Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/13617
2023/21870
3 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2013/246 E., 2015/97 K.
SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, kasten yaralama
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İade, temyiz isteminin reddi, onama, bozma
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen beraat kararları ile sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik olduğu belirlenmiştir.
Sanıklar ... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, aynı Kanun'un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır.
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile:
-
Sanıklar ... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca neticeten hükmolunan adli para cezalarının 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
-
Sanık ...'ın kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca 5.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ,
-
Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'nın görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatlerine,
-
Sanık ...'nun kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 35 inci ve 29 uncu maddeleri uyarınca 2.020,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
-
Suçta kullanılan eşyaların 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi gereğince müsaderesine,
Karar verilmiştir.
Tebliğnamede sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte olduğundan bahisle temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
-
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan açılan davada suçun işlendiğinin sabit olmadığından bahisle beraat kararları verilmiş ise de, ... İlçe Emniyet Müdürlüğünce olay sonrası düzenlenen tutanak, şikayetçi ve tanık beyanları ile şikayetçilere ait doktor raporları karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarında düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsurlarının oluşmasına rağmen yazılı şekilde karar verilmesinde aykırılık görülerek sanıklar aleyhine hükümlerin bozulmasına ilişkin olduğu belirlenmiştir.
-
Sanık ...'ın temyiz isteğinin; polislerin orantısız güç kullanımı sonucu eylemin gerçekleştiği, polis olan ve olmayan tanıkların ifadelerinin çeliştiği, müsadere edilen eşyaların suçta kullanılıp kullanılmadığına dair bir inceleme yapılmadığı, kim ya da kimler tarafından kullanıldığının belirlenmediği, arkadaşı olan sanık ...'nun polisler tarafından orantısız bir şekilde yaralanmasına müdahale ettiği, eyleminin meşru savunma sınırları içinde değerlendirilmesi ve aksinin kabulü durumunda da haksız tahrik hükümlerinin tartışılması gerektiği, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle usul ve yasaya aykırı olan hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü ilçede düzenlenen festival sonrası iki grubun tartışması sebebiyle festivalde görevli polis memurlarının yaşanan tartışmaya müdahale ettiği, olay tutanağında tarafları dağılmaları hususunda birkaç kez ikaz ettiklerinin, sanıkların içinde bulunduğu grubun ise dağılmayarak polislere küfür ederek ve saldırıda bulunarak mukavemet etmeleri üzerine gruba müdahale edildiğinin belirtildiği, olay tutanağının tutanak mümzileri tarafından doğrulandığı, buna karşılık sanıkların suçlamaları kabul etmeyerek kendilerinin bir eylemi veya sözü olmamasına rağmen çevik kuvvet ekibinin müdahale ettiğini, biber gazı sıktığını, tekme ve joplarla darp edildiklerini beyan ettikleri, bu savunmaların tutanak mümzisi ve polis olmayan tanıklarca da doğrulandığı, hatta tutanak tanıklarından bazılarının olayı görmemelerine karşılık sadece festivalde görevli olmaları sebebiyle tutanağı imzaladıklarını belirttikleri, bu itibarla katılan, şikayetçi beyanları, olay tutanağı ile sanık savunmaları ve polis memuru olmayan tanık beyanları arasında tamamen çelişki olması, dosyada mevcut adli tıp raporu dikkate alındığında olay sırasında sanık ...'nun basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek boyutta yaralandığının sabit olması, olayın çevik kuvvet ekibi ve sanıklar arasında yaşanması sebebiyle yine polis olarak görevli olan tutanak mümzileri tarafından tanzim edilen tutanağın itibar edilebilirliği hususunda olumlu bir kanaat oluşmaması karşısında, çevik kuvvet ekibinin sanıklara direkt ve orantılı olduğu tartışmalı olan fiziki kuvvet kullanmış olma ihtimali de göz önüne alınarak meydana gelen olayda; sanıklar tarafından görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçlarının işlendiğinin sabit olmadığı; ancak dosyada mevcut, somut ve tarafsız delil olan adli raporlardan şikayetçi ... K., katılanlar ... K. ve ... T.'nin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıklarının anlaşıldığı, sanık ...'nun eyleminin silahla kesten yaralamaya teşebbüs ve sanık ...'ın eyleminin ise silahla kasten yaralama kapsamında değerlendirilerek bu suçtan cezalandırılmalarına, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'in üzerlerine atılı görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, inandırıcı ve somut bir delille ispatlanamadığından bu suçtan beraatlerine karar verildiği, Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Sanıklar ... ve ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararlarına Yönelik Temyiz Talebinin İncelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11 250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olup, temyizinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Sanıklar ... ve ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Verilen Mahkumiyet Kararları İle Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Verilen Beraat Kararlarına Yönelik Temyiz Talebinin İncelenmesinde;
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesi içeriğinden, sanık ... hakkındaki kasten yaralama suçundan verilen kesin nitelikte adli para cezasına yönelik temyizinin vasfa yönelik olduğu anlaşılmakla tebliğnamedeki sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme ilişkin ret düşüncesine iştirak edilmemiş ve sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında düzenlenen suçu oluşturduğundan zamanaşımı süresinin dolmadığı belirlenmiştir .
Sanığın ve O yer Cumhuriyet savcısının bozma sebebi dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
-
Olay günü polis ekiplerinin bir kavga olayına müdahale ettiği ve dağılmaları konusunda grubu uyardığı, temyiz dışı sanık ...'ın bira şişesi fırlattığı, yine temyiz dışı sanık ... P.'nin polisleri iteklediği, polislere taş atması sonucu polis memuru katılan ... K.'nın yaralandığı, akabinde sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nın da polis memurlarına saldırdığı, sanık ...'nun polis memurlarının üzerine çivili sopa attığı, sanıklar ...'nın polis memurlarına tekme attığı, sanık ...'un yumruk attığı, temyiz dışı sanık ...'nun polislere taş atması sonucu katılan ... T'nin yaralandığı, sanıklar ... ve ...'un ise polisleri itekledikleri, sanık ...'ın ağaç kalasını polislerin üzerine doğru fırlattığı, bunun üzerine şikayetçi ...'nın yaralandığı olayda, sanıkların eylemlerinin şikayetçi ve katılanların beyanları, tutanak, adli raporlar ve tüm dosya kapsamı karşısında sabit olup, 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ve 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla aynı Kanun maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılmalarına karar verilmesi gerekirken sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında beraat, diğer sanıklar ... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
-
Kabule göre de; sanık ... hakkında kurulan hükme ilişkin olarak; 6545 sayılı Kanun'un 72 nci maddesiyle, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yapılan değişikliğin suç tarihi itibarıyla yürürlükte olmaması nedeniyle, aynı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına engel mahkumiyeti bulunmayan sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, geçmişi dikkate alınarak 5231 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına kanunen yer olmadığına şeklindeki gerekçeyle, anılan Kanun maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
Nedenleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararları Yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle O yer Cumhuriyet savcısının kanun yolu başvuruları itiraz merciince incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Verilen Mahkumiyet Kararları İle Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Verilen Beraat Kararları Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısı ve sanık ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye kısmen aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.10.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:25:46