Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/13590
2023/20969
13 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/713 E., 2016/1 K.
SUÇ: Hakaret
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası uyarıca 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine ve denetim süresinin 1 yıl 2 ay olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; sübuta, vesaire ilişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, polis memuru olan katılanın gıyabında "Onun anasını belleyeceğim." şeklindeki sözler söyleyerek kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunu işlediği iddia olunmuştur. Yerel Mahkemece; tanıkların anlatımları, katılanın benzer beyanları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit görülerek atılı suçtan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
-
Sanığın tevilli ikrar içeren savunmada bulunduğu belirlenmiştir.
-
Katılan benzer anlatımlarda bulunmuştur.
-
Soruşturma ve kovuşturma aşamasında dinlenen tanıklar G. K., Ö. K. ve soruşturma aşamasında dinlenen tanık U. E. isimli polis memurlarının olay yerinde oldukları ve iddiayı doğrulayan anlatımlarda bulundukları belirlenmiştir.
-
Katılana ait görev belgesi, sanığa ait adli sicil kaydı ve nüfus kaydı örneği dosyada mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Soruşturma ve kovuşturma aşamasında dinlenen tanıklar G.K., Ö.K. ve soruşturma aşamasında dinlenen tanık U.E.'nin hakaret sözünü bizzat duymaları karşısında, somut olayda ihtilat unsuru gerçekleştiğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
A. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
Katılan beyanı, tanıkların anlatımları, sanığın savunması, oluş ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sair Yönden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak
-
Sanığın katılana yönelik söylediği kabul olunan sözün olayın bütünlüğü ve söylendiği bağlam dikkate alındığında 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında hakaret suçundan hüküm kurulması,
-
(1) nolu bozma sebebine uyularak sanığın eyleminin tehdit suçu kapsamında kaldığının kabulü halinde ise;
a. 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Kanun'un 2 ve 7 nci maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b. 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde "Basit Yargılama Usulü" düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle, hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, farklı gerekçeyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.09.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:36:53