Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/6047
2023/16629
29 Mart 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca neticeten 6.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 24 eşit taksitlendirmeye karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmadığına, hakaret suçu birden fazla kişiye yönelik olarak işlendiği halde zincirleme suç hükümlerinin uygulanmadığına, hükmolunan 304 gün para cezası 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adli para cezasına çevrilirken hesap hatası yapıldığına, vesair, yönelik olduğu belirlenmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz isteğinin; Mahkemenin tanık ifadelerinin değerlendirilmesinde hataya düştüğüne, kararın hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, tanık ...'nin hükme esas alınan soruşturma aşamasındaki ifadesini kendi iradesi ile vermediğinin açık olduğuna, mahkûmiyete esas alınan ifadeler arasında çelişki bulunduğuna, haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmadığına, tanık ...'nin müşteki ...'nin arkadaşı olduğuna ve Mahkemece tanık beyanı için takdir edilen "Tanığın sanık aleyhine ifade vermesini gerektirecek bir neden olmaması." kriterinin karşılanmadığına, hükmolunan adli para cezasının gün karşılığı miktarı belirlenirken sanığın ekonomik durumu göz önünde bulundurulduğunda alt sınırdan uzaklaşılmasının hakkaniyete aykırı olduğuna, ve re'sen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde ... Kadın Açık ve Çocuk Eğitimevi Ceza İnfaz Kurumuna haftalık açık görüş sırasında hükümlü ziyaretine gelen sanığın, arama için sırada bekleyen hükümlülerin arasına karışarak, aramayı yapan memurlara "Ben aranacak mıyım?" diye sorması üzerine,memurun kendisine, "Bekle araman yapılacak." dediği ve arama sırası sanığa geldiğinde, kendisinin ziyaretçi olduğu anlaşılıp müracatta araması yapıldığından tekrar arama yapılmayacağının belirtilmesi üzerine sanığın "Ancak köpek gibi bağırmayı biliyorsunuz, bunları dışarıda eşek sudan gelinceye kadar ıslatıp ıslatıp döveceksin" ve "Sen beni susturamazsın, terbiyesizler" şeklinde hakaretlerde bulunduğu, kapıdan çıkacağı sırada ziyaret mahallinde görevli mağdur ...'yi kastederek "Şerefsiz or..." şeklinde sinkaflı sözler söylediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
-
Sanığın, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği yönünde savunma yaptığı anlaşılmıştır.
-
Mağdurlar ..., ... ve tanıklar ..., ..., ...'nın beyanları dava dosyasında mevcuttur.
-
Sanığa ait adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Kararın gerekçe kısmında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanmasına karar verildiği belirtilmesine rağmen hükümde sanığın hakaret eylemini mağdur ...'a yönelik olarak gerçekleştirdiği kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uygulanmayarak, hüküm ile gerekçe arasında çelişki yaratılması,
- Sanığın olay tarihinde annesi ve kendisinin araması yapıldığı halde bir görevli tarafından kendilerine başka bir yerde beklemeleri için yer gösterildiği, daha sonra yeniden arama yapılmak istendiğinde mahkum değil ziyaretçi olduğunun anlaşıldığı ve bu süreçte kendisine "Kapa çeneni bekle dediysem bekleyeceksin, burda bizim borumuz öter." şeklinde sözler söylendiği, bir tuvalette araması yapılmak üzere soyunması gerektiği söylendiğinde soyunmayacağını söylediği ve ziyaretçi olduğunun bu aşamada fark edildiği ve mağdur ...'nin kendisine hitaben "Bütün pislikler bütün kaşarlar buraya bulunup bize geliyor. " şeklinde sözler söylediği şeklindeki savunması, tanık ...'nin "...görevli bir süre sonra beni tartaklamaya devam etti ve nerede bir fahişe varsa beni buluyor." diye konuştu. "Bu sözü hem bana hem de kızım ...ye söylemişti." şeklindeki anlatımı karşısında; olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilip sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
3.Sanık hakkında tayin olunan 304 gün para cezası 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca günlüğü 30,00 TL’den adli para cezasına çevrilirken neticeten 9.120,00 TL adli para cezası yerine hesap hatası yapılarak 6.080,00 TL adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
4.Dava dosyası içerisinde mevcut olan sosyal ve ekonomik durum tespit tutanağı içeriğinden ev hanımı olduğu ve manav olan eşinin aylık 1.000,00 TL geliri ile geçindiği anlaşılan sanık hakkında bir gün karşılığı adli para cezası miktarının alt sınırdan uzaklaşılıp 30,00 TL olarak belirlenmesi suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrasına aykırı davranılması,
5.17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:21:00