Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/12611

Karar No

2023/19888

Karar Tarihi

14 Haziran 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/472 E., 2016/36 K.

SUÇ: Hakaret

HÜKÜM: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesi uyarınca neticeten 7.300,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 20 eşit taksitlendirmeye karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın cezalandırılmasına karar verildiği halde katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmediğine ilişkindir.

Sanığın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, doktora herhangi bir hakarette bulunmadığına, samimi savunmada bulunduğu halde hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğuna ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediğine, verilen cezanın ertelenmediğine, olayın tanıklarının da aynı hastanede görev yapan doktorlar olup katılanın lehine ifade verdiklerine, olay yaşandığında yanında olanın sadece eltisi Y.K. olduğuna, tanık olan diğer doktorların olay bittikten sonra olay mahalline geldiğine, olayı görmedikleri halde katılanın arkadaşları oldukları için onun lehine ifade verdiklerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanık ve tanık Y.K.nin olay tarihinde birlikte katılanın diş hekimi olarak görev yaptığı ... Devlet Hastanesi'ne geldikleri, bir süre bekledikten sonra kendilerinin çağrılmamaları üzerine orada bulunan tanık Ö.G.'ye bu durumu sordukları, tanığın cevaben muayene sırasını geçirdiklerini, mevcut hastalar muayene edildikten sonra tekrar sıranın başına dönüleceğini, saat 11:30'da gelmeleri halinde onları içeriye alabileceğini söylediği, bunun üzerine orayı terkeden sanık ile tanık Y.K.'nin belirlenen saatte tekrar hastaneye geldikleri, tanık Y.K.'ın muayene edilmek üzere doktor odasına alındığı, katılanın tanık Y.K.'yi bir süre muayene ettikten sonra tedavi için tekrar randevulu bir şekilde gelmesi gerektiğini ve tedavi işlemi yapamayacağını kendisine ilettiği, dışarıya çıkan tanık Y.K.'nin durumu sanığa aktardığı, bir süre sonra katılanın odasına giren sanığın burada katılanla tartışmaya başladığı, tartışma esnasında katılana hitaben "Terbiyesiz, doktor olmuşsun ama adam olamamışsın...." şeklinde sözler sarfederek katılana hakaret ettiği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.

  1. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği yönünde savunma yaptığı anlaşılmıştır.

  2. Katılanın her aşamada oluşa ilişkin istikrarlı ve birbiriyle uyumlu anlatımlarının bulunduğu, tespit edilmiştir.

4.Tanıklar F.M., Ö.G., Y.K., A.T.'nin beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.

  1. Olay tutanağı, sanığa ait adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1.Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu somut olayda; sanığın katılana yönelttiği sözlerin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,

2.Kabule göre ise;

a. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,

b.Sanık hakkında belirlenen gün para cezası adli para cezasına çevrilirken,5271 sayılı Kanun'un 232/6 ncı maddesine muhalefet edilerek, uygulanan Kanun maddesinin ilgili fıkrasının gösterilmemesi,

c.Sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi ve katılanın Sağlık Bakanlığı’nın görevlendirdiği vekil ile temsil edilmesi karşısında, Sağlık Bakanlığı Personeline Karşı İşlenen Suçlar Nedeniyle Yapılacak Hukuki Yardımın Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 11 inci maddesi ile 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14 üncü maddesi uyarınca Sağlık Bakanlığı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin ve sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.06.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hükmünkarartemyizhukukîtevdiinev.süreçolgularsebeplerigerekçebozulmasınahakaret

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:50:17

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim