Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/11281
2023/19357
5 Haziran 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2013/136 E., 2015/512 K.
SUÇLAR: Fuhuş, insan ticareti
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında insan ticareti suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 80 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, fuhuş suçundan ise; 5237 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 100 TL adli para cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanıklar ... ve ...; hakkında insan ticareti suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 80 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına ve hak yokunluklarına, fuhuş suçundan ise; 5237 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 100 TL adli para cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında insan ticareti suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 80 inci maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Tebliğname'de sanıklar hakkında insan ticareti suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
-
Sanık ... müdafiinin temyiz isteğinin; herhangi bir gerekçe içermeyen süre tutum dilekçesiyle cezaların kaldırılmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
-
Sanık ... müdafiinin temyiz isteğinin; herhangi bir gerekçe içermeyen süre tutum dilekçesiyle cezaların kaldırılmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
-
Sanık ... müdafiinin temyiz isteğinin; dosya kapsamına ve delil durumuna göre kararların yerinde olmadığına, kararın bozulması gerektiğine yönelik olduğu belirlenmiştir.
-
Sanık ...'ın temyiz isteğinin; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararın tekrar incelenmesi gerektiğine ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
-
Sanık ... müdafiinin temyiz isteğinin; sanık hakkında verilen cezalardan beraat etmesi gerektiğine, soyut iddia dışında delil olmadığına, mahkûmiyet hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve kararların bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
-
Sanık ... müdafiinin temyiz isteğinin; şikâyetçi beyanı dışında delil olmadığına, sanığın diğer sanıklarla şikâyetçiyi tanıştırdığına dair delil bulunmadığına, katılanın tedavi gördüğü hastanelerin raporları ve diğer sanıkların anlatımları karşısında, katılanın beyanlarına itibar edilemeyeceğine ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ...’in; iki çocuğuyla birlikte anne ve babasının yanına sığınan ve olay tarihinde sağlık sorunları nedeniyle çalışamayan şikâyetçi ...’nin içinde bulunduğu durum nedeniyle diğer sanıklarla anlaşarak şikâyetçiyi ... iline götürüp pazarlamaya karar verdikten sonra şikâyetçinin numarasını sanık ...’a vererek ev eşyası yardımında bulunacağından bahisle ikametgahına davet ettirdiği, şikâyetçi geldiğinde sanık ...’ın sanıklar ..., ... ve ... ile birlikte gezme bahanesiyle kandırarak kıyafetlerini değiştirttikleri, sanık ...’in kullandığı araca binerek ...’dan ...’ya doğru yola çıktıkları, şikâyetçinin ...’ya gittiklerini öğrenmesi üzerine teklifi kabul etmediği, tuvalet ihtiyacı için durduklarında çığlık atması üzerine de sanıkların zorla araca bindirerek ...’da götürüldüğü evde ... ve ... isimli şahıslarla cinsel ilişkiye girmeye zorladıkları, ... isimli şahısla da ilişkiye girmesini istedikleri ancak mağdurun odada ilişkiyi kabul etmemesi üzerine ... isimli şahsın vazgeçtiği, sanıkların temin ettiği müşterilerle cinsel ilişkiye girme konusunda direnen şikâyetçiye sanıklardan ... ve ...’nın tokat attığı, diğer sanıkların ise tehdit ettiği iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında İnsan Ticareti Suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Sanıklara yükletilen insan ticareti eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
Sanıklar müdafileri ve sanık ...'ın temyiz sebepleri ve sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanık ... Hakkında İnsan Ticareti ve Fuhuş Suçlarından, Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Fuhuş Suçundan Verilen Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
-
Sanık ...'nın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 12.09.2021 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davalarının düşmesine karar verilip verilemeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
-
5271 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin 3, 4 ve 6 ncı fıkraları uyarınca, iddianamede mağdur veya suçtan zarar görenlerin kimliği, yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri mevcut delillerle ilişkilendirilerek yüklenen suçu oluşturan olaylar gösterilmeli, aynı Kanun'un 225 inci maddesine göre de, hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilmelidir. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 21.02.2012 gün 2011/4 570 Esas, 2011/51 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, soruşturma evresinde elde ettiği kanıtlardan ulaştığı sonuca göre iddianameyi hazırlamakla görevli iddia makamı, 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasının sınırlarını belirlemektedir. Bu bakımdan iddianamede yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak biçimde açıklanması zorunludur. Böylelikle sanık, iddianameden üzerine atılı suçun ne olduğunu hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde anlamalı, buna göre savunmasını yapabilmeli ve kanıtlarını sunabilmelidir. İddianame, sanığa isnat edilen ve suç sayılan maddi fiilleri açıkça göstermeli, hukuki nitelendirmesi yapılan fiilin kanunda karşılığı olan suç ve cezası hakkında bilgi içermelidir. İsnat edilen suçun dayanağı olan maddi olaylar hakkında savunmasını yapabilecek şekilde sanığın bilgilendirilmemesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanma hakkına ilişkin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin ihlaline de yol açacaktır. Bu sebeple, bir olayın açıklanması sırasında başka bir olaydan söz edilmesi o olay hakkında dava açıldığını göstermeyecek, dava konusu yapılacak eylemin iddianamede bağımsız olarak anlatılması ve sevk maddesinin belirtilmesi gerekecektir.
Somut olayda insan ticareti suçundan açılan kamu davasında fuhuş eyleminden bahsedilmesinin davanın açılmış sayılması için yeterli kabul edilemeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Kanun'un 170 inci maddesine uygun olarak açılmış bir davanın bulunmadığı gözetilmeden, dava konusu edilmeyen fuhuş suçundan hükümler kurularak, 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesine aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında İnsan Ticareti Suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanıklar müdafileri ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında İnsan Ticareti ve Fuhuş Suçlarından, Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Fuhuş Suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanıklar müdafileri ve sanık ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:55:08