Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/9325
2023/18248
10 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hakaret, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında;
-
Hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü, 51 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
-
Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 51 inci maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
-
O yer Cumhuriyet savcısının çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçuna yönelik temyiz isteğinin sanık hakkında düzenlenen iddianameye çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunun konu edilmediği, görevi yaptırmamak için direnme suçunun niteliği gereği çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçuna dönüşmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı ek savunma almak suretiyle hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna bu nedenle kararın bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
-
Sanığın temyiz isteğinin suçsuz olmasına rağmen hakkında mahkûmiyet kararları kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, bu nedenle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Boşanma aşamasındaki tarafların müşterek çocuklarının velayetinin Mahkeme tarafından anneye verildiği, kararın icra müdürlüğü tarafından infazı ve çocuğun sanıktan alınması amacıyla icra memuru şikâyetçi ... ve pedagog katılan ...'nin görevlilerle birlikte sanığın ikametgahına gittikleri, sanığın kapıyı açmaması üzerine çilingir çağrılarak kapının aralandığı, ancak sanığın kapının arkasından yüklenerek görevlilere kapıyı açmadığı ve uzunca bir süre bu şekilde görevlilerin içeriye girmesine engel olduğu, kolluk görevlileri tarafından kapının zorla açılarak içeri girildiği, sanığın içeride bulunan kapalı bir odanın önüne oturduğu, görevliler tarafından çocuğun kapalı olan odada olduğunun değerlendirildiği ancak sanığın ilk başta kapının önünden çekilmediği, bir süre devam eden ikna çalışmaları sonucu sanığın kapının önünden çekildiği ancak içeride çocuğun olmadığının tespit edildiği, yaşanan bu olay sırasında görevlilerin içeri girmeye çalıştıkları esnada sanığın çocuk teslimine gelen icra memuru ve pedagog bilirkişi olan katılanlara hitaben "Satılmış köpekler, şerefsizler." demek suretiyle hakarette bulunduğu, sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın görevlilere yönelik herhangi bir tehdit veya fiili saldırısının bulunmadığı, sadece kapıyı açmamak için kapıya yüklendiği, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturduğu, Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
-
Katılan ve şikâyetçinin aşamalardaki anlatımlarının, dosya arasında yer alan 16.04.2014 tarihli çocuk teslim tutanağı ve tanıklar ..., ... ve ... tarafından doğrulanması karşısında, hakaret suçundan kurulan hükümde suçun sübutuna yönelik hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
-
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 16.04.2013 tarih, 2012/6 1307 Esas, 2013/151 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun'un 170, 225 inci maddelerindeki düzenlemelere göre, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna açıkça aykırılık oluşturacaktır. Öğretide “davasız yargılama olmaz” ve “yargılamanın sınırlılığı” olarak ifade edilen bu ilke uyarınca hâkim, ancak hakkında dava açılmış bir fiil ve kişi ile ilgili yargılama yapabilecek ve önüne getirilen somut uyuşmazlığı hukuki çözüme kavuşturacaktır.
Soruşturma aşamasında elde ettiği delillerden ulaştığı sonuca göre iddianameyi hazırlamakla görevli iddia makamı, düzenlenen iddianame ile 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasının sınırlarını belirlemektedir. Bu bakımdan iddianamede, yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıklanması zorunludur. Böylelikle sanık; iddianameden üzerine atılı suçun ne olduğunu hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde anlamalı, buna göre savunmasını yapabilmeli ve delillerini sunabilmelidir.
İnceleme konusu dosyada; iddianame içeriğinde sanığın çocuğun kaçırılması ve alıkonulması eylemine yönelik herhangi bir anlatımın bulunmadığı, sanık hakkında; katılan ve şikâyetçiye yönelik görevi yaptırmamak için direnme eylemi nedeniyle sevk maddeleri düzenlenip kamu davasının açıldığı görülmekle, sanık hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan usulüne uygun olarak açılmış bir davanın bulunmadığının anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
- Kabule göre de; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönlerden hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2 ve 3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçu yönünden başkaca yönleri incelenmeksizin oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.05.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:07:10