık K.Y. ile Ü.D. tarafından doğrulanmış ise de tanık M.O. tarafından doğrulanmadığından ihtilat unsurunun oluşmadığının anlaşılması nedeniyle sanığın beraatine karar verilmiştir.
-
Sanığın atılı suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır.
-
Katılan aşamalarda uyumlu beyanlarda bulunmuştur.
-
Tanıklar K.Y., Ü.D. ile M.O.'nun beyanları dosya içinde mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. O Yer Cumhuriyet Savcısı ile Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “hakaret” başlıklı 125 inci maddesinde yer alan “Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilât ederek işlenmesi gerekir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, somut olayda sanığın, katılanın gıyabında, tanıklar K.Y. ile Ü.D.'nin huzurunda hakaret içerikli sözler sarfettiği iddiasıyla dava açılmış ise de sanığın gıyapta hakaret teşkil eden bu sözleri yalnızca tanıklar K.Y. ile Ü.D. tarafından duyulmuş olduğundan gıyapta hakaretin gerçekleşmesi için aranan “fiilin en az üç kişiyle ihtilât ederek işlenmesi” unsuru somut olayda gerçekleşmediğinden, katılana yönelik hakaret suçu bakımından sanığın beraatine karar verilmesine ilişkin Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sair Sebepler Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükme yönelik yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre;
Hakaret fiili ile dolaylı olarak başka bir kişinin de onur, şeref ve saygınlığının ihlal edildiği duruma dolaylı hakaret denilmektedir. Bu kişiler mağdurun üst soy, alt soy, eş, kardeş gibi yakınlarıdır.
Dolaylı hakaret de aslında doğrudan doğruya hakarettir. Bir kadına başkası ile cinsi temasta bulunduğu isnadı, kocası için dolayısıyla hakaret ise de neticede koca doğrudan doğruya hakarete uğramış demektir. Bu husus şikâyet hakkı bakımından da mühimdir. Annesi fena hayat sürdüğü için bir müesseseye kabul edilmediği isnadına maruz kalmış bulunan bir genç kız doğrudan doğruya hakarete uğramış sayılmalıdır. (EREM/TORORSLU, Türk Ceza Hukuku Özel, s. 437.)
Dolaylı hakarete maruz kalan kişi, doğrudan doğruya hakarete maruz kalan kişinin temsilcisi olmayıp, kendi şerefinin rencide edilmiş olması nedeniyle şikayet hakkına sahiptir (Önder, a.g.e., s.231.)
Nitekim Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu, 11.11.1942 1./21 sayılı içtihadı birleştirme kararında: “Takibi şikayetname itasına bağlı cürümden dolayı doğrudan doğruya mutazarrır olan kimsenin dava etmesi, asli bir kaide olmasına ve böyle bir cürümden doğrudan doğruya mutazarrır olan kimseden maada kimselerin dava edebilmeleri için kanunda bir sarahatın mevcut olması icab eylemesine ve karısı namına kocanın dava edebilmesi hakkında gerek Ceza Kanununda ve gerekse Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda bir sarahat mevcut olmamasına ve 344 üncü maddesinin son fıkrasındaki hükmün bu maddelerde yazılı ahvale maksur ve münhasır bulunmasına ve her ne kadar evli bir kadın hakkında tayini madde suretiyle zina isnat olunduğu ve bu isnadın kocası huzurunda ve kocasına karşı yapıldığı surette bu isnattan dolayı kocanın da haysiyeti haleldar olması bakımından dava hakkı mevcut ise de, bu dava hakkı kendisinin de aynı zamanda hakarete duçar olmasından ileri gelmesine göre karısı hakkında tayini madde suretiyle kocası huzurunda yapılmış olan zina isnadından dolayı karısı namına kocasının dava hakkı bulunmadığı ve koca huzurunda ve karı gıyabında vaki olan böyle bir isnadın mevsuf hakaret suçunun unsurunu ihtiva eylemediği cihetle mütecavize bu isnadından dolayı adi hakaret suçundan ceza tayini iktiza ettiğine karar verilmiştir.” denilmektedir.
Bu açıklamalar ışığında, iddianame içeriğine göre sanığın, katılanın eşine katılanın annesinin yanında iken "Senin eşin o...." biçimindeki sözlerle katılanın eşine ve annesine de hakaret ettiği sabit olduğundan sanığın eyleminin katılanın eşi olan ... ile annesi ...'e yönelik hakaret suçunu da oluşturduğu ancak mağdurların altı aylık şikâyet süresinde şikâyetlerininin bulunmadığının anlaşılması nedeniyle bozma yapılamayacağı, bu nedenlerle, O yer Cumhuriyet savcısı ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına karşı öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden O yer Cumhuriyet savcısı ile katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.10.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:13:36