Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/1006

Karar No

2023/17380

Karar Tarihi

25 Nisan 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇLAR: Hakaret, kasten yaralama

Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından sanık ...’nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi delaletiyle 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası, 265 inci maddesinin birinci fıkrası ile 62 ve 50 nci maddeleri uyarınca 8.840,00 TL ve 3.740,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 20.06.2014 tarihli ve 2013/870 Esas, 2014/374 Karar sayılı kararının Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 28.05.2019 tarihli ve 2017/4455 Esas, 2019/9831 Karar sayılı ilâmı ile bozulmasını müteakip, yeniden yapılan yargılama sonunda sanığın hakaret ve basit yaralama suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası, 129 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 2 kez 1.500,00 TL ve 1.440.00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin ... Asliye Ceza Mahkemesinin 05.12.2019 tarihli ve 2019/222 Esas, 2019/355 Karar sayılı kararının, Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozulması istemine istinaden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 gün ve 2022/153709 sayılı Tebliğname'si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;

“1 ... Asliye Ceza Mahkemesinin 20.06.2014 tarihli kararına karşı temyiz yoluna başvurulması üzerine, söz konusu kararın Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 28.05.2019 tarihli ve 2017/4455 Esas, 2019/9831 Karar sayılı ilâmı ile "3 Hakaret suçundan kurulan hükümde temel cezanın kanun maddesinin TCK’nın 125/3 a maddesi yerine 125/1. olarak belirtilmesi… hükümlerin bozulmasına" şeklindeki gerekçe ile bozulmasını müteakip yapılan yargılamada bozma ilâmına uyulmasına rağmen, yargılama sonucunda sanık hakkında hakaret suçundan temel ceza belirlenirken kanun maddesinin 125/3 a yerine 125/1 olarak belirtilmesinde,

2 Sanık hakkında uzlaştırma kapsamında olmayan kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kamu davası açılmış ise de yapılan yargılama sonunda sanığın şikâyetçilere yönelik eylemlerinin görevlerinden dolayı olmadığının kabulüyle 5237 sayılı Kanun'un 125/1 inci maddesinde düzenlenen hakaret ve 86/2 nci maddesinde düzenlenen kasten basit yaralama suçlarından cezalandırılma cihetine gidildiği anlaşıldığından, değişen suç vasfına göre kasten basit yaralama ve hakaret suçlarının uzlaştırma kapsamında bulunduğu ve soruşturma aşamasında uzlaştırma işlemlerinin de yapılmadığı gözetilerek, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un (5271 sayılı Kanun) 254 üncü maddesi gereğince Mahkemesince aynı Kanun'un 253 üncü maddesi uyarınca uzlaştırma işlemlerinin yapılması için dosyanın öncelikle uzlaştırma bürosuna gönderilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,

İsabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1 Numaralı İstem Yönünden

Öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu ve 310 uncu maddelerinde düzenlenmiştir.

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.

Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır.

Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 gün ve 3 2 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, yasa yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hâkimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir. (Ceza Genel Kurulunun 23.03.2010 tarih ve 2/29 56 sayılı kararı da bu doğrultudadır.)

Ceza Genel Kurulunun 25.10.1993 gün ve 260/281 Karar sayılı kararında ise olaya ilişkin tüm deliller toplanıp değerlendirilip suçun oluştuğu kabul edilerek mahkûmiyet hükmü kurulduğuna göre, delil takdiri yapılarak verilen karar aleyhine, takdirde yanılgıya düşüldüğünden ve suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle, kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağı belirtilmiştir.

Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Yerel Mahkemece olayın oluşu ve tüm deliller değerlendirilerek sanığın eylemlerinin şikâyetçilerin görevinden kaynaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında takdire ilişkin konular, olağanüstü kanun yolu olan Kanun yararına bozma yoluyla denetlenemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

2 Numaralı İstem Yönünden

5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinde;

  1. Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur:

a. Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar.

b. Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununda yer alan;

  1. Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88),

  2. Taksirle yaralama (madde 89),

3.Tehdit (madde 106, birinci fıkra),

  1. Konut dokunulmazlığının ihlali (madde 116),

  2. Hırsızlık (madde 141),

  3. Dolandırıcılık (madde 157),

  4. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (madde 234),

  5. Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması (dördüncü fıkra hariç, madde 239), suçları....

  6. ...Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz." hükümlerine yer verilmiştir.

Ayrıca aynı Kanun'un 254 üncü maddesinde de: “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, uzlaştırma işlemleri 253 üncü maddede belirtilen esas ve usule göre, mahkeme tarafından yapılır.” hükmü düzenlenmiştir.

Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde düzenlenen hakaret suçu ve aynı Kanun'un 265 inci maddesinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçunun uzlaştırma kapsamında bulunmadığı, ancak yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hüküm kurulması karşısında, hakaret ve kasten yaralama suçlarının uzlaşmaya tabi olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinde öngörülen yönteme uygun biçimde uzlaştırma işlemi yapılmadan mahkûmiyet hükümü kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

1 Numaralı İstem Yönünden

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğname'deki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

2 Numaralı İstem Yönünden

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

... Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.12.2019 tarihli ve 2019/222 Esas, 2019/355 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.04.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistemininyaralamayararınatevdiinegerekçekanunreddineistembozulmasınakabulünekastenhakaretbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:14:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim