Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/10954
2023/21617
26 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2019/565 E., 2021/427 K.
SUÇLAR: Hakaret, tehdit
KARAR: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında;
-
Hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci, 29 uncu ve 62 ile 52 inci maddeleri uyarınca 1.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
-
Tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 29 uncu, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 2.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11.04.2023 tarih ve 94660652 105 64 29776 2022 Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.05.2023 tarihli ve KYB 2023/45006 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
" ...Dosya kapsamına göre;
1 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251. maddesinde, "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir" şeklindeki,
Geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenlemeler ile,
Anayasa Mahkemesinin 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş,…” ibaresinin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu iptal kararının 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesinde işaret edilen hakkında basit yargılama yapılması mümkün görülen ancak 01/01/2020 tarihinden önce kovuşturma aşamasına geçildiği için basit yargılama yapılmayan suçlara ilişkin görülmekte olan davalarda gözetilmesinin gerektiği,
Sanığın mahkumiyetine konu suçların 5271 sayılı Kanunu'nun 251. maddesi gereğince basit yargılama usulüne tabi olduğu, kararın ise 03/06/2021 tarihinde verildiği anlaşılmakla, karar tarihi itibariyle belirtilen iptal kararı sonrasında sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Mahkemesince bir değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde,
Kabule göre de;
2 5237 sayılı Kanun'un "Haksız tahrik" başlıklı 29. maddesinin "1) Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir." şeklinde ve 5237 sayılı Kanun'un "Haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret" başlıklı 129. maddesinin konuyla ilgili 1. fıkrasının ise “Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi hâlinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.” şeklinde olduğu,
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 29/03/2021 tarihli ve 2021/466 esas, 2021/11294 karar sayılı ilamında ise " İncelenen somut olayda, mahkemece hakaret suçundan mahkum edilen sanığın, eylemini haksız tahrik altında işlediğinin kabulüyle, TCK'nın 29/1. maddesi uyarınca cezasından 1/4 oranında indirim yapıldığı ve sanığın neticeten 1.620 TL adli para cezasıyla cezalandırıldığı görülmektedir. Ancak yapılan haksız tahrik uygulamasında, hakaret suçuna ilişkin özel hüküm olan ve daha lehe düzenlemeler içeren TCK'nın 129. maddesi yerine, aynı Kanun'un genel tahrike dair 29. maddesinin uygulanması, hukuka uygun görülmemiştir." şeklinde açıklamaya yer verildiği, bu haliyle mahkemesince eylemin haksız bir fiile tepki olarak işlendiğinin kabul edilmesi halinde, özel hüküm olan ve daha lehe düzenleme içeren 5237 sayılı Kanunun 129. maddesinin uygulanması gerektiği, somut incelenen dosyada, Mahkemesince sanığın hakaret fiilini, karşılıklı hakarete ilişkin olarak haksız tahrik altında işlediğinin kabul edilmesine rağmen, yapılan haksız tahrik uygulamasında, hakaret suçuna ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 129. maddesi yerine, genel tahrik kurumunu düzenleyen aynı Kanun'un 29. maddesinin uygulanarak yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. (1) Numaralı İstem Yönünden
Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli, 2020/16 esas ve 2020/33 sayılı iptal kararı ile, "...kovuşturma evresine geçilmiş..." ibaresinin, aynı bentte yer alan "... basit yargılama usulü..." yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşılmıştır.
5271 sayılı Kanun’un "Basit yargılama Usulü" başlıklı 251 inci maddesi;
"(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.(Ek cümle:8/7/2021 7331/23 md.)175 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca duruşma günü belirlendikten sonra basit yargılama usulü uygulanmaz.
(2) Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir.
(3) Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanunu'nun 61. maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223. maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.
(4) Mahkemece, koşulları bulunması hâlinde; kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya hapis cezası ertelenebilir ya da uygulanmasına sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.
(5) Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir.
(6) Mahkemece gerekli görülmesi hâlinde bu madde uyarınca hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edilebilir.
(7) Basit yargılama usulü, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik hâlleri ile soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan suçlar hakkında uygulanmaz.
(8) Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz." şeklinde düzenlenmiştir.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından iddianame düzenlenmiş, yapılan yargılama sonucu sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkumiyete konu basit yargılama usulüne tabi suçlar hakkında Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı sonrası Mahkemesince basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağı hakkında bir değerlendirme yapılmamış ise de, ilgili Kanun hükmünde uygulayıp uygulamama noktasında mahkemeye takdir hakkı tanındığından ve Mahkemesince basit yargılama usulü uygulanmadan yargılamanın bitirildiği anlaşıldığından Mahkemenin takdirinde olan bu hususun uygulanmaması hukuka aykırı bulunmamış olup, kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmiştir.
B. (2) Numaralı İstem Yönünden
Hakaret suçlarında özel tahrik hükümleri içeren 5237 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesinin birinci fıkrası: “Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi hâlinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.” hükmünü içermektedir.
Genel bir tahrik hükmü olan aynı Kanun'un 29 uncu maddesi ise: “Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine on sekiz yıldan yirmi dört yıla ve müebbet hapis cezası yerine on iki yıldan on sekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Mahkemece hakaret suçundan mahkûm edilen sanığın, eylemini haksız tahrik altında işlediğinin kabulüyle, 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezasından 1/4 oranında indirim yapıldığı ve sanığın neticeten 1.100,00 TL adli para cezasıyla cezalandırıldığının anlaşılması karşısında; haksız tahrik uygulamasında, hakaret suçuna ilişkin özel hüküm olan ve daha lehe düzenlemeler içeren 5237 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesi yerine, aynı Kanun'un genel tahrike dair 29 uncu maddesinin uygulanması hukuka aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin kısmen KABULÜNE,
-
(1) numaralı istem yönünden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
-
(2) numaralı istem yönünden Yerel Mahkemenin kararının 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
-
5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden Mahkemesince yapılan uygulama da gözetilerek,
a. Sanığın, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 90 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
b. 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/3 oranında indirim yapılarak 60 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
c. 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 50 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
d. 5337 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, günlüğü takdiren 20,00 TL paraya çevrilerek, sanığın 1.000 TL adli para cezasıyla CEZALANDIRILMASINA,
- İnfazın bu miktar üzerinden yapılmasına, kararda yer alan diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.09.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:29:16