Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/9832

Karar No

2023/18233

Karar Tarihi

10 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇLAR: Hakaret, tehdit, kasten yaralama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında;

  1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine,

  2. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125 nci maddesinin birinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine ve aynı Kanun'un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sanığın, 1 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına,

3.Kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine ve aynı Kanun'un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sanığın, 1 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına,

Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz isteği; beyaz kod formu incelendiğinde sanığın kucağında çocuk olduğunun anlaşıldığına, herhangi bir tepki olmadan sanığın yumrukla katılana vurduğu iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, katılanın itekleyerek sanığı dışarı çıkarmak istemesi karşısında sanığın kendisini ve çocuğunu korumak istediğine, müessir fiilde bulunmadığına, katılanın yaralandığına ilişkin dosya içerisinde bir darp raporu bulunmadığına, beyaz kod bildirim formunda adı geçmeyen tanık ...'nin tutanakta tanık olarak gösterildiğine, sanığın aşamalardaki beyanlarında çelişki bulunmadığına ancak katılan ve tanık beyanlarında çelişkiler bulunduğuna, sanık iddia edilen sözleri söylemediği halde olay yerinde bulunmayan tanık beyanlarının dikkate alındığına, kelimelerin eleştiri boyutunda olduğuna, somut, her türlü şüpheden uzak, kesin bir delil bulunmadığına, kucağında çocuk olduğu halde katılan tarafından çıkarılmak istenmesi üzerine iç güdüyle söylenmiş sözler olduğuna, verilen cezanın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın katılanın hocası olan kişiye durumu izah etmeye çalıştığına ama dinleyenin olmadığına, durumu kendi lehlerine çevirmeye çalıştıklarına, sanığın uzun süredir mahalle muhtarlığı yaptığına, önceki dosyasında talihsiz bir olay nedeniyle ceza aldığına ancak bu durumu kendisine alışkanlık haline getirdiği iddiasının yerinde olmadığına, resen gözetilecek nedenlerle hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir.

Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın katılana yönelttiği ve tanıkların beyanlarında belirtilen "...seni süründüreceğim." şeklindeki sözün tehdit suçunun unsurlarını oluşturduğuna, sanığa verilen cezaların teşdiden verilmesi gerektiğine, sanığa verilen cezaların ertelenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına karar verilmesi gerektiğine, resen gözetilecek nedenlerle hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Diş hekimi olan katılanın daha önceden tedavisini yaptığı hastası ...'nin kontrol muayenesini yaparken hastanın kayınvalidesi olan sanığın gelininin yüzündeki şişliğin uzun süredir geçmediğini belirtip katılana "Ne biçim ameliyat yaptın, yaptığın ameliyat bu mu, bir aydır gelinimin yüzü şiş, sen ne biçim doktorsun, rektör yok mu, rektörü çağırın, seni rektöre şikayet edeceğim, seni süründüreceğim." diyerek hakaret ve tehditte bulunduğu, katılanın sanığa muayenesine engel olmamasını söyleyerek dışarı çıkmasını istediği, bunun üzerine sanığın katılanın omzuna yumrukla vurduğu, ikinci kez vurmak isterken katılanın sanığa engel olduğu iddiası ile kamu davasının açıldığı belirlenmiştir. Mahkemece, ... il merkezindeki en büyük mahallelerden ... Mahallesi muhtarı olup iki dönemdir bu görevi yapmakta olan sanığın, görevi gereği dahi olsa ildeki kamu kurum ve kuruluşlarının ve sivil toplum örgütlerinin üyeleri ile diyalog halinde olduğu, hizmet veren kamu görevlileri dahil insanlarla nasıl iletişime geçileceğini, bir vakadaki sorunun ne olduğunu, bu sorunu muhatabına nasıl aktarabileceğini bilebilecek sosyal ve kültürel beceri ve donanıma sahip olduğu, eğitim durumu itibariyle olmasa bile sosyal ilişkiler sayesinde gözlemsel ve sezgisel yollarla bu donanıma sahip olduğunun kabul edilmesi gerektiği, katılan beyanı ve aynı yerde görevli çalışan tanıkların beyanlarına göre sanığın sarfettiği sabit olan "Sen ne biçim doktorsun, yaptığın ameliyata bak." şeklindeki sözlerin katılanı küçük düşürmek kastıyla söylendiği, olayın gerçekleştiği katılanın işyerinde bulunan meslektaşları ve diğer çalışanlar nezdinde mesleki itibarının zedelendiğinin sabit olduğu, bu itibarla sanığın, katılana yönelik olarak sarfettiği bu sözlerin görevinden dolayı katılana yönelik hakaret niteliğinde olduğu, varsa eleştiri/şikayetlerini daha makul cümlelerle aktarabileceği halde bunu yapmadığı, katılanla aynı işyerinde görevli tanıkların beyanlarına göre sanığın, eliyle katılanın omzuna vurduğu, bir kez daha vurmak üzereyken katılanın eliyle sanığı engellediğinin sabit olduğu, eylemin katılanın yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle gerçekleştirildiği, sanık lehine tahrik koşullarının oluşmadığı, sanığın üzerine atılı haraket ve kasten yaralama suçlarının sabit olduğu kabul edilmiş ancak yasal şikayet hakkının kullanılacağının bildirilmesi niteliğinde olup fiillerin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle atılı tehdit suçundan beraat kararı verildiği belirlenmiştir.

  1. Sanığın, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği yönünde savunma yaptığı anlaşılmıştır.

  2. Katılanın her aşamada oluşa ilişkin istikrarlı ve birbiriyle uyumlu anlatımlarının bulunduğu, tespit edilmiştir.

4.Tanık ..., ..., ..., ...'nin beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.

5.Dosya içerisindeki ... Üniversitesi Diş Hekimliği Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin 02.09.2015 tarihli yazısında suça konu olayın meydana geldiği klinik içerisinde güvenlik kamerasının bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.

  1. Katılan ve tanıklar ..., ..., ... tarafından tanzim edilmiş 01.06.2015 tarihli tutanak, beyaz kod bildirim formu, sanığa ait adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.

IV. GEREKÇE

A.Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1.Tüm dosya kapsamı, sanık savunması, katılanın anlatımları karşısında sanığın katılana yönelttiği sözler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, üzerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B.Hakaret ve Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1.Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu somut olayda; sanığın katılana yönelttiği sözlerin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,

2.Kabule göre ise; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

A.Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) paragrafında açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebebi ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebebinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B.Hakaret Ve Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.05.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hükmünkarartehdittemyizhukukîtevdiinev.yaralamaolgularsüreçonanmasınasebeplerigerekçebozulmasınahükümlerinkastenhakaret

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:07:10

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim