Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/11372

Karar No

2023/19201

Karar Tarihi

31 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/668 E., 2015/475 K.

SUÇ: Hakaret

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında mağdurlar ... D. ve ...'ye yönelik hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca ayrı ayrı 6.080,00 TL adli para cezasıyla ile cezalandırılmasına ve cezanın 24 eşit taksit halinde ödenmesine, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteği; suç işleme kastının bulunmadığına, verilen cezanın orantılılık ilkesine aykırı olduğuna, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Suç tarihinde, icra yoluyla çocuk B. Y. K.'nin teslim alınması için icra müdür yardımcısı mağdur ... D. ve sosyal hizmet uzmanı mağdur ... B.'nin belirtilen ikamete gittikleri, burada bulunan sanığın mağdur ... B.'ye hitaben ''Sen kimsin'' şeklinde sözler söylediği, mağdurun da ''Sosyal çalışmacıyım.'' demesi üzerine sanığın mağdura hitaben ''İyi sen bir bok değilsin.'' dediği, icra müdür yardımcısı olan mağdur ... D.'nin sanığı hakaret etmemesi aksi takdirde tutanağa geçeceği hususunda uyardığı, bunun üzerine sanığın mağdur ... D.'ye hitaben ''Tutanağa geçmezsen şerefsizsin.'' dediği iddia olunmuştur.

  1. Sanığın inkar içeren savunmada bulunduğu belirlenmiştir.

  2. Mağdurların benzer anlatımlarda bulundukları tespit edilmiştir.

3.17.07.2014 tarihli çocuk teslimi tutanağının tanzim edildiği ve soruşturma konusu olayın tutanakla kayıt altına alındığı belirlenmiştir.

  1. Sanığa ait adli sicil kaydı dosyada mevcuttur.

  2. Yerel Mahkemece "Meydana gelen olaya binaen 17.07.2014 tarihli çocuk teslimi tutanağının tanzim edildiği ve soruşturma konusu olayın tutanakla kayıt altına alındığı, sanık ...'ın ''ağzımdan kötü laf çıkmış ise de gelinim olan ...'e söylemişimdir'' şeklinde tevil yollu ikrarda bulunduğu anlaşılmakla taraflar ...., ..., ... ve sanıklar beyanı, 17.07.2014 tarihli çocuk teslim tutanağı, olayın gelişimi ve tüm dosya kapsamından." şeklindeki gerekçeyle mezkur suçtan mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

Sanığın temyiz sebepleri ve sair yönlerden yapılan incelemede,

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak,

  1. Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu'nun 2013/13 293 Esas, 2013/297 Karar sayılı ve 11.06.2013 tarihli kararında da kabul edildiği üzere 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası; "Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır" hükmünü içermekte olup, zincirleme suçtan farklı bir müessese olan ve aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilen bu durumda, fiil yani hareket tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Burada, hareket tek olduğu için, fail hakkında bir cezaya hükmolunacağı, ancak bu cezanın Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci cümlesine göre artırılacağı öngörülmüştür.

Ancak burada kastedilen, fiil ya da hareketin, doğal anlamda değil hukuki anlamda tekliğidir. Hakaret suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için hakaretin mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir. Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş veya davranışlarda bulunmuş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, sanığın hakaret eylemlerini kısa zaman dilimi içerisinde ve aynı eylemin devamı niteliğindeki sözlerle birden fazla mağdura karşı gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında belirlenecek temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince artırılması gerektiği gözetilmeden, hakaret suçundan iki kez mahkumiyet hükmü kurulması,

  1. Sanığa verilen adli para cezalarının taksitlendirilmesi sırasında “24 eşit taksitle tahsiline” karar verilmesine rağmen, taksit aralığının açık bir şekilde gösterilmemesi,

  2. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönlerden hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

31.05.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartemyizhukukîtevdiinesüreçv.olgulargerekçesebepleribozulmasınahakaret

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:57:16

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim