Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/12165
2023/19770
13 Haziran 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/884 E., 2016/232 K.
SUÇ: Hakaret
HÜKÜM: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.Tebliğnamede hakaret suçundan kurulan hükmün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın söylediği sözlerin kişiyi rencide etmeye ve küçük düşürmeye yönelik olduğuna, Yerel Mahkeme kararının gerekçesiz olduğuna vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Tarafların avukatlık yaptıkları, ayrıca katılanın geçmişte bir dönem Ağır Ceza Mahkemesi başkanlığı yaptığı, sanığın başka bir dosyaya sunduğu davaya cevap dilekçesinde davacı vekili olan katılanı kastederek "Sayın davacı vekili Av. ... 'in, Adli Tıp Kurumu 'nca 2 kez incelenen ve her ikisinde de sahte olmadığı ispatlanan bir ibranamenin sahte belge olduğunu iddia etmesi bir hukukçu olarak Adli Tıp Kurumu 'nun bilimsel raporunu inkar etmesi onun adına kaygı ve üzüntü vericidir. Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesi tarihinde çok değerli hukukçular başkanlık yapmışlardır ancak Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesi 'ne başkanlık yapıp da 2 kez Görevi Kötüye Kullanma suçundan yargılanan tek başkan ... 'dir. Sayın ...'de 'sütten çıkmış ak kaşık değildir'." şeklinde katılana hakaret ettiği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. Yerel Mahkemece yapılan yargılama sonunda sanığın dilekçesinde yazmış olduğu sözlerin katılanın onur ve şerefini zedeleyici nitelikte bulunmadığı kanaatiyle sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Aşağıda açıklanan nedenle tebliğnamedeki onama düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 58 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır.” Aynı Kanun’un 59 ncu maddesinde ise; “58 inci maddeye göre yapılan soruşturmaya ait dosya Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne tevdi olunur. İnceleme sonunda kovuşturma yapılması gerekli görüldüğü takdirde dosya, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en yakın bulunan ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet savcılığına gönderilir. Cumhuriyet savcısı beş gün içinde, iddianamesini düzenleyerek dosyayı son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere ağır ceza mahkemesine verir. Haklarında son soruşturmanın açılmasına karar verilen avukatların duruşmaları, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesinde yapılır. (Ek cümle: 02/05/2001 4667/38. md.) Durum avukatın kayıtlı olduğu baroya bildirilir” hükümleri gözetilerek,
Avukat olan sanığın yazdığı cevap dilekçesinde davacı tarafın avukatı olan katılana yönelik hakaret ettiğine ilişkin iddianın, sanığın avukatlık görevi sırasında olduğu, avukatların görevlerinden doğan veya görevleri sırasında işledikleri suçlarından dolayı soruşturma ve kovuşturmanın, Adalet Bakanlığı’nın vereceği izin üzerine yürütülmesi gerektiği, sanık avukat hakkında 1136 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin birinci fıkrasına ve 59 uncu maddesine aykırı olarak, soruşturma ve kovuşturma izni alınmamış olması nedeniyle, Mahkemece 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca durma kararı verilmesi gerekirken, genel hükümler çerçevesinde kovuşturma yapılarak, yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.06.2023 tarihinde karar verildi
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:50:56