Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/6186
2023/18654
22 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Hakimliği
SUÇ: Hakaret
Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 06.03.2023 tarihli ve 2022/16950 Esas, 2023/15647 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.04.2023 tarihli ve KD 2022/130869 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, şikâyetçinin iddiasını doğrulayan tanık beyanının akrabalık nedeniyle "tarafsız olunamayacağı" şeklindeki bir kabul ve değerlendirme ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi karşısında; tanığın beyanının tarafsız olup olmadığı, mahkûmiyet sonucunu doğurup doğurmayacağı, "şüpheden sanık yararlanır ilkesi" kapsamındaki değerlendirmenin soruşturma evresinde uygulanabilmesinin mümkün olmadığı, soruşturma evresinde hüküm verme faaliyeti söz konusu olmadığından, söz konusu ilkenin ancak kovuşturma evresinde uygulanabileceği, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kapsamında verilen mercii kararının, "dava açma mecburiyeti" çerçevesinde, savcının kararına yönelik bir denetim içerdiği, tüm kanıtların değerlendirilmesi suretiyle yargılamayı sonuçlandıran bir karara yönelik olmadığı, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 gün ve 3 2 sayılı kararında "hâkimlerin takdir hakkı alanına giren hususların yasa yararına bozma konusu yapılamayacağı" şeklinde dile getirilen aşamanın, tüm delillerin değerlendirilerek sonuca ulaşıldığı kovuşturma evresi olduğu, keza Ceza Genel Kurulunun 25.10.1993 gün ve 260/281 sayılı kararında "tüm deliller toplanıp, değerlendirilip suçun oluştuğu kabul edilerek mahkûmiyet hükmü kurulduğuna göre, delil takdiri yapılarak" şeklindeki ibareden de kovuşturma aşamasının kastedildiği anlaşılmakla, Yüksek Dairece kanun yararına bozma talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararları denetleyen mercii kararlarına karşı olağanüstü kanun yoluna başvurulamayacağı sonucunu doğuracak şekilde, kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmesi nedeniyle hükme ilişkin kanun yararına bozma isteminin reddi ilâmının kaldırılmasına ve hükmün kanun yararına bozulması talebine ilişkindir.
II. HUKUKÎ SÜREÇ
... Cumhuriyet Başsavcılığınca 06.07.2021 tarihinde sanık hakkında hakaret suçu yönünden kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş, itiraz üzerine ... Sulh Ceza Hakimliğinin 04.09.2021 tarihli ve 2021/2773 değişik iş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verilmiş ve Dairemizin 06.03.2023 tarihli, 2022/16950 Esas ve 2023/15647 Karar sayılı kararı ile kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 170 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikayeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir.
5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.
Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır.
Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 gün ve 3 2 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, yasa yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hâkimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir. (Ceza Genel Kurulunun 23.03.2010 tarih ve 2/29 56 Karar sayılı kararı da bu doğrultudadır.)
Ceza Genel Kurulunun 25.10.1993 gün ve 260/281 Karar sayılı kararında ise, olaya ilişkin tüm deliller toplanıp, değerlendirilip suçun oluştuğu kabul edilerek mahkumiyet hükmü kurulduğuna göre, delil takdiri yapılarak verilen karar aleyhine, takdirde yanılgıya düşüldüğünden ve suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle, kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağı belirtilmiştir.
İncelenen dosyada; şikâyetçi ile şikâyetçiyi doğrulayan tanık arasında akrabalık ilişkisi bulunması nedeniyle tarafsız beyanda bulunamayacağı ve başka tanık bulunmadığı gerekçeleriyle şüpheli hakkında hakaret suçu bakımından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, karara karşı yapılan itirazın merciince reddedildiği, Tebliğname'de belirtilen tanık ...'in de 15.06.2021 tarihli savcılık ifadesinde, şikâyetçi ...'ın dayısı olduğunu beyan ettmesi karşısında; delil takdiri yapılarak verilen bu karar aleyhine, takdirde yanılgıya düşüldüğünden bahisle, kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
VIII. KARAR
-
Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE,
-
5271 sayılı Kanun'un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Dairemizin 06.03.2023 tarihli ve 2022/16950 Esas, 2023/15647 Karar sayılı kanun yararına bozma isteminin reddi kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:02:07