Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/16587

Karar No

2023/15497

Karar Tarihi

28 Şubat 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SUÇ: Göçmen kaçakçılığı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.04.2018 tarihli ve 2018/99 Esas, 2018/553 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 7 ay 20 gün hapis ve 160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırarak sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; 6458 sayılı Yabancılar Ve Uluslararası Koruma Kanunu 91 inci maddesinde düzenlenen geçici korumaya istinaden çıkarılan 22.10.2014 sayılı Geçici Koruma Yönetmeliği'nin geçici birinci maddesindeki "28/4/2011 tarihinden itibaren Suriye Arap Cumhuriyeti’nde meydana gelen olaylar sebebiyle geçici koruma amacıyla Suriye Arap Cumhuriyeti’nden kitlesel veya bireysel olarak sınırlarımıza gelen veya sınırlarımızı geçen Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşları ile vatansızlar ve mülteciler, uluslararası koruma başvurusunda bulunmuş olsalar dahi geçici koruma altına alınırlar." şeklindeki düzenleme yaşadıkları iç savaştan kaçıp herhangi bir şekilde ülkemize gelen Suriyelilere ilişkin olup gerek kanundaki gerekse yönetmelikteki koruma yasadışı yollarla insanları sınır kapısı haricinden geçirip maddi menfaat elde ederek uluslararası toplumu mağdur eden göçmen kaçakçılarına ilişkin değildir. Gerek göçmen kaçakçılığı suçunu düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi gerekse diğer yasal düzenlemelerde göçmen kaçakçılığı suçunun faillerini koruyan herhangi bir yasal düzenleme bulunmamaktadır.

6458 sayılı Yabancılar Ve Uluslararası Koruma Kanunu 91. maddesinde düzenlenen geçici korumaya istinaden çıkarılan 22.10.2014 sayılı Geçici Koruma Yönetmeliği'nin geçici 1. maddesindeki düzenleme ile elde edilecek yasal statü iç çatışmadan kaçıp ülkemize sığınan Suriye Arap Cumhuriyeti'nden gelen şahısların Türkiye Cumhuriyeti'ne müracaatı üzerine elde edilmektedir.

5237 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinde düzenlenen göçmen kaçakçılığı suçunun konusu göçmen olarak nitelendirilen kişi olup bu kimsenin teknik anlamda göçmen, mülteci veya sığınmacı sayılmasının bir önemi bulunmamaktadır(Türk Ceza Kanunu Yaşar Gökcan Artuç cilt 2 sayfa 2473).

Bu suç ile korunmak istenen hukuki yarar kamu düzeni, kamu ekonomisi ve uluslararası toplum düzenidir. (Türk Ceza Kanunu Yaşar Gökcan Artuç cilt 2 sayfa 2472). Ülke yönetiminin bilgisi dışında maddi menfaat karşılığında sınırlardan kaçak yollarla ülke dışındaki kişilerin ülkeye sokulması 5237 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin en önemli ihdas amaçlarından olan uluslararası toplum düzeni ve kamu düzenini bozacaktır. Bu suçun yaptırımsız kalması bu suça ilişkin ayrı bir suç turizm sektörünün doğmasına dolayısıyla kamu düzeninin bozulmasına yol açacaktır. İlgili mevzuat hükümleri ve 6458 sayılı Yabancılar Ve Uluslararası Koruma Kanunu 91. maddesinde düzenlenen geçici korumaya ilişkin madde ile korunmak istenen iç çatışmalardan kaçıp Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne sığınan insanlardır. Bu insanları maddi menfaat elde etmek amacıyla kullanıp yasa dışı yollardan ülkeye sokarak ticaretini yapan failler değildir. Dolayısıyla ilk derece mahkemesince sanıklar hakkındaki mahkumiyet hükmünün usüle, kanuna kanunun ihdas amacına uygun olduğu görülmektedir. Usul ve esas yönünden Kanun'a aykırı bulunduğundan ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi'nin kararının bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanığın tape kayıtlarından da anlaşılacağı üzere Suriye uyruklu vatandaşları Türkiye'den Suriye ülkesine geçirmek amacıyla görüşmelerde bulunduğu bu durumun 09.01.2018 tarihli tutanak başlıklı belge ile de sabit olduğu, sanığın alınan beyanında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş ise de dosyadaki mevcut tape kayıtlarına göre eylemin sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

2010 yılından sonra Suriye`deki iç karışıklıklar ve çatışmalar nedeniyle yaşanan insani krizin büyümesi sonucunda 29/04/2011 tarihinde bu ülkeden Türkiye’ye yönelik ilk toplu nüfus hareketinin gerçekleştiği, ülkeye gelen Suriyelilerin önce “Misafir” şeklinde tanımlandığı, Ekim 2011 tarihinden itibaren ise İçişleri Bakanlığı’nın 1994 sayılı Yönetmeliği’nin 10. maddesi gereğince “Geçici koruma statüsüne” alındığı, 30/03/2012 tarih ve 62 sayılı “Yönerge” ile de Suriyelilerin “geçici koruma” altında olduğu kabul edilmiştir.

Suç tarihinden önce yürürlüğe giren 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun “geçici koruma” başlıklı 91. maddesinde; “Ülkesinden ayrılmaya zorlanmış, ayrıldığı ülkeye geri dönemeyen, acil ve geçici koruma bulmak amacıyla kitlesel olarak sınırlarımıza gelen veya sınırlarımızı geçen yabancılara geçici koruma sağlanabilir.” hükmüne yer verilirken, bu maddeye dayanılarak hazırlanan ve 22.10.2014 tarihinde yürürlüğe giren Geçici Koruma Yönetmeliğinde “geçici koruma”; “Ülkesinden ayrılmaya zorlanmış, ayrıldığı ülkeye geri dönemeyen, acil ve geçici koruma bulmak amacıyla kitlesel olarak veya bu kitlesel akın döneminde bireysel olarak sınırlarımıza gelen veya sınırlarımızı geçen ve uluslararası koruma talebi bireysel olarak değerlendirmeye alınamayan yabancılara sağlanan koruma” şeklinde tanımlanmıştır.

5237 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinde, göçmen kaçakçılığı suçunun, bir yabancının yasal olmayan yollardan ülkeye sokulması, bir yabancının yasal olmayan yollardan ülkede kalmasına imkan sağlanması veya bir Türk veya yabancının yasal olmayan yollardan yurt dışına çıkmasına imkan sağlanması, biçimindeki seçimlik hareketlerden biriyle işlenebileceği düzenlenmiştir. Buna göre, yasal olmayan yollardan ülkeye giren bir yabancının, ülkede kalmasına imkan sağlanması durumunda anılan Kanun maddesine göre, göçmen kaçakçılığı suçu şeklen oluşacak ise de, ülkelerindeki iç savaştan kaçarak yasal olmayan yollarla ülkeye giriş yapan ve mevzuat düzenlemeleriyle geçici koruma statüsüne hak kazanan Suriyeli göçmenlerin, ülkede kalmasına imkan sağlanmasında atılı suçun unsurları oluşmayacaktır.

Yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında, göçmenlerin Suriyeli olması, sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarında evinin Suriye sınırına yakın olduğu, Türkiye'ye geçmek isteyenlere yardımcı olduğunu beyan ettiği, ... Cumhuriyet Savcılığınca haklarında ayırma kararı verilen diğer şüpheliler hakkında iletişimin tespiti yapıldığı, sanık hakkında herhangi bir iletişimin tespiti kararı bulunmadığı, tesadüfen elde edilen delil niteliğinde bulunduğu, Tape içeriklerinde sanığın göçmenleri Suriye ülkesinde sınırı geçirerek Türkiye ülkesine getirdiğine ve taşıdığına ilişkin kesin delillerin bulunmadığı, sanığın Suriyeli göçmen taşırken yakalanmadığı dikkate alındığında sanığın savunmasının aksinin ispatlanamadığı 30.03.2012 tarihli “Yönerge” hükümlerine göre Suriyelilere geçici koruma sağlanmış olması, suçtan önce yürürlüğe giren 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ile bu Kanunun 91. maddesine dayanılarak hazırlanan Geçici Koruma Yönetmeliğindeki “Geçici koruma” statüsünün içeriğine dair düzenlemeler ile bu düzenlemelerin ülkelerindeki iç karışıklık nedeniyle gelen Suriyelilere Türkiye’de yasal olarak bulunma hakkı tanımış olması karşısında, unsurları oluşmayan göçmen kaçakçılığı suçunda, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi yasaya aykırı olduğundan bahisle sanığın göçmen kaçakçılığı suçundan mahkumiyetine ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm tamamen kaldırılarak, sanığın üzerine atılı suçtan 5271 sayımı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Belirttiği Hukuka Aykırılık Nedenleri Yönünden

Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, Olay ve Olgular başlıklı bölümde belirtilen sanığın göçmenleri Suriye ülkesinde sınırı geçirerek Türkiye ülkesine getirdiğine ve taşıdığına ilişkin kesin delillerin bulunmadığı, sanığın Suriyeli göçmen taşırken yakalanmadığı dikkate alındığında sanığın savunmasının aksinin ispatlanamadığı şeklindeki gerekçe karşısında, sanık hakkında beraat kararı verilmesinde, Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi yerine (a) bendi gereğince beraat kararı verilmiş ise de, sonuca etkili olmadığından bozma yapılmamıştır.

B. 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri De Gözetilerek Maddi Hukuka İlişkin Sair Yönlerden Yapılan İncelemede:

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, O yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.02.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hükmünkararhukukîtemyizredditevdiinesüreçgöçmenv.istemininolgularonanmasınagerekçesebeplerikaçakçılığıesastan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:30:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim