Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/17316

Karar No

2023/15829

Karar Tarihi

8 Mart 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 12.10.2022 tarihli ve 2021/41620 Esas, 2022/19521 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2022 tarihli ve KD 2021/37904 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun'un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık hakkında kurulan hükümde işlediği fiilin haksızlık oluşturduğu konusunda kaçınılmaz hataya düştüğünden bahisle onama ilamının kaldırılmasına ve sanık müdafiinin temyiz isteminin kabulü ile sanığın işlediği fiilin haksızlık oluşturduğu konusunda kaçınılmaz bir hataya düşmesi nedeniyle hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusunda, Suriyelilere geçici koruma statüsünün tanınmış olması nedeniyle bu ülke vatandaşlarının ülkemizde yasal olarak bulunma hakkı kazandığı, ülkemizde ikamet etme izni verildiği ve bu kişilerin ülkenin muhtelif yerlerinde yasal veya yasal olmayan bir biçimde çalıştıkları gerçeği karşısında, somut olayda yurda yasal olmayan şekilde giriş yapan Suriyelilerin ikamet etmelerini kolaylaştırıp çalıştırılma ortamı sağlanmasının, o tarihte yakın bir çiftlikte çalışan sanığın bilgi düzeyi, aldığı eğitim ile içinde bulunduğu sosyal ve kültürel çevre şartları da göz önünde bulundurulduğunda, sanığın işlediği fiilin haksızlık oluşturduğu konusunda kaçınılmaz bir hataya düştüğü belirtilerek, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi istenmiş ise de, ülkemizde Suriyelilere geçici koruma sağlanmış olmasının, geçici koruma statüsü kazanan yabancılara kendiliğinden çalışma izni vermeyeceği, bu imkandan yararlanılmak istendiğinden ilgili resmi makamlara başvuruda bulunulup gerekli izinlerin alınması gerektiği, bu kapsamda sanığın, çok sayıdaki Suriyeliyi bulunduğu ilçedeki çiftliklerde kayıt dışı çalıştırmak için getirtmesi, çalışan Suriyelilerin bir resmi makama bildirilmemesi ve bu şekilde kendisi ile çiftlik sahiplerinin haksız kazanç sağlamasına aksine Devletin de gelir kaybına sebebiyet vermesi biçimindeki eyleminde kaçınılmaz bir hatadan söz edilmesinin mümkün olamayacağı tersi bir düşüncenin hukuk kurallarına aykırı davranarak kendilerine haksız kazanç sağlayan kötü niyetli kişilerin korunması sonucunu doğuracağı anlaşılmakla 5237 sayılı Kanunun 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen suçun unsurlarının gerçekleştiği olayda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

III. KARAR

  1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE,

  2. 5271 sayılı Kanunun 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Dairemizin, 12.10.2022 tarihli ve 2021/ 41620 Esas, 2022/19521 Karar sayılı onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.03.2023 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık; sanığın Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşı olan göçmenlerin ... ilçesindeki çiftliklerde çalışmaları için aracı olması şeklindeki eyleminin göçmen kaçakçılığı suçunun oluşturup oluşturmayacağı noktasındadır.

Göçmen kaçakçılığı suçu TCK'nın 79. maddede;

Madde 79 (1) Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan;

a) Bir yabancıyı ülkeye sokan veya ülkede kalmasına imkan sağlayan,

b) Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlayan,

Kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis ve bin günden on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 22/7/2010 6008/6 md.) Suç, teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi, tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur. (2)

(2) (Ek fıkra: 22/7/2010 6008/6 md.) Suçun, mağdurların;

a) Hayatı bakımından bir tehlike oluşturması,

b) Onur kırıcı bir muameleye maruz bırakılarak işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarısından üçte ikisine kadar artırılır. (1)

(3) (Değişik: 6/12/2019 7196/56 md.) Bu suçun; birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde verilecek ceza yarısına kadar, bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde verilecek ceza yarısından bir katına kadar artırılır.

(4) Bu suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur, şeklinde düzenlenmiştir.

Madde başlığı göçmen kaçakçılığı olarak belirtilmiş olmasına karşın maddenin içeriğinde göçmen kavramından bahsedilmemiş ve göçmen tanımı yapılmamıştır.

  1. maddede düzenlenen suçun incelenmesinde maddi unsurunun 3 seçimlik hareketten oluştuğunu görmekteyiz.

Bu seçimlik hareketler yasal olmayan yollardan;

  1. Bir yabancıyı ülkeye sokma,

  2. Yabancının ülkede kalmasına imkan sağlama,

  3. Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlamadan oluşmaktadır. Görüldüğü gibi 79. maddedeki suçun maddi konusunu yasal olmayan yollardan ülkeye giren veya yasal olmayan bir şekilde ülkede kalan yabancı oluşturmaktadır. Burada göçmen kavramı yerine yabancı kavramına yer verilmiş ancak; yabancı kavramından ne anlaşılması gerektiği açıklanmamıştır.

6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) ile yabancı kavramı tanımlanmış 3. maddenin (p) bendi" Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan kişileri" yabancı olarak tanımlamıştır.

TCK 79 md. ve 6458 sayılı Yasa birlikte değerlendirildiğinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan yabancının doğrudan veya dolaylı maddi bir menfaat karşılığı ülkeye sokulması veya ülkede kalmasına imkan sağlanması ile göçmen kaçakçılığı suçu oluşacaktır.

Yabancı kavramı dışında üzerinde durulması gereken ve suçun oluşması için aranan başka bir kavram ise ülkeye sokulan veya ülkede kalmasına imkan sağlanan yabancının yasal olmayan yollardan ülkeye sokulması veya ülkede kalması koşuludur. Bu nedenle somut olayımız ile ilişkili olan yabancının ülkede kalmasının yasal olup olmadığı incelenmesidir. Ülkede kalmasına imkan sağlanan yabancının ülkede kalması yasalara uygun ise artık göçmen kaçakçılığı suçundan söz edilemez.

Bu nedenle yabancının ülkemizde kalmasının hukuka uygun olup olmadığı öncelikle belirlenmelidir. Yabancıların ülkemizde kalmasına ilişkin ulusal ve uluslararası düzenlenmelerin incelenmesinde konumuzla ilgisi nedeniyle özellikle Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşlarına yönelik düzenlemelere bakılmalıdır.

Suriye’de yaşanan iç savaş nedeniyle 2011 yılı Nisan ayı itibariyle toplu olarak Türkiye’ye girişlerin başlamasıyla sayıları hızla artan Suriye vatandaşları nedeniyle gündeme gelen ve genel olarak uluslararası koruma talepleri bireysel olarak değerlendirilemeyen yabancılar bakımından kabul edilen ‘geçici koruma’ statüsünün usul ve esasları Kanunda düzenlenmemiştir. Türkiye’ye kabul edilen Suriye vatandaşlarına öncelikle, “geçici koruma” sağlanarak çadırkent, konteynerkent ve diğer konaklama biçimlerinde barındırılmak suretiyle koruma altına alınmaları sağlanarak bu yabancılara ilişkin işlemleri yürütmek için 30/03/2012’de “Türkiye’ye Toplu Sığınma Amacıyla Gelen Suriye Arap Cumhuriyeti Vatandaşlarının ve Suriye Arap Cumhuriyetinde İkamet Eden Vatansız Kişilerin Kabulüne ve Barındırılmasına İlişkin İçişleri Bakanlığı Yönergesi” hazırlanmışsa da, YUKK’nın yürürlüğe girmesiyle her ne kadar geçici koruma tanımlanarak yasal bir dayanak kazandırılmış olsa da geçici korumaya ilişkin usul ve esasların ve özellikle bu korumadan faydalanan yabancıların hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesi çıkarılacak yönetmeliğe bırakıldığı için yönetmelik, “Geçici Koruma Yönetmeliği” adıyla, 22/10/2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Yönetmeliğin geçici 1. maddesi: “28/04/2011 tarihinden itibaren Suriye Arap Cumhuriyeti'nde meydana gelen olaylar sebebiyle geçici koruma amacıyla Suriye Arap Cumhuriyeti'nden kitlesel veya bireysel olarak sınırlarımıza giren veya sınırlarımızı geçen Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşları ile vatansızlar ve mültecilere uluslararası koruma başvurusunda bulunmuş olsalar dahi geçici koruma altına alınırlar.” hükmüne yer verilmiştir.

Yönetmeliğin geçici 1. maddesi açık bir şekilde Suriye Arap Cumhuriyeti'ndeki olaylar sebebiyle ülkemize gelen kişilere geçici koruma altına alınma hakkı tanımıştır. 6. maddesi ise; “bu statüdeki yabancıların hayatı veya hürriyetinin tehdit altında bulunacağı yere geri gönderilemeyeceğini hükme bağlamıştır. Bu düzenlemeler karşısında Suriye vatandaşı olan mağdurlara tanınan geçici korumanın yasa ile güvence altına alınmış bir hak olduğu, Göç İdaresi tarafından yapılan işlemin tespit edici, düzenleyici bir işlem olduğu düşüncesindeyiz.

Somut olayda ise; sanığın Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşı olan 6 göçmenin ... ilçesinde bulunan çiftliklerde çalışmaları için aracılık yaptığı, sanığın eyleminin göçmenlerin yasa dışı yollardan yurda girmelerine ya da yurttan çıkmalarına imkan sağlaması niteliğinde olmadığı, göçmenlerin alınan beyanlarında ... ilçesine çifliklerde çalışmak amacıyla geldiklerini söyledikleri, dosyada göçmenlerin beyanlarının aksine bir delil bulunmadığı, Türkiye Cumhuriyeti devleti tarafından Suriyedeki iç karışıklıklar nedeniyle ülkemize sığınan kişilere tanınan geçiçi korumanın, bu kişilere ülkemizde ikamet etme, çalışma ve barınma haklarını verdiği, Göç İdaresi tarafından verilen geçici koruma kararının tespit edici bir işlem olduğu, bu kararın olmamasının göçmenlerin statülerinde bir değişikliğe neden olmadığı, yabancılar ve uluslararası koruma yasası gereği çıkarılan geçici koruma yönetmeliği ile Suriye vatandaşlarına geçici korumanın sağlanmış olması nedeniyle, sanığın eyleminin göçmenlerin ülkede kalmalarına imkan sağlama niteliğinde olmadığı, göçmen kaçakçılığı suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı kanaati ile; sanığın beraati yerine mahkumiyeti yönündeki mahkeme kararının bozulması gerektiği düşüncesi ile; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2022 tarihli ve KD 2021/37904 sayılı itirazının kabulü yerine reddi yönündeki sayın çoğunluk görüşüne iştirak etmiyoruz

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararitirazınıntevdiineitirazgerekçesebeplerireddinekarşı

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:27:58

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim