Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/13894
2023/21389
20 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/624 E., 2016/122 K.
SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında;
-
Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
-
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle ikinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, polis memurlarının görevlerini yapmalarına engel olmadığı, trafik güvenliğini tehlikeye sokacak herhangi bir eylemde bulunmadığı, kararın usule, Yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğu ve izah edilen ve resen dikkate alınacak nedenlerle bozularak beraatine karar verilmesi gerektiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü saat 21:00 sıralarında seyir halindeki bir aracın şüpheli olduğu şeklinde anons yapılması üzerine olay yerine giden ve polis memuru olan şikâyetçilerin, sanığın sevk ve idaresindeki araca durması için ikazda bulundukları ancak sanığın ikazı dikkate almadan kaçmaya çalıştığı, ara sokakta araç sıkıştırıldığında sanığın araçtan inip oradaki bir duvardan atlamaya çalıştığı, bunun üzerine ihtar amacıyla şikâyetçilerin havaya ateş etmeleri neticesinde sanığın yakalandığı, sanığı polis aracına binmek istememesi üzerine yardımcı ekibin geldiği onlarında sanığı araca bindirmeye çalıştığı esnada sanığın "Bir tane trafik polisini öldüreceğim, bana bir polis yedireceksiniz." şeklinde sözlerle tehditte bulunduğu, olaydan sonra adli raporu aldırıldığında sanığın 1.60 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, böylelikle sanığın görevi yaptırmamak için direnme ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarını işlediği iddiasıyla açılan davada, Yerel Mahkemece, sanık savunması, dosya arasında bulunan tutanaklar, mağdur ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek atılı suçları işlediğinin sabit olduğu kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık savunması, mağdurlar ve tanıklar M. Ö. ve Z. D.'nin aşamalarda birbirleriyle uyumlu ve istikrarlı beyanda bulunmaları, olay tarihli tutanak içeriği, adli muayene raporu, olayın meydana geliş şekli ve tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın atılı suçları işlediğine ve mahkûmiyetine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden
- Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa yükletilen trafik güvenliğini tehlikeye sokma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede de hukuka aykırılık görülmemiştir.
- Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
a. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
b. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen ''5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca artırım yapılırken yapılan hesap hatası nedeniyle sonuç cezanın 13 ay 15 gün hapis cezası yerine 18 ay olarak fazla hesaplanması'' dışında bir hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
A. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) ve (B.1.) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle sanık hakkında Yerel Mahkemece verilen hükümde sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B.2.b) numaralı bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulandığı hüküm fıkrasından sonuç cezanın çıkartılıp yerine ''13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle HÜKMÜN, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.09.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:32:42