Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/11608
2023/21732
27 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2022/82 E., 2022/248 K.
SUÇ: Hakaret
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret
Katılan vekilinin temyiz isteğinin, vekâlet ücretine hükmedilmemesi sebebine münhasır olduğu belirlenmiştir.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, sanığın temyiz başvurusuna ilişkin 1412 Sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinde öngörülen bir haftalık yasal sürenin son gününün bayram tatiline denk gelmesi nedeniyle temyiz süresinin 05.05.2022 tarihi mesai saati bitimine uzaması karşısında, sanığın 05.05.2022 tarihinde yapmış olduğu temyiz isteminin süresinde olduğu ve 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği katılan vekilinin temyiz isteğinin de süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2013 tarihli ve 2013/341 Esas, 2013/635 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında;
a. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde düzenlenen hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verildiği, bu kararın, katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 18. Ceza Dairesinin, 12.06.2017 tarihli ve 2015/33442 Esas, 2017/7553 Karar sayılı ilâmıyla; "20.07.2013 tarihli tutanak ve katılanlar beyanlarından sanığın surdan düşmesi nedeniyle, kendisine müdahale etmek isteyen sağlık personeli olan katılanlara sinkaflı hakarette bulunduğunun anlaşılması karşısında, üzerine atılı TCK'nın 125/3 a ve 43/2. maddelerinde düzenlenen suçun oluştuğu gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle beraatine karar verilmesi" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
b. Mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 152 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın katılanlar vekilinin itirazı üzerine İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2013 tarihli 2013/1305 sayılı değişik iş kararıyla kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
2.İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.05.2018 tarihli ve 2017/345 Esas, 2018/240 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında;
a. Hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (a) bendi, 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının delaletiyle birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 22 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın itiraz edilmeyerek 13.06.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
b.Mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 152 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezasının ertelenmesine ve aynı Kanun'un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sanığın, 1 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına karar verildiği ve bu hükmün istinaf edilmeyerek 13.06.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
3.İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2022/82 Esas, 2022/248 Karar sayılı kararıyla sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hakaret suçundan hükmün yukarıda belirtildiği şekilde aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
Tebliğnamede sanık ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin reddi yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükmün açıklanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, resen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine
ilişkindir.
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, katılanın kendisini vekille temsil ettirdiğinden kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın olay tarihinde ... Surları'ndan aşağıya atladığı, olay yerine gelen sağlık görevlisi katılanların sanığı ambulansa aldıkları, yolda sanığın ambulansta kemerini çıkartmaya çalıştığı, etrafındaki eşyalara vurarak zarar verdiği, ayrıca kamu görevlisi olan katılanlara hakaretlerde bulunduğu Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
- Sanık savunması, katılanların beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Katılanların beyanları, oluş, incelenen dava dosyası içeriği karşısında sanığın eyleminin sübuta erdiğine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde görülmüş, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
- Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen;
a.Sanığın eylemini, seyir halinde olan ambulans içerisinde gerçekleştirmesi karşısında, aleniyet unsurunun olayda gerçekleşmediği gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması,
b.Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (a) bendi, 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının delaletiyle birinci fıkrası uyarınca tayin olunan 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezasının aynı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirilmesiyle 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası yerine hesap hatası yapılarak 1 yıl 1 ay 22 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
c.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkûmiyet kararı olmadıgı gibi, davayı esastan sonuçlandıran bir hüküm de değildir. Ceza Genel Kurulu’nun 19.02.2008 gün ve 346 25 sayılı kararında belirtildiği gibi, bu karar “kosullu bir düşme kararı” niteliğinde olup, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on ve on birinci fıkraları uyarınca, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun islenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, kamu davası aynı Kanun'un 223 üncü maddesi uyarınca düşürülecek, aksi halde ise açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanacaktır. 5271 sayılı Kanun'un 325 inci maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde vekalet ücretini de kapsayan yargılama giderlerinin sanığa yüklenecegine ilişkin kural, istisnai bir düzenlemedir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirken, yasa gereği vekalet ücretine hükmedilmiş ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi değiştikten sonra hükmün açıklanması gerekmişse, bu tarihte yürürlükte bulunan tarifedeki miktardan, ilk kararla verilen miktar mahsup edildikten sonra aradaki farka hükmedilecektir. Aksi halde sanığa, bir davada iki kez vekalet ücreti yüklenmiş olunacaktır. Somut olayda, katılanların Sağlık Bakanlığının görevlendirdiği vekille temsil edilmesi ve Sağlık Bakanlığı Personeline Karşı İşlenen Suçlar Nedeniyle Yapılacak Hukuki Yardımın Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 11 inci maddesiyle 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14 üncü maddesi uyarınca idare lehine İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.05.2018 tarihli ve 2017/345 Esas, 2018/240 Karar sayılı kararıyla verilen vekalet ücretinin mahsup edilmesi sonucunda sanık aleyhine ek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekili ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeninden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği "sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının tatbikine dair kısım çıkartılıp verilen sonuç cezanın 1 yıl 15 gün hapis cezası olarak belirlenmesi" ve hüküm fıkrasına "karar tarihinde yürürlükte olan 2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre 5.100.00 TL maktu vekalet ücretinden, İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.05.2018 tarihli ve 2017/345 Esas, 2018/240 Karar sayılı kararında hükmedilen 2.180.00 TL maktu vekalet ücretinin mahsup edilmesi sonucunda, 2.920,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak Sağlık Bakanlığı’na verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.09.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:28:32