Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/4631

Karar No

2023/17756

Karar Tarihi

2 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇLAR: Hakaret, tehdit

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yerel Mahkemece; sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 2 ay hapis cezası ile tehdit suçundan aynı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarının ve aynı Kanun'un 58 inci maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyizinin özetle; üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, beyanları hükme esas alınan ...'nın tarafsız olmadığı, katılan ile menfaat birlikteliğinin olduğu bu nedenle anlatımlarına itibar edilemeyeceği, tanık ...'nın beyanlarının hükme esas alınması gerektiği, asıl suç işleyenin katılan olduğu ve görevini yapmadığını, dosya kapsamında üzerine atılı suçları işlediğine dair delil bulunmadığı, suç işlediği kabul edilse dahi katılan doktorun görevini yerine getirmediği için karşılıklılık esası gözetilerek kendisine ceza verilmemesi gerektiği ve tarafına son söz hakkı verilmediğinden savunma hakkının kısıtlandığı bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hakkında verilen hükümlerin bozulması gerektiğine yönelik olduğu belirlenmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

Katılanın Kadın Doğum Uzmanı olarak görev yaptığı, olay tarihinde sanığın katılanın çalıştığı polikliniğin kapısını açarak ''Ameliyattan yeni çıkan bir hastamız var bakar mısınız.'' dediği, sekreterin kayıtları kontrol ettiği ve hastanın randevusu ve sırası olmadığını görünce sıra alınması gerektiğini söylediği, sanığın kapıyı kapatıp gittiği, bir süre sonra tekrar geldiği ve sıra almadığını söylemesi üzerine katılanın sanığa Kadın Doğum Aciline gitmesini söylediği bunun üzerine sanığın katılana ''Sizin Allah belanızı versin, şerefsizler, kucağımda küçük çocuk olmasa bunun hesabını sorardım,'' diyerek hakaret ve tehdit ettiğinden bahisle cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında; Yerel Mahkemece; katılanın dosya içeriği ile uyumlu aşama beyanları, yeminli tanık beyanları ve tüm dosya içeriğiyle sanığın atılı suçları işlediğinin sabit olduğu kabul edilerek mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Sanığın; 28.04.2016 tarihli celsede esasa ilişkin savunma hazırlayabilmek için süre talep etmesi üzerine Mahkemece bir sonraki celseye kadar süre verilerek 10.05.2016 tarihli duruşma gününün tefhim edildiği ancak sanığın belirtilen tarihte ve sonrasında yapılan duruşmalara mazeretsiz olarak katılmadığının anlaşılması karşısında savunma hakkının kısıtlandığı yönündeki temyiz talebinin reddine karar verilmiş, vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede; ikinci kez mükerrir olduğu anlaşılan sanık hakkında 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin üçüncü fıkrası uygulanmamış ise de aleyhe temyiz olmadığından bu husus yönünden bozma yapılamayacağı anlaşılmakla bozma sebepleri dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1.Olay günü eşini aynı poliklinikte muayene ettirmek için olay mahallinde bulunduğunu ve tarafları tanımadığını beyan eden tanık ...'nın aşamalardaki anlatımlarında, sanığın "Mesai saaati bitmemiştir, bakmak zorundasınız sizi sağlık bakanlığına şikâyet edeceğim dediğini katılanın da bakmıyorum defol git bildiğin yere şikayet et," şeklinde karşılık verdiğini ve sonra güvenlikçilerin geldiğini, sanığın koridorda iddianameye konu sözleri söylediğini duymadığını, içeride söylemiş ise bilmediğini belirtmesi, tanığın bu beyanlarının sanığın savunmasını doğrulaması ve tanık ...'nın anlatımlarının ...'nın beyanları ile çelişmesi karşısında; Mahkemece tanık ...'nın beyanlarına neden itibar edilmediği, hangi anlatımın hangi nedenle üstün tutulduğu yöntemince açıklanmadan ve olayda 5237 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

2.Sanığın, mağdura yönelttiği "Kucağımda küçük çocuk olmasa bunun hesabını sorardım" biçimindeki şarta bağlı sözlerinin, ileride gerçekleşmesi muhtemel bir kötülük içermemesi nedeniyle, tehdit suçunun unsurları itibarı ile oluşmadığı için beraati yerine, kanuni olmayan gerekçeyle mahkûmiyet kararı verilmesi,

3.Kabule göre de, Mahkemece sanığın hakaret eylemini hastanede poliklinik girişinde aleni olarak işlediği kabul edilmiş ise de hakaret suçunda, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi tarafından görülme, duyulma ve algılayabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi ve tanık ...'nın beyanlarında sanığın iddianameye konu sözleri koridorda söylediğini duymadığını belirtmesi karşısında; sanığın hakaret eylemini gerçekleştirdiği yer net olarak belirlenip hakaret suçunda aleniyet unsurunun ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçeyle anılan Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca artırım yapılması,

Hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE,

02.05.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

tehditkarartemyizhukukîtevdiinesüreçv.olgulargerekçesebepleribozulmasınahükümlerinhakaret

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:12:07

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim