Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/9407

Karar No

2023/16999

Karar Tarihi

10 Nisan 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu ... Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan ayrı ayrı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları, adı geçen Kanun'un 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Tebliğname'de her iki sanık hakkında kurulan hükümlerin onanması yönünde görüş bildirilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanıklar ortak olarak süre tutum dilekçesiyle hükümleri temyiz etmişler ve temyizlerinde gerekçe bildirmemişlerdir.

Sanıklar müdafiinin temyiz isteği, borç ilişkisinin tarafının sanık ... olduğu, sanık ...'ın bir ilgisinin olmadığına bu nedenle 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki ağırlaştırıcı nedenin uygulanmayacağına, sanık ...'ın savunma hakkının ihlal edildiğine, sanıkların telefonda katılanı tehdit etmediklerine ve suç tarihinde şehir dışında olmaları nedeniyle katılanın görevini engelleyemeyeceklerine, alacaklı vekili olan katılanın olay sırasında yargı görevi ifa etmediğine, tanığın tarafsız olmadığına, sanıkların atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak somut ve yeterli delil olmadığına, mahkemenin gerekçesinin yeterli olmadığına, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Katılanın ... Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yaptığı, ... İcra Dairesinin 2015/16076 esas numaralı dosyasında alacaklı vekili olduğu, sanık ...'ın aynı dosyada borçlu olduğu, dosyaya konu alacakla ilgili olarak 18/09/2015 günü katılan ile sanık ...'ın telefonda görüştükleri, sanık ...'ın katılana hitaben "Benim adresime haciz için gelirseniz bu işin sonu iyi olmaz." diyerek tehdit ettiği, daha sonra sanık ...'ın elinden telefonu alan babası sanık ...'ın da katılana hitaben "Hacize gelirseniz kafanıza sıkarım." diyerek tehdit ettikleri iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkemece katılan ve tanıkların anlatımlarına göre ve sanıkların eylemlerinin görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu kabul edilerek mahkumiyetlerine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden

  1. Sanığın ve müdafiinin temyizinin incelenmesinde

Tüm dosya kapsamı, katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, tanık ...'nin katılanın iddiasını doğrular nitelikteki beyanları karşısında, sanığın oğlu olan diğer sanık ...'ın borcu dolayısıyla yapılan haciz işlemini engellemek için alacaklı vekili olan katılanı telefonda diğer sanık ile birlikte tehdit ettiği anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin bu yöndeki temyiz isteklerinin reddine karar vermek gerekmiş ve hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

  1. Sair yönlerden yapılan incelemede

Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,

Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,

Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,

Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden

  1. Sanığın ve müdafiinin temyizinin incelenmesinde

Tüm dosya kapsamı, katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, tanık ...'nin katılanın iddiasını doğrular nitelikteki beyanları karşısında, sanığın borcu dolayısıyla yapılan haciz işlemini engellemek için alacaklı vekili olan katılanı telefonda diğer sanık ile birlikte tehdit ettiği ve sanığın yargılama aşamasında savunma hakkının usulunce sağlandığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin bu yöndeki temyiz isteklerinin reddine karar vermek gerekmiş ve hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

  1. Sair yönlerden yapılan incelemede

Sanığa ek savunma hakkı verilmeden, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarının uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı. maddesinin ikinci fıkrasına aykırı davranılması hukuka aykırı görülmüştür. Tebliğname'deki görüşe bu sebeple iştirak edilmemiştir.

V. KARAR

A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinin ikinci maddesinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.04.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

yaptırmamakkarartemyizhukukîdirenmetevdiinev.süreçolgularonanmasınasebeplerigerekçeiçinbozulmasınagörevi

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:17:44

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim