Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/33525

Karar No

2023/16081

Karar Tarihi

14 Mart 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇLAR: Hakkı olmayan yere tecavüz, imar kirliliğine neden olma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Yerel Mahkemece sanık hakkında, hakkı olmayan yere tecavüz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca hapisten çevrili 6.000,00 TL ve doğrudan verilen 80,00 TL adlî para cezası ile,

B. İmar kirliliğine neden olma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyizinin, suçların yasal unsurlarının oluşmadığına, beraat etmesi gerektiğine, vesaireye yönelik olduğu belirlenmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

Sanığın kardeşi olan ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları verilen temyiz dışı diğer sanık ile birlikte ... ilçesi ... mahallesi ... yaylası mevkisinde bulunan turizm merkezi sınırları dışında olup belediye sınırları içinde kaldığı ve mera vasfına haiz olduğu kabul edilen yerdeki iki katlı betonarme ev üzerine izin ve ruhsat almadan kaçak kat inşa etmek suretiyle hakkı olmayan yere tecavüz ve imar kirliliğine neden olma suçlarını işlediği iddia ve kabul olunmuştur.

IV. GEREKÇE

  1. 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen "Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır" hükmü uyarınca, suça konu yerin belediye sınırları içinde olup olmadığı ve mera vasfına haiz yerlerden olup olmadığı konusunda Belediye Başkanlığından gelen yazılar ve bilirkişi raporları arasında çelişki olması karşısında; söz konusu yerin suç tarihi itibarıyla, mera vasfına sahip olup olmadığı, belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yer kapsamında kalıp kalmadığının kuşkuya yer bırakmayacak biçimde tespit edilerek, sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 154 üncü ve 184 üncü maddeleri uyarınca sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile mahkûmiyet kararları verilmesi,

  2. Kabule göre;

a. Sanığın belediye sınırları içerisinde bulunan mera vasfına haiz yerdeki iki katlı betonarme ev üzerine üçüncü katı inşa etmek biçimindeki eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin birinci fıkrasına ve 154 üncü maddesinin ikinci fıkrasına uyan, imar kirliliğine neden olma ve hakkı olmayan yere tecavüz suçlarını oluşturacağı ancak, aynı Kanun'un 44 üncü maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren imar kirliliğine neden olma suçundan dolayı mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ve kanuni olmayan hukuki nitelendirme ile her iki suçtan ayrı ayrı mahkûmiyet hükmü kurulması,

b. Sanık hakkında her iki suç yönünden kurulan hükümlerde adli para cezalarının bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılarak hesaplanması sırasında uygulanan kanun maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının hüküm fıkralarında gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması, nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.03.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

yereimarkararolmatemyiznedenhukukîtevdiinesüreçv.olgulargerekçesebeplerikirliliğinebozulmasınatecavüzolmayanhakkı

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:26:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim