Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/13512

Karar No

2023/21019

Karar Tarihi

13 Eylül 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/272 E., 2016/109 K.

SUÇ: Hakaret

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Yerel Mahkemece sanık hakkında mağdur ... S.'ye yönelik hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

  2. Yerel Mahkemece sanık hakkında mağdur ... Ç.'ye yönelik hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteği, olay esnasında aşırı alkollü olup kendinde olmaması sebebiyle istemediği halde hakaret içerikli konuştuğu, bu sebeple pişman olduğu, mağdurların da şikâyetlerinden vazgeçtiği ve almış olduğu cezanın haksız ve fazla olması sebebiyle kararın bozulması gerektiğine vesaire ilişkindir

III. OLAY VE OLGULAR

Sanığın olay günü almış olduğu alkolün etkisiyle aralarında husumet bulunan kardeşi H. U. hakkında işlem yapılmadığı iddiasıyla 155 polis ihbar hattını aradığı ve telefonu açan polis memuru mağdur ... S.'ye "H. U.'yu neden yakalamadınız, sizi bu gece yatırmayacağım, senin de oradakilerinde anasını avradını sinkaf ederim, adamsanız gelin buraya" dediği, bu eylemden yaklaşık 20 dakika sonra sanığın tekrar 155 polis ihbar hattını arayarak telefonu açan polis memuru ... Ç.'ye de "... emniyeti bu kadar şerefsiz mi, karaktersiz mi, H. U.'yu mu kolluyorsunuz, neden yakalamıyorsunuz, H. U. köyde geziyor." demek suretiyle mağdurlara ayrı ayrı hakaret ettiği Mahkemece kabul edilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden

  1. Olay ve Olgular bölümünde anlatıldığı şekliyle sanığın mağdurlara hakaret ettiği hususunun, suça konu telefon görüşmesinin mağdurlarca tutanak altına alınması ve sanığın dolaylı olarak suçlamaları kabul etmesi neticesinde sübut bulduğu şeklindeki Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

  2. 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde düzenlenen hakaret suçunun şikâyete bağlı olmadığı ile aynı Kanun'un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre iradi olarak alınan alkol etkisinde suç işleyen kişinin ceza sorumluluğunun tam olduğu belirlenmiş ve sanığın bu hususlara yönelik temyiz istemlerinin reddi gerekmiştir.

B. Sair Sebepler Yönünden

  1. Gerekçeli kararın "Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe" kısmında sanığın eylemi dolayısıyla ayrı ayrı adli para cezası ile cezalandırılması yoluna gidildiğinin belirtilmesine karşın aynı kısmın son cümlesinde sanığın iki kere 10 ay hapis cezası ile cezalandırıldığının gösterilmesi ve hüküm kısmında sanığın ayrı ayrı iki kere 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmesi suretiyle gerekçede ve gerekçeyle hüküm arasında çelişki oluşturulması,

  2. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/13 293 Esas, 2013/297 Karar sayılı ve 11.06.2013 tarihli kararında da kabul edildiği üzere 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası; "Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır" hükmünü içermekte olup, zincirleme suçtan farklı bir müessese olan ve aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilen bu durumda, fiil tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Burada, hareket tek olduğu için, fail hakkında bir cezaya hükmolunacağı, ancak bu cezanın Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre artırılacağı öngörülmüştür. Ancak burada kastedilen, fiil ya da hareketin, doğal anlamda değil hukuki anlamda tekliğidir. Hakaret suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için hakaretin mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir. Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş veya davranışlarda bulunmuş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, sanığın Olay ve Olgular bölümünde anlatıldığı şekliyle eylemlerinin aynı kasıt altında ve kısa aralıklarla mağdurlara karşı işlenen tek bir hakaret suçunu oluşturduğu ve hakaret suçundan bir kez mahkûmiyetine karar verilerek cezasında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiği gözetilmeden, mağdur sayısınca hükümlülüğüne karar verilmesi,

  3. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.09.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararhukukîtemyiztevdiinev.süreçolgularsebeplerigerekçebozulmasınahakaret

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:36:53

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim