Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/3326
2023/17265
13 Nisan 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: İmar kirliliğine neden olma, mühür bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun'unun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Sanık hakkında İmar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, karar verilmiştir.
-
Sanık hakkında mühür bozma suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 203 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteğinin, Belediyeye yapılan ruhsat başvurusu sonucunun beklenmediği, idari para cezasının iptaline ilişkin açılan davada, iptal kararı verildiği, kaçak inşaatın tespit tarihinde sanığın taşınmazın maliki olmadığı, bu tarihin belediyece değiştirilerek idari ve cezai işlemler yaptığı ve yapmaya devam ettiği, belediyeye yazılan müzekkere cevabında maddi hata olduğunun belirtildiği, iddianamede yazan tarihte sanığın bu suçu işlemesinin mümkün olmadığı, bununla ilgili açtıkları davanın derdest olduğu ve suçu kabul etmediği, kararın bozulması, sanığın beraatine karar verilmesi, gerekçe ile hüküm arasında çelişki olduğu, temel ceza belirlenirken asgari hadden hüküm kurulduğu belirtilmesine rağmen gerçekte asgari hadden hüküm kurulmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine rağmen uygulanmadığı, hak yoksunluklarına hükmedilirken Anayasa Mahkemesinin iptal kararının dikkate alınmadığı, mühür bozma suçunun unsurlarının oluşmadığı, tutanağın sanığa tebliğ edilmediği, imzasının bulunmadığı, tutanağın asılmadığı, mühür fotoğrafının hangi tarihte nereye asıldığının belli olmadığı, sanığın mühürden haberinin olmadığı, şirket yetkilisinin sadece sanık olmadığı, birden çok yetkilisinin olduğu ve birden çok çalışanının bulunduğu, usul ve yasaya aykırı eksik inceleme ile karar verildiği, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Şüphelinin arazide plansız, ruhsatsız kaçak inşaat yaptığının tespit edilmesi üzerine yapı tatil zaptının düzenlenerek inşaatın mühürlendiği, şüphelinin mührü bozup inşaata devam ederek inşaatı tamamladığının belirlendiği ve ikinci yapı tatil zaptının düzenlendiği iddiasıyla hakkında açılan davada sanığın atılı suçları işlediği Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Nedenleri Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
-
Sanığın aşamalarda mührü görmediğine dair savunması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi ve sanığın mühürlemeden haberi olup olmadığının tespiti bakımından; mühürleme tutanağını düzenleyen görevlilerin duruşmaya çağrılıp dinlenilerek, usulüne uygun mühürleme işleminin yapılıp yapılmadığı, mühürleme işleminden sanığın ne şekilde haberdar olduğu belirlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
-
Kararın gerekçe kısmında sanık hakkında hüküm fıkralarında gösterilen sebep ve gerekçelere dayanılmak suretiyle sanığın temel cezaları belirlenirken hakkaniyete uygun düşeceği kanaatiyle asgari hadden hüküm kurulduğu belirtilmiş ancak sanık hakkında her iki suç yönünden teşdit uygulanması ve yasal koşulları oluştuğundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermek gerektiği belirtilmesine karşın, hüküm fıkrasında aksi yönde karar verilmek suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulması,
-
5237 sayılı Kanun'un 53 ncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin, 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararıyla, iptal edilmiş olması nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
B. Sair Yönlerden Yapılan İncelemede
- 5237 sayılı Kanun'un 184/1 inci maddesinde "yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan ve yaptıran" kişilerin cezalandırılması öngörülmüş olup İmar Kanunu'nun 5 inci maddesinde de bina kavramının "Bina; kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır." şeklinde açıklanmıştır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 21/3 üncü maddesine göre "derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk, dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri ile çatı onarımı ve kiremit aktarılması ve yönetmeliğe uygun olarak mahallin hususiyetine göre belediyelerce hazırlanacak imar yönetmeliklerinde belirtilecek taşıyıcı unsuru etkilemeyen diğer tadilatlar ve tamiratlar ruhsata tabi değildir". Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği'nin 14 ve 3030 sayılı Kanun Kapsamı Dışında Kalan Belediyeler Tip İmar Yönetmeliği'nin 16 ncı maddesine göre esaslı tadilat, "yapılarda taşıyıcı unsuru etkileyen ve/veya inşaat alanını ve ruhsat eki projelerini değiştiren işlemler" şeklinde tanımlanarak, esaslı tadilatın, ruhsata tabi olduğu ifade edilmiştir.
Somut olayda sanığın eylemlerinin İmar Kanunu 5 inci madde kapsamında bina vasfında olup olmadığı, yönünde ayrıntılı bilirkişi raporu düzenlendikten sonra sanığın üzerine atılı suçun oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
- Hükümden sonra 18 Mayıs 2018 tarihinde 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16 ncı maddesi uyarınca imar kirliliğine neden olma suçu yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A) ve (B) bendlerinde açıklanan nedenlerle Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:15:57